![]() |
|
|||||||
| Kayıt ol | Yardım | Üye Listesi | Ajanda | Forumları Okundu Kabul Et |
| Tags: arsivi, darkknight, farkiyla, guzel, yazi |
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
||||
|
İstesen de, yok desen de, Kan misali dolar yüreğine, İliklerine, damarlarına Sen gibi sen onu bilmesen de.. İstesen de, yok desen de, Düş misali bir an gözlerinde, Islanır bir şey, yutkunursun Sarılır boynuna hissetmesen de.. İstesen de, yok desen de, Her suçun hesabı var yüreğinde, İliklerinde, damarlarında Sen gibi sen onu bilmesen de.. Sevmenin de, sevilmenin de, Bir bedeli var aşar tenimizi, Duygularına dur desen de, Susturmak ne mümkün düşüncemizi... İstesen de, yok desen de, Mutsuzluğu böyle aşamazsın, Besliyor sevgi varlığımızı, Sevgiyi hafife alamazsın.. "Gel" demek bu kadar mı kolay? "Git" demek bu kadar mı kolay? Gün gelir istekler, ihtiraslar insanı boğar... Sen döndün de.. Ben burda mıyım yine? Bıraktığın günkü gibi buldun mu beni yerimde? Duygularda değil, düşüncelerde kaldın sen.. Yarım kalmışlarda, yaşanmamışlarda, acıtanlarda, sancıtanlarda... Bugünümde yarınımda değil, geçmişimde kaldın.. Hatırladığım anlarda gülümseyebildiğim, bir anısın şimdi. Gerçeklerimde değil, düşlerimde kaldın sadece... Görüp te dokunamadığım, dokunup ta tutamadığım. Gitmek zamanıdır şimdi, Sakın bana veda etme.. Sessizce ve usulca git, Farkettirme... Şimdi git.. Arkana bile bakma ne olur. Sensizlikte birşeyleri kaybettim ben. Bütün duygular eskidiler, incindiler sevdaya dair. Vazgeçtim tüm umutlardan.. Son bakışın kalmıştı, her damla gözyaşımla akıttım gözlerimden. Gidişinin ayak sesleri yankılandı kulaklarımda, işitmek istemedim, susturdum onları da.. Taşıyamadım yükünü yokluğunun, nerede olduğunu bilmediğim bir durakta indirdim omuzlarımdan. Şimdi beni bana bırak.. Sen ve ben "biz" değiliz artık. Ayrı hikayelerde, ayrı başlangıçları, sonları oynayacağız. Ayrı mutluluklarla aydınlatıp ruhumuzu, ayrı hüzünlerle karanlıklara boğacağız. Şimdi sus.. Ne geçmişe ne geleceğe dair tek bir kelime etme. Benim yaptığım gibi içinden konuş sen de. Sözlerin önemi kalmadı artık. Avuçlarımda üşüyor bütün kelimeler. Onlar kırık, yarım, onlar ertelenmiş... Susmak zamanıdır şimdi, Sakın hiç bir şey söyleme.. "Gidiyorum" demeden git, Hissettirme...
__________________
Moderator Olmak İçin İletişime Geç İletişim : Dark_Knight_38@hotmail.com [Linkleri sadece üyelerimiz görebilir. Üye olmak için tıklayın...] | Okumadan forumda dolaşmanız kötü olabilir.!! ![]() Sitemize Faydalı Olmak İstiyorsanız alexa tollbar İndiriniz Bilgisayarına Kurunuz Tşkler [Linkleri sadece üyelerimiz görebilir. Üye olmak için tıklayın...] İhbar Ve Sikayetleriniz İçin mail : Dark_Knight_38@hotmail.com
|
|
||||
|
bitirelim dediğinde aslında ne kadar çok şeyi göze almıştın ama farkında değildin...beni bir daha görmemeyi,elimi tutmamayı,nefesimi hissetmemeyi,sesimi duymamayı...ama bütün bunları göze alabilen sendin.oysa ben hiç bir zaman göze alamamıştım sensizliği...şimdi anlıyordum ki seninle beraber ben de çoktan herşeyi göze almıştım...almak zorunda kalmıştım....
................ aşk diye birşeyin olmadığını söylüyordum hep,varsa da bitiyor diyordum...sonra gün gelmişti senin aşkının başka olduğunu hissetmeye başlamıştım ve gözlerine her baktığımda bir gün bitmemesi için yalvarmıştım tanrıya...işte sevgilim ben içimde bu duyguları yaşarken ve seni delicesine özlerken sen gelip de bitirelim dediğinde içimde aşka karşı kalan son umut parçası da kayboldu artık.aşka olan inancım ve güvencim bu sefer geri dönmemek üzere terk etmişti beni...ve seninle birlikte beni terk eden tek şey bu değildi üstelik... ağlıyordum ve susturmaya çalışmıyordum kendimi zaten durduramazdım da gözyaşlarımı...her göz yaşımın ardından arkasından ağladığım son insan olacak diyordum.o yüzden doyasıya ağlıyordum.aşk için ağladığım son günler olmalıydı bunlar.gözyaşlarımla birlikte aşkımın her zerresi dışarı akmalıydı.olmadı... dayanılmaz bi acıydı içimdeki.farkındaydım ama çekmeliyim diyordum.çünkü aşkın içinde acının da olacağını en başından beri biliyordum. biliyor musun sevgilim aslında o an senin geri dönceğini biliyordum.biliyordum da bunu yapmamalıydı diyordum,yaptıysa da katlanmalı sonucuna.işte bu yüzden kendimi söz vermeye zorlamıştım çünkü o an seni affetmemek için söz vermesem bunu bir daha asla yapamayacağımı biliyordum...yoktu o yürek bende.ağladıkça söz verdim kendime ve söz verdikçe daha çok ağladım.seni cezalandırırken aslında en çok kendimi cezalandırmışım...anlıyorum... şuan ayrılığın üstünden kaç gün geçti bilmiyorum.sanki yıllar geçti gibi...buğulu gözlerle bakıyorum artık etrafa ve sahte tebessümlerle.yolda başım önümde hüzünle yürürken kafamı kaldırıyorum belki seni görürüm umuduyla...belki karşıma çıkarsın aniden umuduyla...işte o zaman sana sımsıkı sarılmayı cesaret edebilirim umuduyla...ama yoksun sevgilim biliyorum aslında hiç olmayacaksın... aşk diye birşey yok dediğimde yanılmışım belki ama bitecek dediğimde haklıymışım...
__________________
Moderator Olmak İçin İletişime Geç İletişim : Dark_Knight_38@hotmail.com [Linkleri sadece üyelerimiz görebilir. Üye olmak için tıklayın...] | Okumadan forumda dolaşmanız kötü olabilir.!! ![]() Sitemize Faydalı Olmak İstiyorsanız alexa tollbar İndiriniz Bilgisayarına Kurunuz Tşkler [Linkleri sadece üyelerimiz görebilir. Üye olmak için tıklayın...] İhbar Ve Sikayetleriniz İçin mail : Dark_Knight_38@hotmail.com
|
|
||||
|
Bir gün aşk, yüreğe ziyarete gelmiş. gelirken yanında en güzel duyguları da getirmiş. Böyle eşsiz, keşfedilmemiş duyguları ilk kez içinde barındıran kalp, aşkın hep içinde, onunla olmasını istemiş. Aşk ise, bir şartla kabul etmiş "beyazlığıma leke sürülmeyecek" demiş. Aylar geçmiş ve onlar bir an olsun bile ayrılmamışlar.. ama gün gelmiş aşk, kalbi terketmiş ve giderken kalp aynı şeyi yapmasın diye hatasını kalbin derinliklerine kazımış ve demiş ki; 'Bir sürü kalbe girdim ve aynı sebepten gittim. Biliyorum, sende bana "ne kadar safsın, aynı hatalarla karşılaşacağını bile bile neden giriyorsun ki' diyeceksin diğerleri gibi. ve bende yine diyeceğim ki; ' Sizler beni istediğiniz için geliyorum ve benim gibi saf olmadığınız için gidiyorum. Ne yazık ki beni tam olarak tanıyamamışsınız. Belki de içinizde biriktirdiğiniz inanç, değer yeterli değil. Leke sürülmeyecek dedim ama sende farketmeden leke sürdün bana. Nasıl mı? Beyaz yalan söyledin. Leke sürülmez sandın beyaz olduğu için ama sende bilmiyosun ki, beyaz olması gereken benim, gerisi kötülük tohumu içerir, yeşerir ve bir sarmaşık gibi kaplar seni. Kalsaydım beni de hapsederdin içine ve değerimi yitirirdim. Yine zamanı geldi, gidiyorum. Safım ve sende saf olmadığın için gidiyorum. Biliyorum, adımın geçtiği her yerde kan ağlayacaksın, ama gitmeliyim. üzgünüm.." Sevdiğinize ne olursa olsun yalan söylemeyin. İyilik yapacağım diye aşkınızı riske atmayın. Gerçek aşk bir kez ziyaret eder yüreği. İlahi bir duygudur aşk. Ne kadar inanırsan, o kadar değeri olur içinde ve bir gün mutlaka girer aşk seninde yüreğine. Gerçek aşk sonsuzluk ister ve sonsuzluğu bulduğu yüreği seçer, anlamı gibi. Seni seçerse bir gün eğer, ona çok iyi bak, hakettiği gibi. Yoksa sonunuz ayrılık olur, bu hikayede ki gibi..
__________________
Moderator Olmak İçin İletişime Geç İletişim : Dark_Knight_38@hotmail.com [Linkleri sadece üyelerimiz görebilir. Üye olmak için tıklayın...] | Okumadan forumda dolaşmanız kötü olabilir.!! ![]() Sitemize Faydalı Olmak İstiyorsanız alexa tollbar İndiriniz Bilgisayarına Kurunuz Tşkler [Linkleri sadece üyelerimiz görebilir. Üye olmak için tıklayın...] İhbar Ve Sikayetleriniz İçin mail : Dark_Knight_38@hotmail.com
|
|
||||
|
Hepsi çok GüzeL....
__________________
Sitemize Faydalı Olmak İstiyorsanız alexa tollbar İndiriniz Bilgisayarına Kurunuz Tşkler [Linkleri sadece üyelerimiz görebilir. Üye olmak için tıklayın...] İhbar Ve Sikayetleriniz İçin mail : admin@forumyagmu.net msn : admin@forumyagmuru.net Sµ¢VєCєza...яéVµℓaTioη σƒ Hitмachiηe!!! [Linkleri sadece üyelerimiz görebilir. Üye olmak için tıklayın...] [Linkleri sadece üyelerimiz görebilir. Üye olmak için tıklayın...] |
|
||||
|
Aşk için yaşayıp da, aşkı bulamayan genç için en acı, en zor gündü sevgililer günü. Aşkın herkesten çok onu bulması gerektiğine inanıyordu. Çünkü o aşkı tüm beyazlığıyla yaşıyordu. Bir an düşündü ve bir umuttur, “belki hayatımın aşkı bugün karşıma çıkar” diyerekten yola koyuldu.. Kapıdan çıkar çıkmaz gözleri yaşla doldu. Hava da öyle bir aşk kokusu vardı ki, İçine her çektiğinde yüreği, gözleri aşkla dolup taşıyordu.. Yüreği duygularını yansıtıyordu gözlerine, buğulu gözlerle atıyordu adımlarını...
Nereye baksa iki mutlu çift.. Kimi öpüşüyor, kimi sımsıkı sarılarak yüreklerini kavuşturuyor, kimi ise sözlerle ruhunu okşuyordu sevdiğinin.. Aslında onların mutluluğu bile onu mutlu etmeye yetiyordu ama o yalnız, aşksızdı. Yüreği daha fazla dayanamadı ve o, en yakınında olan bir banka oturup ağlamaya başladı.. Yüreği ise öyle hızlı çarpıyordu ki, sanki “ağlama, önce beni dinle” dermiş gibi.. O da yüreğini dinledi her zamanki gibi.. ve öyle bir şeyin farkına vardı ki, o gün, tüm sevgililerden daha mutlu olmuş,, yalnızlıkla ilk defa gurur duymuştu... “Aşk, dokunmak isteyip de dokunamamaktır.. Karşındakini bir bebekmiş gibi görüp, ona kıyamamaktır.. Öpmek isteyip de, öpememektir.. Dudakları, yüreği, birbirine değse, Bakışları bir an için bile gözlerini terk etse, Kalbi duracak gibi olmaktır.. Sözlerle aşkını anlatmak yerine, Söyleyecek bir söz bulamamaktır.. Aşk, kelimelerin bittiği yerde başlar.. Söyleyemediğini anlatır yaşlar... Hani Yüzünden süzülür ya duygular,, Sanki onun eliymiş gibi okşar.. Aşk, ruhların ilişkisidir.. Beden ilişkisi değil.. Ona dokunabiliyorsan eğer, Bu sende ki aşk değil…” İçinde taşımış olduğu gerçek aşkın farkında olan kız, “yüreğim benim tek sevgilim” diyerek, aşkı hayallerinde yaşatmaya karar verdi.. Çünkü o, aşkına leke sürülmesini hiç bir zaman istemedi.. Ve o kişi; benim.. Eğer sizde içinizde gerçek aşkı bulundurduğunuza inanıyorsanız, o "bir" kişiyi iyi seçin, güvenmeyin her söze.. Unutmayın ki, yalan sadece sözlerdedir, uzak kalır gözlere.. Bir gün kalp gözünüz açılacak, bir melekle tanışacak ve en güzel duyguları tadacaksınız. Sizler şanslısınız, çünkü içinizde herkes de bulunmayan bir hazine var ve o hazine de, keşfedilmemiş en güzel duygular var.. Hazinenizin anahtarını kalbinizin derinliklerine gömün ve onu bir azimle bulmak isteyen kişiyi bekleyin.. Sevgililer gününe yalnız giriyorum diye üzülmeyin. Yalan aşklar içerisinde olmadığınız için şükredin. Sizin asıl sevgiliniz yüreğinizdir. O size aşk şarkılarında, aşk filmlerinde, aşkın geçtiği her yerde en güzel duyguları hissettirir, sizi hiç bir zaman yalnız bırakmaz ve sizi hiçbir zaman terk etmez! Gitmek gerekse bile beraber göç edersiniz bu dünyadan. Siz, dünyayı cennetle aldatırsınız. Ve ilk defa aldatmakla onur duyarsınız.. Bitanem dersiniz ya, işte sizin asıl bitaneniz yüreğinizdir. Hiç bir bedende, onun gibi bir tane daha yoktur.. Hayatım dersiniz ya, işte sizin asıl hayatınız yüreğinizdir. Sizi yaşatan, size hayat veren odur.. Siz aslında ona bir teşekkür borçlusunuz ve bu teşekkürü benim gibi ona bir söz vererek belirtebilirsiniz.. "Gün gelecek, seni bir melekle tanıştıracağım ve o, son olacak. Cenneti getirecek kapına. Büyük bir aşk sunacak, sonsuzluk koyacak adına.. Söz veriyorum.." O gün için, yüreğinize iyi bakın. Kaderinizin insanı o anahtarı buluncaya kadar, içinizde ki aşk ile yaşayın.. Ve Zamanı geldiğinde, hazinenizi onunla paylaşın. Ardından kalp kapınıza kilit vurup, sonsuzluğu yaşayın...
__________________
Moderator Olmak İçin İletişime Geç İletişim : Dark_Knight_38@hotmail.com [Linkleri sadece üyelerimiz görebilir. Üye olmak için tıklayın...] | Okumadan forumda dolaşmanız kötü olabilir.!! ![]() Sitemize Faydalı Olmak İstiyorsanız alexa tollbar İndiriniz Bilgisayarına Kurunuz Tşkler [Linkleri sadece üyelerimiz görebilir. Üye olmak için tıklayın...] İhbar Ve Sikayetleriniz İçin mail : Dark_Knight_38@hotmail.com
|
|
||||
|
Nedendir bilinmez ama kücükler hep büyümek ister
Doktor olmak ister hasta insanlar hic aci cekmesin, hic kimse ölmesin diye, Polis olmak isterler, dünyada kötü insanlar kalmasin diye.. Oysa simdi hayat her birini baska bir yere sürükledi Hic biri okudugu masal kitabindaki kahramanlar gibi olamadi, Herzaman gülemediler, Sevdiklerini kaybetmemek gibi bir lüksü yoktu hic kimsenin zorda olsa ögrendiler Alismak zor geldi belkide, inanmamk güc oldu.. "sen büyüdükce dertlerin de büyüyecek keske hep kücük kalsan" derdi annelerimiz, hangimiz inandik dertlerin büyüyecegine, hersey güzel olacakti sanki?!? A$k vardi tabi birde; On yasindan sonra daha bir cok zaman gecirdik aynanin karisinda, kelebekler ucusuyordu bedenimizde, ama sevdigimiz cocuk bakmayincada otururduk köseye hic kimseye belli etmeden, o kocaman gözlerimizden damlalar akardi usul usul kazagimiza silsekte annelerimiz hemen anlardi ve okadar ciddiye almazlardi.. daha ne "A$KLAR" yasayacaksin bebegim demeleri yokmuydu.. yine anlamadilar diye söylenirdik, nekadarda dogruymus meger.. simdi anlatirken gülüp geciyoruz.. büyüdükte noldu ki? ask mis, hayatmis..! sönüyor iste, acitiyor icini zaman zaman cekip gitmek istiyorsun ama iyi biliyorsun dertler pesini birakmayacak belki seni terketmeyen tek sey.. ve zaman geliyor cok sevdigin dostlarinin aslinda "gercek" dost olmadigini anliyorsun bir darbe de ordan yedin.. hadi cik isin icinden! kime güveneceksin ki? bedenindeki kelebekler bile terkediyor seni.. zaten 3 gün degilmi kelebeklerin ömrü.. yine iyi dayandilar diyorsun ve avutuyorsun kendini.. senin dostun sadece sensin bunu er gec anliyorsun.. yarin ne olacak diye düsünmek bile istemiyorsun ama "dün'lerini" cok özlüyorsun iste keske dönebilsem diyorsun ama keskelerin de faydasi yok..biliyorsun..!!
__________________
Moderator Olmak İçin İletişime Geç İletişim : Dark_Knight_38@hotmail.com [Linkleri sadece üyelerimiz görebilir. Üye olmak için tıklayın...] | Okumadan forumda dolaşmanız kötü olabilir.!! ![]() Sitemize Faydalı Olmak İstiyorsanız alexa tollbar İndiriniz Bilgisayarına Kurunuz Tşkler [Linkleri sadece üyelerimiz görebilir. Üye olmak için tıklayın...] İhbar Ve Sikayetleriniz İçin mail : Dark_Knight_38@hotmail.com
|
|
||||
|
Onun haberi yok...
Biliyorum, konuşacak bir şeyimiz kalmadı, paylaşacak hiçbir şeyimiz yok ortada. Yine de yüreğimden, gücümün yettiği yere kadar sana sesleniyorum, seninle konuşuyorum. Bugün sana olan kırgınlığımı rafa kaldırdım, sevgimi aldım avuçlarımın arasına, ona sığınıyorum. Cümlelerimi kısalttım, kelimelerim buruk, gülüşlerim istenmeyen evlat dudaklarımda. Bir ihtimal gelişine sığındığımı farkettiysem de, engel olmadım gurursuz ama umutlu ve sabırlı hasretine. Anlık hayaller anlık mutluluklara gebe kalıyor..bugün gönlümü hoş tutmak istiyorum...imkansız olan her rüyaya inanasım geliyor. Bir çocuk gibi, isteklerimi bastıramıyorum. Çalmayan telefonuma elim gidiyor, sana hala bende olduğunu ısrarla yazmaya çalışıyorum. Bende olan seni hiç kırmadım, değiştirmedim ve hep korudum desem de, sendeki benin nasıl olduğunu, gülüp gülmediğini, anlamsız bir sıkıntıyla merak ediyorum. İçimdeki güzelliğine inanıp inanmamanı artık umursamıyorum..! Bulutlar yağmurunu toprakla öpüştürebilseydi bugün, bana o verdiğin ama tutmadığın sözünü sahiplenerek, dans edebilirdim ıslaklığıma aldırmadan. Ki aslında ıslanan sadece yüreğim olurdu, bedenim değil...Üşüyorum, bu üşüme yalnızlığımdan geliyor ve sarıyor her tarafımı. Tutunabileceğim hiçbir güzellik yok, hatırlamaktan usanmayacağım anılarım dışında. Isınabilmek için onlara sarılıyorum. Anlamsız ve cevapsız sorular hınzırca sırıtıyor, ben görmemeye çalışıyorum. Düşler uzak gibi görünüyordu ama yakındı. Belki de görmeyi istemek gerekiyordu. Gözlerini aç desem kapatacaksın ama kapatma gözlerini..! Biliyorum levrekler derinlerde ve dalgalı denizlerde yaşar. Levrekler uzak bir düş gibi zor yakalanır. Ama sen becerirsin düşleri yakalamayı, derinlere dalmayı, uzaklara kavuşmayı..Sahi, becerebilir misin..? Kendime bir demet papatya aldım ama bakmadım falıma. Gözlerimi gelişlere verdim, gözlerimdeki hüzün bile seni özlemiş, kafayı bulunca itiraf etti sonunda. Düşüncelerim gururlu, hayallerim ve sevdam değil. Gelseydin; kendimi unutup sana akacaktım, susturacaktım içindeki isyanı, kavgaların ortasında bir güneş gibi doğup ısıtacaktım yüreğini, sevinçten ağlayacaktım bu defa, mutluyken hemen sarhoş oluşum gibi, dokunacaktım, kusacaktım birikmişliğimi, hasretimi ama gelmedin, gelmezdin, gelmeye hiç de niyetin yoktu aslında. Kendimi kandırdığımı anladığımda, ağlıyordum... Eskiden kimi şarkıların ne kadar anlamlı olduğunu düşünürken, şimdi ayrılığın ardından çalınan her şarkı umutsuzluğumu ve sevgimi anlatıyormuş gibi geliyor. Sevdiğim ne çok şarkı varmış, bunu senin gidişin gösterdi bana. Her şarkıda sen varsın, her yerde, her gördüğüm insanda, denizde, gecede, uykumda...Nasıl beceriyorsun her yerde olabilmeyi. Bu bir marifetse eğer, niye benim yanımda değilsin ki...? Göz yaşlarım asilliğini yitiriyor ve yenik düşüyorum sevdana. Gittin..belki de hiç gelmemiştin, ben geldiğini sandım. Ayak uyduramadım yorgunluğuna. Dudaklarına, düşlerindeki öpüşü konduramadım. Kimi zaman bir çocuk oldum gülüşlerinde şımaran, kimi zaman bir kadın dokunuşlarında kendini bulan. Ama en çok da imkansızın oldum, hırçınlığın, yirmi yaşın, gecikmişliğin...Her gelişimde bir kez daha gönderdiğin oldum. İnanamadığın, yenemediğin, üzerinden atlayamadığın korkuların oldum. Ağladığın, bağırdığın ya da sustuğun isyanın oldum. Aşk pazarında harcadığın mevsimler oldum, sessizce boşalan gözyaşların,birikmişliğin oldum. Son ses dinlediğin bir şarkının nakaratı oldum, dilinin ucuna gelip de söyleyemediğin kelimeler, ister istemez yaşadığın talihsizlikler oldum. Yüreğindeki erkek ben olmak isterken, yüreğine sığınan ve tozlanacak olan bir anı oldum. Hak etmediklerin, artık yeter dediklerin ve herşeyin olmak isterken belki de hiçbir şeyin oldum. Söylesene, ben gerçekte senin neyin oldum...? Sesin hep uzakları çağırıyordu, ben üstüme alındım, sana geldim. Bilseydim, bana ait olmayan bir seslenişi sahiplenir miydim..? Şimdi bir mevsimlik aşk kaldı avuçlarımda. Sadece bir mevsim yaşanan ama bir ömür gibi gelen aşk...Kalbime henüz söylemedim gittiğini. Öğrenirse onun da acı çekmesinden korkuyorum. Seni hala benimle biliyor ve seviyor ama ben kalbime ilk defa yalan söylüyorum. Gittin...sevdamın öksüzlüğüne alışabilirim belki ama sesinin uzak yolların sonunda olması acıtıyor içimi. Suskunluğun en büyük silahındı, suskunluğunla vurdun beni. Ben alışkınım kendi yaralarımı kendim sarmaya. Asıl acı olan ve kanatan unutulmak aslında. Söylesene, unutulmak kime yakışıyor..? Unutan sen olsan da, sana bile yakışmıyor..Merak etme, üstüne giydirmedim bu duyguyu, unutulmayan olmak sende daha güzel duruyor. Görüyorsun işte, aşka ve sana ihanet etmiyorum ben, ki kırgınlığım aşka.Sen üstüne alındın...Bir sonbahar’da, güneş hala daha ısıtırken bedenimi seni çıkarttı karşıma. Sen “bitti” dediğinde yağmur yağıyordu, aşkın canı sıkıldı, seni aldı...
__________________
Moderator Olmak İçin İletişime Geç İletişim : Dark_Knight_38@hotmail.com [Linkleri sadece üyelerimiz görebilir. Üye olmak için tıklayın...] | Okumadan forumda dolaşmanız kötü olabilir.!! ![]() Sitemize Faydalı Olmak İstiyorsanız alexa tollbar İndiriniz Bilgisayarına Kurunuz Tşkler [Linkleri sadece üyelerimiz görebilir. Üye olmak için tıklayın...] İhbar Ve Sikayetleriniz İçin mail : Dark_Knight_38@hotmail.com
|
|
||||
|
“Mutluluk, yaz yağmuruna benzemez, umulmadık anda birden bire boşanmaz insanın tepesinden. Azar azar gelir. İnsanın hayata ve çevresine karşı davranışları getirir mutluluğu, azar azar, birike birike. Gerçek mutluluk böyle doğar.”
(Toprak Ana / Cengiz Aytmatov) ......"Hayatının sürekli tekrar ettiğini düşün. Şu an yaptığın şey seni mutlu etmiyorsa bir dahaki sefere tekrarladığında yine mutlu olamayacaksın. Bunun için eğer mutlu bir hayat geçirmek istiyorsan seni mutlu eden, iyi hissetmeni sağlayan şeyleri yapmalısın." (Nietsche Ağladığında / Irwin Yalom) Yalnızdı, yalnızlığın yorgunluğundaydı. Dudaklarındaki gülümsemenin sahteliğini anlmak için psikolog olmaya gerek yoktu. Gönül gözü bakmak anlamak için yeterliydi. Aslında o da farkındaydı oynadığı rolün. "Neşeli, mutlu, yeterli, güvenli", ama sıkılmıştı da bu oyundan. Oyunun hep aynı perdesini tekrarlayan oyuncu gibiydi. Bir türlü diğer sahneye geçemiyor, gerçekleri seyirciye gösteremiyordu sanki. Sahneye her yeni oyuncu katılışında, gözlerinde bir an ışık parlıyor, "tamam bu işte, şimdi her şey değişecek" duygusu uyanıyor, sonra hayal kırıklığı ile omuzları çöküyordu. Sorun para ya da iş değildi ki, "geçer gider, çalışır çözerim" desin. Saygı ya da sevgi de değildi. İstediğince olmasa da, dilediğince yaşayamayacağını kabul ederek, tattığı sevgilerle yetinmeyi çoktan öğrenmişti. Hissettiği yalnızlığın ve karmaşanın bir ucunun buna dayandığını bilmekle beraber, bu karmaşanın bundan daha öte anlamları olduğunu da seziyordu. "Hayatın anlamını" düşünüyordu o. "Niye yaşıyorum?" sorusunun karşılığı yoktu zihninde. Yoo, öyle intihar fikri falan yoktu. Sadece varlığının amacını, var oluşunun anlamını sorguluyordu. Anlayamadığı, kavrayamadığı bir süreçti işte bu. Kimi zaman, sıradan sıkıntıların ya da hoşlukların arasında kaynayıp gitse de bu soru, hiç kaybolmuyordu. Bazen, sevgiliyle paylaşımlarında veya güzel bir filmde ya da kayalıklardan denizin kokusunu ciğerlerine çektiğinde, "hayat bu işte" diye sevindiği oluyordu, ama kısa bir zaman sonra soru yeniden başlıyordu. Anlamak için, kitaplar okuyordu. Öğrendiklerini zihninde süzüyor, konuşabildiği birkaç insanla tartışıyor, bir sonuca ulaşmaya çalışıyordu. Bir işi ve sevdiklerinin olmasının, zar zor elde ettiklerinin ötesinde bir anlamı olmalıydı hayatın, hayatının. Hayır bunlar olamazdı sorunun karşılığı. Daha derin bir anlamı olmalıydı insan olmanın. Peki, bir gün, hem de ne zaman olacağını bilmediği bir gün sona erecek yaşamını, bu sorunun karşılığını arayarak mı geçirecekti? Hayır, böyle yaşamak istemiyordu. "Doğduk işte, ölünceye dek ne yapsak kardır" da uygun değildi zihin yapısına. Sanki sorun yokmuş gibi de davranamazdı, var olanı nasıl yok saysındı ki? Sorulara boğulduğu bir gece kitapları karıştırırken, o herkesin her zaman dilinde olan bir şiir ile buluştu yeniden. “Yaşamak şakaya gelmez Büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın Bir sincap gibi mesela Yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden Yani, bütün işin gücün yaşamak olacak.” Düşündü, cevap buydu. Ne yaşıyorsan, farkında olarak yaşamak. Soluk aldığında havanın bedenindeki yolculuğunu hissetmek, laf olsun diye değil kocaman öpmek uzanan yanağı, en kötü anda şükredebilmek yaşadığına. Bencillikten uzaklaşıp, bireyselliğini yaşarken diğerlerinin de farkında olmak. Paylaştıkça çoğalacağını hissetmek ve daha çok insanı içeren hedefler koyabilmek. Karşına her an yeni bir şeyin çıkacağını bilmek, bir kamyonun her an çarpabileceğini düşünmek örneğin. Taş da çıkabilir açılan kapıdan, balonlar da ama ne çıkarsa çıksın, ansızın geleni güzellikle karşılamak. En kötünün bile iyiye dönüşeceğini kavramak, yeterince çabalandığında. Umut etmek, umudu büyütmek ve yaşarken yaşatmak, fakat sadece umut edilenin gerçekleşmesini beklemek de değil. Var olan her neyse, onu yaşamak olabildiğince..
__________________
Moderator Olmak İçin İletişime Geç İletişim : Dark_Knight_38@hotmail.com [Linkleri sadece üyelerimiz görebilir. Üye olmak için tıklayın...] | Okumadan forumda dolaşmanız kötü olabilir.!! ![]() Sitemize Faydalı Olmak İstiyorsanız alexa tollbar İndiriniz Bilgisayarına Kurunuz Tşkler [Linkleri sadece üyelerimiz görebilir. Üye olmak için tıklayın...] İhbar Ve Sikayetleriniz İçin mail : Dark_Knight_38@hotmail.com
|
|
||||
|
Yarınımı bilinmeyene hapsettim…
Kaybettim, bulamıyorum… Sana gelecek biliyorum.. Kabullenemedi sensizligi.. Aldırma sakın.. Geldigi gibi, geri gönder olur mu? Gözyaslarımı esir etmiştim ruhuma.. Dün gece, özgür bıraktım.. Düştü her bir damla, durmaksızın… Son damla da az önce düştü… Bitirdim gözyaslarımı.. Bildigim hicbirseyden emin degilim simdi… Bilmediklerime gidiyorum, koşar adımlarla… Belki, bilmediklerim anlam olur düşüncelerime.. İyi olan herseyi götürmedin mi dünyamdan.. Seninle gelen hersey, seninle gitti… Bir rüya idi, bitti… Erken yada geç.. Fark eder mi? Gidişine bahane aramıyorum ki…! Korkma, ‘’gel’’ demeyecegim sana… Çünkü; gelme… Şimdi alısmanın semahında iken, Yine, yeni bastan acıya mahkum etme düşlerimi… Bir onlar, umutlu.. Umuduma el sürme… Hayalimdeki mutluluga gölge düşürmesin, gecici duyguların… Bırak onlar sensiz olsun… Sen, sensiz olan düşünceye bile tahammül edemezsin… Bende, sensiz bırakıyorum bana ait herseyi… Sırf yanılıpta, dönme diye… Duydun mu? Gelme…! Yuttum kelimeleri… Bogazımda dügümlendi tüm sözcükler… Kapadım gözlerimi.. Görmüyorum kimseyi.. En başta kendimi! Yok artık, hicbirsey yok…. Gömdüm sessiz vurgunları, caresiz bir yürege… Öldürüyorum birer birer, senden gelen her ne varsa!!! Yeniden başlıyorum… İzin verir misin? Yalnız bir şartım var! Bu kez ‘’sensiz’’…
__________________
Moderator Olmak İçin İletişime Geç İletişim : Dark_Knight_38@hotmail.com [Linkleri sadece üyelerimiz görebilir. Üye olmak için tıklayın...] | Okumadan forumda dolaşmanız kötü olabilir.!! ![]() Sitemize Faydalı Olmak İstiyorsanız alexa tollbar İndiriniz Bilgisayarına Kurunuz Tşkler [Linkleri sadece üyelerimiz görebilir. Üye olmak için tıklayın...] İhbar Ve Sikayetleriniz İçin mail : Dark_Knight_38@hotmail.com
|