Paylaşım Sitesi  

Geri git   Paylaşım Sitesi > Her Telden Muhabbet > Edebiyat
Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Forumları Okundu Kabul Et

Tags: , , , ,

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink)  
Alt 09-15-2007, 10:08
 
Üyelik tarihi: Aug 2007
Mesajlar: 2.794
Tecrübe Puanı: 400024
periM has a reputation beyond reputeperiM has a reputation beyond reputeperiM has a reputation beyond reputeperiM has a reputation beyond reputeperiM has a reputation beyond reputeperiM has a reputation beyond reputeperiM has a reputation beyond reputeperiM has a reputation beyond reputeperiM has a reputation beyond reputeperiM has a reputation beyond reputeperiM has a reputation beyond repute
Standart Yunus Emre (1238 – 1320)

YUNUS EMRE (1238 – 1320)


Türk halk şairlerinin tartışılmaz öncüsü olan ve Türk’ün İslam’a bakışını Türk dilini tüm sadelik ve güzelliğiyle ortaya koyan, sevgiyi felsefe haline getirmiş örnek insan,
Doğumu,ölümü ve hayatına dair malumatlar belirsizlik arz eder.Bununla birlikte1210 yıllarında doğduğu 1320 yıllarında 80 yaşlarında öldüğü kabul edilir. Nereli olduğu, nerede yaşadığı ne iş yaptığı, tahsil derecesi, gibi hususlarında ihtilaf bulunan Yunus Emre, bizlere mânevi ikliminden bakarak nazar etmektedir.Çünkü onun yattığı yer bütün Türk milletinin kalbidir. Yunus’ un hakiki mezarı onu sevenlerin gönüllerindedir.
Başbakanlık arşivinin 63. sayısında kayıtlı H.924, Miladi 1518’de Yavuz Sultan Selim adına Karaman eyaleti vakıfları için olan defterin sahifesinde Yunus’ un bağlı bulunduğu aile reisi İsmail Hacı’ nın Horosan’ dan cemaati ile Larende’ ye (Karaman) gelerek burada yerleşip yurt edindiği bilinmektedir.
Yunus Emre, hem tasavvuf hem de onu ifade yolunda kullandığı şiir dünyası bakımından eşsiz bir zenginliğe sahip bir deha olarak büyük bir çığır açmıştır. O’ nun Allah’a davet sesi gönülleri yoğuran nefesi ve yücelere giden ulvi hamlesi hala devam etmektedir. O’ birçok kimsede olduğu gibi fani vücudunun.toprağa konulması ile tarih sahnesinden silinmemiş ve gönüllerdeki feyizli ve ruhani tasavvufu devam ede gelmiştir. O’ adeta içip dağıttığı âb-ı hayat sayesinde fanilik sırlarını aşarak ebedileşmiştir. Yunus Emre, şiirlerinden anlaşıldığı üzere iyi bir tahsil görmüştür. O’ Kuran-ı Kerim’ e vakıf, tefsir, hadis, fıkıh gibi İslam’i ilimlere aşina bir kimsedir. Türkçe’yi çok iyi kullanmanın yanında Arapça ve Farsça’yı bildiği yine şiirlerinden anlaşılmaktadır. Yunus’ un okuma- yazma bilmediğine dair beyitleri ise, onun aslında tevazuyu ihtiva eden ifadeleridir. Zira o, Kuran-ı Kerim’ den Hadis-i şeriflerden ve bir kısım kelam-ı kibardan manzumlar kullanmaktadır.
Yunus Emre hür fikirli, serbest düşünceli vahdet-i vücûd inanışını benimsemiş, manaya önem veren sevgi yürekli, mana sultanı, tasavvuf ehli bir şairdir. Kimilerin sandığı gibi elinde saz diyar diyar dolaşmamıştır.
Yunus Emre’nin hayatı, çevresi ve şahsiyeti hakkında söylenen rivayetler onun bir derviş olduğunu gösterir.
İslamiyet’i bir sünger gibi emip bünyesinde sindirdikten sonra tasavvuf yoluna girmiş,tasavvuf kalıbı içinde İslam alemine islamı tekrar sunan erenler kafilesinin başta gelenlerindendir. Tarihin yetiştirdiği pek çok şair, Yunus’ un zirveye tahtını kurup 700 yıldır oturduğu gibi oturmamıştır. İşte Yunus asırların eleğinde nice yüzyıllardır elenip durma suretiyle bu imtihandan yüz akıyla çıkmış mutasavvıf şairdir. Onu bizlere ulaştıran, gönüllerimizdeki küllenen ateşi alevlendiren şey, ondaki İslam tasavvufu ve Allah aşkıdır. Bu dünyaya kavga için değil sevgi için geldiğini söyler. Ve gönül çağlayanından şu damlalar dökülür:
“ Ben gelmedim dâvi için Benim işim sevi için Dostun evi gönüllerdir. Gönüller yapmağa geldim.”

YUNUS EMRE’DE İNSAN SEVGİSİ
İnsan bir “sevgi” varlığı’ dır, tin ile gövde gibi iki ayrı tözden kurulmuştur. Tin tanrısaldır, ölümsüzdür, gövdede kaldığı sürece geldiği özün ve yüce kaynağa, tanrısal evrene dönme özlemi içindedir. Gövde dağılır, kendini kuran öğelere ayrılır.İçinde insanın da bulunduğu tüm varlık evreni toprak, su,ateş ve yel gibi dört ilkeden kurulmuştur. Bu dört ilke yaratılmıştır, yaratıcı da Tanrı’ dır. Tanrı, bu dört ilkeyi yarattıktan sonra,ayrı ayrı oranlarda birleştirerek varlık türlerinin oluşmasını sağlamıştır. İnsan sevgi yoluyla Tanrı’ ya ulaşır, çünkü insanla tanrı arasında özdeşlik vardır. Ancak, insanın bu madde evreninde bulunması, tinin tanrısal kaynaktan uzak kalması bir ayrılıktır.Bu ayrılık insanı, yaşamı boyunca Tanrı’ yı düşünme, ona özlem duyma olaylarıyla karşı karşıya getirilmiştir.Gerçekte insan- Tanrı – everen üçlüsü birlik içindedir, var olan yalnız Tanrı’ dır,türlülük bir ‘görünüş’ tür. Çünkü Tanrı, kendi özü gereği, bütün varlık türlerini kapsar, her varlıkta yansır. Evreni kuran öğelerle insanın gövdesini oluşturan ilkeler özdeştir. Bu özdeşlik Tanrısal tözün bütün varlık türlerinde, biçimlendirici bir öğe olarak bulunmasından dolayıdır. Tanrısal tözün nesnel varlıklarda bulunması bir ‘yansıma’ niteliğindedir, çünkü Tanrı yarattığı nesnede yansıyınca ‘oluş’ gerçekleşir.
Sevgi insanda birleştirici, bütünleştirici bir eğilim niteliğindedir. Yunus Emre, sevgiyi Tanrı ve onun yarattığı tüm varlıklara karşı duyulan bir yakınlık, bir eğilim diye anlar. Sevgi ereği yüce Tanrı’ ya ölümsüz olana kavuşmak, onun varlığında bütünlüğe ulaşmaktır. Tanrı insanla özdeş olduğundan kendini seven Tanrı’ yı,
Tanrı’ yı seven kendini sever. Çünkü sevgi kendini başkasında, başkasını kendinde bulmaktır. Sevginin olmadığı yerde, öfke,kırgınlık, çözülme ve birbirinden kopukluk gibi olumsuz durumlar ortaya çıkar. Sevginin değerini yalnız seven bilir, sevmek de bir bilgelik, bir olgunluk işidir. Yeterince aydınlanmamış , Tanrı ışığından yoksun kalmış bir gönülde sevginin yeri yoktur. Bütün varlık türlerini birbirine bağlayan, onları Tanrısal evrene yönelten sevgidir. Sevgi bir çıkar aracı olmadığından seven karşılık beklemez. Dost kişi gerçek seven kimsedir (âşık). Dost başka bir anlamda da Tanrı’ dır, kişinin gönlünde ışıyan tözdür.
Yunus Emre’de yaşamak tanrısal tözün bir yansıması olan evrende sevinç duymaktır. Çünkü, bütün varlık türlerinde Tanrı görünmektedir, bu nedenle severek, düşünerek yaşamayı bilen kimse her yerde Tanrı ile karşı karşıyadır. Yaşamak belli nesnelere bağlanmak, yalnız gelip geçici varlıkları edinmek için çırpınmak değildir. Böyle bir yaşama biçimi kişiyi Tanrısal tözden uzaklaştırdığı gibi yetkinlikten, bilgelikten de yoksun kılar Yunus Emre’nin dilinde bilge kişinin adı ‘eren’ dir. Eren barış içinde yaşamayı, bütün insanları kardeş görmeyi , kendini sevmeyeni bile sevmeyi bilen kişidir. Onun gönlü yalnız sevgiyle, dostluk duygularıyla doludur. Evreni bir tanrısal görüş alanı olarak bildiğinden, erenin evrene karşı da sevgisi, saygısı vardır. Erenin gözünde insan bir küçük evrendir, büyük evren ise Tanrısal tözün kuşattığı sonsuz varlık alanıdır. Eren olma aşamasına ulaşmış kişide erdem, alçakgönüllülük, eli açıklık, yetkinlik, olgunluk bir bütünlük içinde bulunur.





Yunus Emre zor günlerin aşılmasında halkın moralini ve manevi yapısını güçlendirenlerin en başlarında yer almıştır. Sadece kişi veya kişileri değil, insanlığı ve tüm dünya insanlarını kucakladığını şiirlerindeki üstün duygularla birbirlerini tamamlayan mesajlar halinde adeta ilan etmiştir. Bu ilkeleriyle de daima insanlık anlayışı ve sevgisi içinde olmuştur. O’ tüm dünya insanlarının özgürlüğü için kardeşlik duygularıyla dolu “İnsanlık” ve “İnsancıllık”savaşı vermiştir.
Denebilir ki Yunus Emre:
Tüm dünya insanlarına o yolda gelişmeleri için insancıl olma şeklinin mesaj ve dersini de vermiştir. Başka bir deyişle: Yunus Emre “ İnsan sevgisi tohumunu” kendi ilkeleriyle tüm dünyaya eken ve yayan ilk insan olmuştur.
Önemli olan şudur: Yunus Emre insan sevgisi çağırışını sadece İslam alemine değil din ve ırk ayrımı yapmaksızın tüm dünya insanlarına karşı yapmıştır.
Yunusa göre her doğan çocuk önce yüce Allah’ın kulu olarak dünyaya gelir o halde her kul için ırk , renk,dil,ve din ayrımı yapılmamalıdır.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla



Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz aktif değil dir.

Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Açık


Style Webmasteriz
Powered by vBulletin® ~ Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.1.0