![]() |
|
|||||||
| Kayıt ol | Yardım | Üye Listesi | Ajanda | Forumları Okundu Kabul Et |
| Tags: emre, yunus |
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|||
|
Yunus Emre’nin Yaşam Felsefesi
Yunus Emre, insanları doğru yola çağıran bir derviş, gerçeğin ardı sıra dolaşan bir mistiktir. Bu gerçek, varlığın birliği ve herşeyin Allah’dan oluşudur. Kainatta var olan herşey, bu görüntü yokken de vardı. “Ete kemiğe büründüm Yunus diye göründüm” mısralarında anlatmak istediği, bu ilahi gerçektir. Allah’a kulluk etmenin asıl amacı, O’na doğduğu gibi tertemiz ulaşmaktır. Bu da gönülleri kırmamakla onları onarmakla mümkün olabilir. İnsana gösterilen saygı ve sevgi bir bakıma Allah’a gösterilmiş demektir. “Nazar eyle itiri, Bazar eyle götürü, Yaradılanı hoş gör, Yaradandan ötürü” mısraları, bu konudaki düşüncelerini, ne de güzel ifade etmektedir. Gönül kırmamak, hiçbir canlıyı incitmermek, gönül almak, büyüklük taslamamak hoşgörülü olmak, bilgili olmak, O’nun üzerinde durduğu başlıca konulardır. Herkes ayıbını ve kötülüğünü görebilmeli ve bunları düzeltmek için çaba göstermelidir. “Bir kez gönül yıktın ise, Bu kıldığın namaz değil, Yetmiş iki millet dahi Elin yüzün yumaz değil” Yunus, Allah’a dost olma felsefesini benimsemiştir. Bu felsefe, belli kuralları olan bir insanlık disiplinidir. Bu felsefede, kötü düşüncelerden arınmak, ölüm korkusunu yenip, Allah ve insanlık yolunda çaba göstermek gerekir. Elde teşbih, dilde dua, herseyden elini ayağını çekmiş insanlara yakıştırılan dervişlik, sonraları ortaya çıkan bir sapmadır. Nitekim Yunus, bu softalara şiddetle karşı çıkmış ve şiirlerinde bunları sürekli yermiştir. “Dervişlik dedikleri, Hırka ile taç değil Gönlünü derviş eden Hırkaya muhtaç değil” Çeşmelerden bardağın Doldurmadan kor isen, Bin yıl dahi beklesen Kendi dolası değil” diyerek bağnazlığı ve körü körüne kaderciliği, gerçek din düşüncesiyle bağdaştırmamıştır. Anadolu’nun karışık dönemlerinde Horasan’dan birçok bilim adamı Anadolu’ya gelmiş ve bu karışık döneme, bir güneş gibi doğmuşlardır. Bunlardan biri de önce Karaman’da yaşayan daha sonra Konya’ya göç edip Mevleviliği kuran Mevlana’dır. Yunus, çağdaşı olan Mevlana’yı şiirlerinde sık sık anmıştır: Mevlana Hüdavendigar bize nazar kıldı Anun görkü nazan gönlümüz aynasıdur. Yunus Emre, sanıldığı gibi okuma-yazması olmayan cahil bir kişi değildir. Eldeki belgelerin incelenmesi sonucunda, şeyh soyundan olduğu, kendisinin de bilgili, mal mülk sahibi aile içinde yetiştiği, aynı zamanda Karamanoğulları sarayında hatırı sayılır bir kişi olduğu, Toroslarda yaşayan Türkmenlerin. O’nu “Şeyh” olarak kabul ettikleri anlaşılmaktadır. Karaman Tarihi’ni yazan Şikari de, O’ndan şeyh olarak söz etmektedir. Kaynak:OsmanlıMedeniyeti
__________________
Boş laflalara,basit insanlara tahammül edemem, Hayat benim baskalarının burnunu sokmasına izin wermem, Laflarımda ve adımlarımda başkaları ne der diye düşünmem...Bazı yanlışları asla affedemem, Uyarmam Uslanmam Durmam Yorulmam Deliririm Aglarım! Ağlatırım Gülerim Silerim Çook konuşurum Sustummu hiç konuşmam Trip yaparım Trip yapanı sevmem Delirtirim Bütün gece uyumam Yerli yersiz uyurum Çok severm Deli gbi içerim Gezerim Üzerim Üzülürsem Yakrmmmm Acıyı tanıdığım için,kimseye çektirmem. Yalanlarla boşuna uğraşmayın yemem! Dostum diil az sayıda CANIM vardır haddinizi bilin asla laf ettirmem!!! Tutkularım vardır,vazgeçmem.Gidiosa eğer,çok özlesem bileartık dön demem, Güvenmedikçe sevmem!Sevdiklerimle AN'ımı yaşarım gerisiyle ilgilenmem!!!!!!!!!!!!!!!! |
![]() |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|