Paylaşım Sitesi  

Geri git   Paylaşım Sitesi > İslam ve Kur'an-ı Kerim > Dini Bilgiler
Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Forumları Okundu Kabul Et

Tags: , ,

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink)  
Alt 09-12-2007, 11:21
tropikal - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
ADMİNİYE:)
 
Üyelik tarihi: Jun 2007
Nerden: tabikide izmirrrrr
Yaş: 27
Mesajlar: 791
Tecrübe Puanı: 21
tropikal has a brilliant futuretropikal has a brilliant futuretropikal has a brilliant futuretropikal has a brilliant futuretropikal has a brilliant futuretropikal has a brilliant futuretropikal has a brilliant futuretropikal has a brilliant futuretropikal has a brilliant futuretropikal has a brilliant futuretropikal has a brilliant future
tropikal - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart Orucu nasil tutmaliyiz

Orucu nasil tutmaliyiz


Cenab-ı Hak, insanı, zât-ı ilâhisine ibadet etmek için yaratmış ve birtakım kulluk vazifeleriyle mükellef tutmuştur. Bu ibadetlerden bir kısmı, içte başlayıp dışa doğru genişleyen; bir kısmı da muhitten merkeze doğru daralan hususiyetler arzetmektedir.

Nefse hakimiyetin en kesin çaresi, en emin yolu oruç tutmaktır. Cenab-ı Hak, okumuş olduğumuz âyet-i kerimede buyuruyor ki:
«Ey iman edenler, sizden evvelki (ümmet) lere yazıldığı gibi sizin üzerinize de oruç yazıldı (farz edildi). Tâ ki konmasınız» (1).
Gün sayısında, mevsim ve zamanlarda bazı farklar bulunmakla beraber bizden evvelki ümmetlere oruç farz kılınmıştı. ü Teâlâ onlara ihsan ettiği bu lütfü bize de ikram etti ve takva mertebesine ersinler diye, hicretin ikinci senesi, ümmet-i Muhammed'e orucu farz kıldı.
Oruç; 'ın emrini yerine getirmek niyetiyle, tanyerinin ağarmasından itibaren güneşin batmasına kadar yemekten, içmekten ve nefsanî arzulara uymaktan kendini tutmaktır.

Oruca başlarken düşüncemizin nokta-i hareketi, yüce Mevlâmı- . zın emrini yerine getirip rızasını kazanmak olmalıdır. Orucu perhizden ayıran şey, niyettir.

Orucun ibadetler arasındaki yeri, diğerlerinden üstündür. Hiç bir ibadet oruçla kıyaslanamaz. Namaz farizasında, günün muayyen vakitlerini ibadet için ayırırken oruçta günün tamamım bu vazifeye tahsis etmekteyiz.

Ashab-ı kiram'dan Ebû Ümâme (r.a.):
«Ey 'ın Resulü, bana bir iş emrediniz» demişti. Resûl-i Ekrem:
«Sana oruç tutmak lâzımdır. Çünkü (ibadetler içinde) orucun dengi yoktur» buyurmuşlardır (2).
Ebû Ümâme bu arzusunu üç defa tekrarlamışsa da Resûldllah Efendimizin cevabı hep aynı olmuştur.
Ebû Ümâme, Resûlullah Efendimizin bu tavsiyesine o kadar dikkat gösterirdi ki, bir misafiri gelmedikçe onun evinde gündüz duman tütmezdi.
Oruç tutan mü'minler, pek çok fayda elde ederler. Bunlardan bir-kaçını saymakta fayda mülâhaza etmekteyiz.
Oruç tutmak günahların affına sebeptir.

Cenab-ı Hak, bizim nefsanî kayıtlardan kurtulmamız ve ittikaâ sahibi olmamız için orucu emretmiştir. Toklukla feyiz kanalları tıkanır. Mide boş kalınca, cisim nûrânî bir hâl alır; kalbin pası, ruhun kiri arınır. Ruhanî varlığı temizlenen kimse, yaptığı kötülüklere nadim olup günâhlarına tevbe eder.

Resûlullah (s.a.v.) Efendimizin bir hadîs-i şeriflerinde şöyle buyrulmaktadır:
«Kim (farziyyetine) inanarak ve (sevabını) umarak Ramazan orucunu tutarsa geçmiş günahları yarlığanır» (3).
Zekât, nasıl malımızı fakirlerin haklarından temizlemekte ise, oruç da uzuvlarımızın işledikleri günah kirlerini temizler. Müslim'in rivayet ettiği bir hadîs-i şeriften öğreniyoruz ki: İki namaz arasındaki hatalar, kılınan namaz hürmetine; namaz ile affolunmayan günahlar, eda edilen cuma namazının bereketine; bunun af hududu dışında kalan suçlar da Ramazan-ı Şerifin şerefine bağışlanır. Ancak, büyük günahlardan kaçmak da şarttır,

İnsan, bazı taraflariyle meleklere benzemektedir. Meleklerde bulunan akıl, insanda da mevcuttur. Bu sebeple onlar gibi 'a karşı ibadet mükellefiyeti taşımaktadır. Diğer bir yönüyle de şâir mahlû-katla müşterek taraflara sahiptir. Erkeklik dişilik gibi cinsî farklar ve yemek içmek gibi bedenî ihtiyaçları bulunmaktadır.

İnsan; yeme, içme ve nefsanî taraflara fazla meyledecek olursa hayvaniyet sıfatı galip gelerek melekî duyguları zayıflatır.
Oruç duanın ka.bulüne sebeptir.

Oruç tutan insanda yeme içme gaileleri sınırlandığı ve azaldığı için melekî duygular harekete geçer ve kuvvet kazanır. Böyle ulvî bir sıfata bürününce duaları daha çabuk kabul olunur. Zira nefsin hâkimiyetinden kurtulan ruh, şevk ve heyecanla duaya iştirak edince, ağzından çıkan her mübarek kelime bârigâh-i ehadiyete yükselerek hedefini bulur.

Peygamber Efendimizin bir hadîs-i şeriflerinde şöyle buyurulmak-tadır:
«İftar vakti, oruçlu için reddolunmayacak bir dua vardır» (4).
Bu sebepledir ki, iftar zamanı dua etmek müstehaptır. Peygamberimiz, Sâ'd bin Muâz'ın iftar ziyafetinde bulunmuş ve şöyle dua buyurmuştur:
«Yanınızda oruçlular iftar etsin, yemeğinizi iyi kimseler yesin ve üzerinize melekler dua etsin» (5).

Bu faydalardan biri de oruçluya cennet yolunun açılması ve cehennemin yolunun kapanmasıdır. insan, oruçtan aldığı feyizle nef-sânî heveslere hâkim olunca cennetin nesimî havası kendisine doğru esmeye baslar. Esen bu lâtif hava ile cehennemin alevleri sakin olup kapılan kapanır.
Oruç, insanı ateşten koruyan kalkan ve sağlam bir kal'adır (6).

Neseî ve Beyhâkî'nin rivayet ettiği bir hadîs-i şerifte buyrulmak-tadır ki: «Mübarek ay, Ramazan, size geldi. Aziz ve Celi! olan , Ramazan orucunu üzerinize farz kıldı. O ayda gök kapılan açılır, cehennem kapıları kapatılır, şeytanlar bağlanır. Ramazanda bin aydan daha hayırlı (kadir) gece (si) vardır. Onun hayrından mahrum olan, (her hayırdan) mahrum kalır» (7).

Oruçlunun cennete girmesinde bile ayrı bir ikram ve saltanat olacak! Cennetin REYYAN adlı kapısı, sadece oruç tutanların girmesine tahsis edilecek ve o kapıdan onlardan başkası girmeyecektir (.8).

Her şeyin bir temizlenmesi vardır. Bedenin temizliği de oruç ibadetiyle olmaktadır. Resûlullah (s.a.v.) Efendimiz bir hadîs-i şeriflerinde şöyle buyurmaktadır:
«Her şey'in bir zekâtı (temizlenmesi) vardır. Cesedin zekâtı da oruçtur. Oruç, sabrın yansıdır» (9). Temizlenen vücut, sıhhate kavuşacağından dolayı Fahr-i Kâinat Efendimiz «Oruç tutunuz ki, sıhhat bulaşınız» (10) buyurmuştur.

Oruç tutmaktan maksat, nefse hâkimiyeti te'min ve iyi ahlâk sahibi olmaktır. Yoksa sadece mideyi boş tutmak değildir. Bu sebeple oruçlu bir mü'min, vücut uzuvlarının tamamı ile oruca iştirak etmelidir.
Bir hadîs-i şerifte :
(11)Buharı ve Ebû Dâvud.
«Yalan sözü ve yalanla iş görmeyi terk etmeyenin yeme ve içmesini 'bırakmasına 'ın ihtiyacı yoktur» (11).
__________________
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #2 (permalink)  
Alt 09-13-2007, 02:06
Üye
 
Üyelik tarihi: Sep 2007
Nerden: Kapadokya
Yaş: 19
Mesajlar: 52
Tecrübe Puanı: 2
bycarizma is on a distinguished road
Standart

allah bu bilgileri verdiğin için senden ve tüm müslümanlardan razı olsun...
__________________
By_CaRiZmA



Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #3 (permalink)  
Alt 09-13-2007, 06:05
tropikal - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
ADMİNİYE:)
 
Üyelik tarihi: Jun 2007
Nerden: tabikide izmirrrrr
Yaş: 27
Mesajlar: 791
Tecrübe Puanı: 21
tropikal has a brilliant futuretropikal has a brilliant futuretropikal has a brilliant futuretropikal has a brilliant futuretropikal has a brilliant futuretropikal has a brilliant futuretropikal has a brilliant futuretropikal has a brilliant futuretropikal has a brilliant futuretropikal has a brilliant futuretropikal has a brilliant future
tropikal - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

cümlemizden razı olsun teşekkürler
__________________
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla



Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz aktif değil dir.

Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Açık


Style Webmasteriz
Powered by vBulletin® ~ Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.1.0