Paylaşım Sitesi  

Geri git   Paylaşım Sitesi > Her Telden Muhabbet > Edebiyat
Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Forumları Okundu Kabul Et

Tags: ,

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink)  
Alt 05-01-2007, 07:45
DarkKnight - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

By_MuCaHiT&DarkKnight

 
Üyelik tarihi: May 2007
Nerden: Nereye...
Mesajlar: 5.935
Tecrübe Puanı: 102992
DarkKnight has a reputation beyond reputeDarkKnight has a reputation beyond reputeDarkKnight has a reputation beyond reputeDarkKnight has a reputation beyond reputeDarkKnight has a reputation beyond reputeDarkKnight has a reputation beyond reputeDarkKnight has a reputation beyond reputeDarkKnight has a reputation beyond reputeDarkKnight has a reputation beyond reputeDarkKnight has a reputation beyond reputeDarkKnight has a reputation beyond repute
DarkKnight - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart Edebiyat Nedir?

Edebiyatın ne olduğunu anlayabilmek için onun (dil)den, konuşma ve düzyazı dilinden farklı olan yanlarını ortaya koymak gerekir.

Konuşma ve düzyazı dilinde dil, bir araç sözcükleri kullanmakla girişilmiş, belli bir amaca dönük eylemdir. Doğruyu araştırma, ortaya koyma, başkalarına iletme aracıdır. Konuşma ve yazı dilinde sözcükler görevini yaptıktan sonra işe yaramaz hale gelir. Önemli olan meydana getireceği ve getirdiği sonuçlardır. Sonuç, yani amaç , onu okuyan yada dinleyendeki değişimdir. Düşüncemizi dile getiren sözcükleri nasıl biçimlendirdiğimizi ilettiğimiz kişi de onların nasıl biçimlendirildiğine dikkat etmez. Unutur. Dil, bizi doğrudan doğruya öteki insanlarla ya da eşya ve düşüncelerle karşı karşıya getirir. Konuşma ve yazı dilinde sözcükler saydamdır. Uçarıdır. Aradan kaybolur gider.

Oysa şiir ve edebiyatta bunların tam tersi oluşmaktadır.

Şiir ve edebiyatta dil bir araç değil, biraz amaçtır. Sözcükler ve onların biçimlendirilişi önemlidir. Şiir ve edebiyatta dil, sözcükler, cümleler ve biçimler nesnel hale gelirler (şey)leşirler.

İnsanla öteki insanların, eşyanın ve düşüncelerin arasına girip saydamlaşmaz şiir. Uçarı hale gelmez konuşma ve düzyazı'da olduğu gibi . Tam tersine, karşımıza çıkar. Resim gibi, heykel, müzik, yapı gibi (eşya) değeri kazanır.

Şair cümle kurmaz, bir nesne meydana getirir. Sözcüklerle, güzel, unutulmaz biçimler yaratır. Sözcüklerin bir araya özel biçimler altında getirilişinde derin eğilimlerin dürtüsü vardır.

Şair, dilde olduğu gibi, sözcüklerden yararlanmaz. Onlara yararlı olur. Renk, ses, hacim gibi onları şeyleştirir, kırar, bozar ve yeniden birleştirerek bir şiir dünyası kurar.

Sözlerin ve sözcüklerin nesnelleştirilerek özel işaretler, deyişler, tılsımlı biçimler haline getirilmesi, bunların sihir ve büyü alanında kullanılması, unutulmayan, ezberlenen özel biçimlerle tekrar edilmesi, şiirin doğrusunu hazırlayan en eski etkenlerdir. Bu yönden denilebilir ki , yazı şöyle dursun, tam konuşma dilinin bile gerçekleşmediği, insanın ve insanlığın en eski tarihinde şiir ve şiir dili vardı. Demek ki, edebiyat, dilden (önce) idi.

Bununla beraber gerçek şiir ve edebiyat (yazı)nın bulunup kullanılmasından sonra gelişmiştir.

Sanat dışı konularda (politika, hukuk, mektup, v.b. alanlarda) bile ilk yazılı metinler, edebiyata yakın, destani, güzellik iddiası ile yüklü, oldukça nesnel eserler olmuşlardır


Edebiyat Etkisi ya da güzelliği Bakımından değer taşıyan yazılara denir. Ne Var Ki, Bugüne kadar edebiyatın tanımı üzerinde tam bir görüş birliğine varılamamıştır. Edebiyat yapıtları yazıldıkları ülkeye, çağa ve ortama, ayrıca türlerinde göre sınıflandırılır. Örneğin, Alman edebiyatı denince 18. yüzyıl sonuyla 19. yüzyıl Başında Avrupa'da ortaya çıkan edebiyat akımı, roman denince'de birbiriyle ilintili bir olaylar zincirinin, belirli bir ortamda, Bir grup İnsanın davranışlarını etkileyişini dile getiren uzunca, düzyazı biçiminde yazılmış yapıtlar akla gelir.

Her Ülkenin kendi ulusal edebiyatı vardır.Bunlardan bazıları ayrı maddelerde anlatılmıştır. öbürleri için ilgili ülkelerin maddelerine başvurulabilir. Ayrıca YUNANCA ve LATİNCE maddeleride bu konuda bilgi vardır;çünkü bu dillerde yazan yazarların daha sonraki Avrupa edebiyatı üzerinde çok büyük etkileri olmuştur.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #2 (permalink)  
Alt 06-26-2007, 08:07
 
Üyelik tarihi: Jun 2007
Nerden: İsTanbuL.
Yaş: 19
Mesajlar: 662
Tecrübe Puanı: 2
Bikem is on a distinguished road
Standart

teşekkürler bilgi için ...
__________________




Boş laflalara,basit insanlara tahammül edemem, Hayat benim baskalarının burnunu sokmasına izin wermem, Laflarımda ve adımlarımda başkaları ne der diye düşünmem...Bazı yanlışları asla affedemem, Uyarmam Uslanmam Durmam Yorulmam Deliririm
Aglarım! Ağlatırım Gülerim Silerim
Çook konuşurum Sustummu hiç konuşmam
Trip yaparım Trip yapanı sevmem Delirtirim
Bütün gece uyumam Yerli yersiz uyurum Çok severm
Deli gbi içerim Gezerim Üzerim Üzülürsem Yakrmmmm Acıyı tanıdığım için,kimseye çektirmem.
Yalanlarla boşuna uğraşmayın yemem!
Dostum diil az sayıda CANIM vardır haddinizi bilin asla laf ettirmem!!! Tutkularım vardır,vazgeçmem.Gidiosa eğer,çok özlesem bileartık dön demem, Güvenmedikçe sevmem!Sevdiklerimle AN'ımı yaşarım
gerisiyle ilgilenmem!!!!!!!!!!!!!!!!
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla



Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz aktif değil dir.

Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Açık


Style Webmasteriz
Powered by vBulletin® ~ Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.1.0