![]() |
|
|||||||
| Kayıt ol | Yardım | Üye Listesi | Ajanda | Forumları Okundu Kabul Et |
| Tags: 100, bilgisayarla, ilgili, konu |
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|||
|
DIR/S:Bulunulan dizindeki tüm iç dizinlerde dahil olmak üzere verilen dosyanın olup olmadığını arar.
ÖRN:C:\>DIR/S Batu.TXT DIR/P:Bulunulan dizindeki dosya ve dizinleri sayfa sayfa listeler.Yani bir sayfaya sığmazsa bir mesaj çıkıp devam etmek için bir tuşa basın yazısı çıkar basılınca diğer sayfaya geçer DIR/Wosya ve dizin gösterimini yatay biçimde yapar. DIR/AH:Aktif dizin içindeki sadece gizli dosya ve dizinleri gösterir. DIR/AD:Aktif dizin içindeki sadece dizinleri gösterir. DIR,:Evet DIR virgül bu komut DOS un bir oyunu bunu microsoft açıklamazken böyle bir komut ortaya çıktı. DIR/AS:Aktif dizindeki sadece sistem dosyalarını gösterir. DIR/AA:Aktif dizindeki sadece arşiv niteliği taşıyan dosyaları görüntüler. DIR/AR:Aktif dizin içindeki sadece okunur dosyaları görüntüler. DIR/ON:Gösterimi alfabetik sıraya dizer. DIR/OSosya boyutuna göre küçükten büyüğe sıralar. DIR/OE:Uzantıya göre sıralar. DIR/OD:Zamana göre sıralar.Değişim tarihi DIR/L:Küçük harfle listeleme yapar. CD:Bu komut bir dizinden diğerine geçişi sağlar. CD <DİZİN ADI>izin adı kısmına girilen dizinin içine girer.ÖRN: C:\>CD BATU CD.. :CD.. komutu aktif dizinden çıkışı sağlar.Aktif dizinden çıkılıp bir üst dizine gidilir. CD...:Bu komutta aktif dizinin iki üstüne çıkışı sağlar. CD\irek ana dizine çıkışı sağlar DELosya silmeye yarar.Kullanımı DEL <DOSYA ISMI> Örn: C:\>DEL Batu.TXT DEL *.*:Aktif dizindeki tüm dosyaları silmeye yarar. REN:Rename in kısaltmasidir.Dosya ve dizin ismi değiştirmeye yarar. Kullanımı REN <ESKI DOSYA ISMI> <YENI DOSYA ISMI> ÖRN:C:\>REN Batu.TXT Batuhan.TXT MD:Make Directory içi boş bir dizin yaratmaya yarar.Kullanımı MD <DIZIN ISMI> Örn: C:\>MD Batu RD:Remove Directory içi boş bir dizini silmemize yarar.Kullanımı RD <DIZIN ISMI> COPY:Bir dosyayı bir yerden başka bir yere kopyalama amacıyla kullanılır. Kullanımı COPY <DOSYA ADI YOLUYLA> <KOPYALANACAĞI YER> ÖRN:C:\>COPY C:\Batu.TXT C:\Batu\ NoT:Yukarıdaki örnekte ana dizinde bulunan Batu.TXT dosyası Batu dizini içine kopyalanıyor. TYPE:Bu komut bir tür edit programı gibi çalışır.Yani verilen dosyanın içinde ne tür kayıtların bulunduğunu bize gösterir.Kullanımı TYPE <DOSYA ADI> Örn:C:\>TYPE Batu.TXT COPY CON:Bu komut copy komutuna bağlıdır.Fakat işemi farklıdır.Yeni bir dosya yaratmaya ve içine birşeyler yazmaya yarar.Kullanımı COPY CON <OLUŞTURULACAK DOSYA İSMİ> ÖRN:C:\>COPY CON Batu.exe NoT:Yukarıda verilen şekilde yazılıp enter a basıldığında dos bir alt satıra geçerek kayıt girmemizi bekler tüm kayıtlar bittikten sonra F6 fonksiyon tuşuna basarız.Ve girişi keseriz ve kayıt ederiz.enter tuşuna basarak işlemi bitirip tekrar prompt a geri döneriz. PROMPTOS un simgesini değiştirir.DOS un genel promptu C:\> tır siz bunu bu komutla değiştirebilirsiniz. ÖRN:C:\>PROMPT Batu: ESKİ HALİ:C:\> YENİ HALİ:Batu: Geri getirmek için prompt komutundan sonra $P$G ibaresini kullanın. UNDELETE:Bu komut ile önceden sildiğiniz dosyaları geri çağırabilirsiniz.Fakat dosyanın yeri üzerine başka bir kayıt yapılmadıysa geri çağırma imkanınız vardır.Aksi takdirde kurtulmaz. FORMAT(!!!Dikkat!!!):Bu komut disk veya disket birimlerinin içindeki tüm kayıtları silerek ilk alındığında hazır bulunan hale getirir.Bir kere çalıştırıldıktan sonra geri dönüşü yoktur. KULLANIMI:FORMAT <DISK ISMI> <PARAMETRE> ÖRN:C:\>FORMAT C:/S /S:Bu parametre ile diske format atıldıktan sonra başlangıç dosyalarınıda diske tekrar kayıt eder.Böylece disk bilgisayrı başlatabilir. /Q:Hızlı format atar.Normal formattan farklı olarak daha hızlıdır ve dosyaları silmekle yetinir.Disketlere zarar verbilir. /C:Format sırasında bozuk sektörleri tarar.Ve yeni bulursa ekler veya eskileri kurtarmaya çalışır. UNFORMAT(DOS 6,22 ve öncesi için geçerlidir):Bu komut ile önceden formatladığınız bir diski veya disketi tekrar eski haline getirebilirsiniz.(Fazla güvenmeyin) XCOPY:COPY komutundan farklı olarak bir çok işlevi vardır.Kullanımı copy komutu ile aynıdır fakat xcopy de parametre kullanımına izin vardır. /S:Bu parametre ile belirtilen dizindeki tüm alt dizinleride hedefe kopyalar. /H:Kopyalama yaparken gizli dosyalarıda kopyalar. /P:Her kopyalamada onay ister. /Y:Eğer kopyalanacak dosya dizinde varsa sormadan direk kopyalar. ÖRN:C:\>Batuhan \Batu\*.* \Batu /S/Y ATTRIBosyaların özelliklerini değiştirmeye ve oluşturmaya yarar.Kullanımı ATTRIB <DOSYA ISMI> <PARAMETRE> ÖRN:C:\>ATTRIB Batu.TXT +H +Hosyayı gizli hale getirir. -H:Gizliliği kaldırır. +Rosyayı sadece okunur yapar. -Radece okunur özelliği kaldırır. +Aosyayı arşiv dosyası olarak ayarlar. -A:Arşiv özelliğini kaldırır. +Sosyaya sistem dosyası özelliği verir. -Sistem özelliğini kaldırır.< MEM:Bu komut dosun o anda ki bellek durumunu gösterir.Kullanımı MEM /C:Belleğin TSR kısmında(sürekli bellekte kalan) yerindeki programların listesini verir. FDISK:Bu program harddisk in ayırım ayarlarını düzenlemeye yarar yani bu program ile komple harddiski kaldırabilir ya da tekrar oluşturabilirsiniz.Veya harddiski ikili üçlü kısımlara ayırabilirsiniz.Dikkat bu program kullanımında tüm bilgiler yok edilir. SCANDISK:Bu komut harddiskin bakımını üstlenir ve sorunları varsa giderir. CHECKDSK:Bu dosun harddisk hakkkında bilgi ve onarım ile ilgili komutudur.Bu komut ile bad sector lerden daha bir çok harddisk konusunda bilgi verir.Ve harddiski bir tür checkupta tutar. DEFRAG:Bu program şimdilerde sizin windows ta kullandığınız disk birleştiricisinin dos sürümüdür.Windows ta SYMANTEC el atınca daha kullanışlı oldu.Bu programın çalışma şekli şöyledir.Harddisk içinde bölünmüş dosyaları birleştirir ve ard arda dizer bu şekilde harddiskten veri okuma hızını arttırır. EDIT:Bu program dosun editör programıdır.Yani type komutu gibi dosya içini görüntüler ve içinde değişiklik yapmanızı sağlar.Tabi ki arabirimi olmasından dolayı daha kullanışlıdır. DOSKEYosun anahtarı bu dur işte bu komut ile dosa yeni ilevler ekleyebilirsiniz.Hatta dır komutunun adını bile değiştirebilirsiniz.Fakat sadece dosun kolaylıklarından yararlanmanız için komut bir kere çalıştırmanın yeterlidir. Bu komut hafızada iken yukarı ve aşşağı tuşları ile fonksiyon tuşları(F1,F2,F3...) yeni işlevler kazanır. 87) BİOS HATA SİNYALLERİ Bilgisayarlarımızın nabzını tutan Bios bile bazen çığırından çıkıp bize bir şeyler anlatmak istercesine değişik sinyaller verir. Fakat kimi zaman kullanıcılar bu sinyallerin ne anlama geldiğini anlamaz ve bu da yanlış anlamalara ve yanlış müdahalelere sebep verebilir. Öncelikle BIOS'u kısaca tanıtalım. "Basic Input/Output System(Temel Giriş/Çıkış Sistemi)" kelimelerinin baş harflerinin birleşmesinden meydana gelen BIOS, PC'nizin çalışması için gereken temel yapı olarak özetlenebilir. Sadece okunabilir bellek (ROM) üzerine yazılmış bir yazılım olan BIOS, anakaranızın özelliklerini yönelebilmeniz/kullanabilmeniz ve diğer donanımlar arasında bir bağ kurması için görev yapar. "Sadece okunabilir bellek" üzerinde olmasından dolayı, burada kalıcıdır. Kalıcı olmasının bir sebebi, her defasında PC'nizi açtığınızda BlOS'un işlem yapmasıdır. Ses kartı, modem gibi parçaları üzerinde barındıran bir anakart aldığınızda, anakartınızın üzerine takılı olan aygıtların listesini işletim sisteminize BIOS verir. Anakart üzerinden desteklenen bir donanımı iptal ettiğimizde de işletim sisteminiz bu aygıtı artık görmeyecektir. En genel anlamı şudur: BIOS, anakartınızın özelliklerini ve üzerine takılı olan donanımların çalışması için gereken parametreleri, kullandığınız işletim sistemine aktaran, minik bir işletim sistemidir. Kullandığımız bilgisayarların bizlere birçok bilgi ve kolaylık sağladığı kesin. Fakat her elektronik aygıtta olduğu gibi bilgisayarlarımızda bazı sorunları beraberinde getirir. Hele bir de bilgisayarla fazla uğraşıyorsanız. Taktığınız herhangi bir parça bile bazen size bir sorun çıkarabilir. Bu sorunları bilgisayarınız size doğal olarak pekde anlaşılır olmayan sinyallerle verir. Bu seslerin her biri aslında bir anlam içerir. Bip kodları sistemde bir sorun olduğunu ya da sistemin düzgün çalıştığını belirtir. Genelde sistemin açılmaması ile ilgili sorunlarda teknik servise bir ön bilgi sağlamak amacını taşır. BI-OS'umuzdan çıkan bip sesleri bazılarımıza anlamsız gelse de, aslında bilgisayarımızda oluşan bir sorunu iletme amacı taşır. Eğer bu kodların ne anlama geldiğini öğrenmek istiyorsanız bu ya-zmıızdaki BIOS bip kodlarını iyice okuyun deriz. Bios hata sinyalleri PC'niz açıldığında bip sinyal sesleri geliyorsa, bu seslere bakarak hatanın nerede olduğunu anlayabilirsiniz AWARD markalı BiOS'lar için: 1 uzun: Bellek Problemi. Bellek modüllerinin yerine oturup oturmadığını kontrol etmek, bellek modüllerini farklı bir yuvaya takmak, belleği değiştirmek çözüm olabilir. 1 uzun 2 kısa: Görüntü hatası. BIOS ekran kartına ulaşamıyor olabilir. Ekran kartının yerine oturup oturmadığını kontrol etmek gerekebilir. Ekran kartı, ekran kartı belleği hatası ya da anakart ile ilgili bir problem de olabilir. 1 uzun 3 kısa: Görüntü hatasıyla aynı Sürekli bipleme: Bellek ya da görüntü hatası, işlemci ısısının yükselmesi de olabilir. Diğer donanımları da kontrol etmek gerekir. AMI markalı BİOS'iar için: 1 Bip: Bellek tazeleme hatası 2 Bip: Bellek parite devre hatası 3 Bip: 64"base" RAM hatası 4 Bip: Sistem saati hatası 5 Bip: İşlemci hatası 6 Bip: Klavye denetçisi hatası 7 Bip: İşlemci ya da anakart hatası 8 Bip: Görüntü kartı belleği hatası 9 Bip: BIOS yongası hatası 10 Bip: CMOS Hatası 11 Bip: Önbellek Hatası 88) BİOS AYARLARI BIOS (Basic Input&Output System) bilgisayarınız ilk açıldığı anda hangi donanımlara sahip, bunlara sinyaller hangi yollardan gidecek, kaç disk takılı, RAM ne kadar, ne tip RAM kullanılacak gibi hayati sorulara cevap veren ve bunların çok ayrıntılı olarak bir listesinin çıkmasını sağlayan bir progr*****tır. Bu program, anakartta bir çip üzerinde tutuluyor ve bilgisayar açılıp, anakarta elektrik ulaştığında çalışmaya başlıyor. Ondan istenen görevleri yerine getirdikten sonra da, disklerin ya da CD'lerin boot sektör adı verilen ilk kısmına bakıp bir işletim sistemine görevlerini terk ediyor. BIOS aslında her zaman arka planda durur (görevlerini işletim sistemine terk etmiş olsa bile) ve donanımmızdaki her şeyin doğru çalışmasından ve sinyallerin doğru yerlere doğru şekilde ulaştırılmasından o sorumludur. Her anakart üreticisi, kendi ürettiği anakart için bazı BIOS ayarları sunuyor olsa da temel ayarlar hep aynıdır. BIOS bir tür programdır ve bunların çoğu belli firmalar tarafından yazılıyor. Bunlar arasında AMI, AWARD, IBM, Compaq gibi firmalar var. Biz olabildiğince hemen hemen tüm üreticilerin ortak olarak sunduğu ayarlardan bahsedeceğiz. Genelde P4 için SIS 645 ile Intel 845 çipseti ve AMD platformu için de yeni elimize ulaşan KT333 temelli anakartlarm ayarlarını inceleyeceğiz. BELLEK İÇİN AYARLAR Bellek yani hafıza ayarları çoğu anakartta, 'Advanced Chipset' mönüleri altındadır. Bu yazımızda söz konusu mönüdeki DDR-RAM ayarlarını inceleyeceğiz. Bugünlerde hem Intel hem de BIOS, BlOS'tan bilgisayarınızın durumunu da öğrenebilirsiniz. AMD platformları için kullanılan DDR-RAM'lerde ve önceki sürüm olan SDRAM'lerde gördüğümüz bazı temel ayarlar var. CAS ve RAS ayarları en önemlileridir. Bir DDR ya da SDRAM, kapasitör benzeri bir yapıya sahiptir. Yani bu belleklerde bir okuma yapılacağı zaman önce okuma yapılacak olan bellek hücresinin elektriksel olarak yeniden yüklenmesi gerekir. Diğer yandan bellekte bir yere ulaşmak için belirli bir süre gereklidir. 'Advanced Chip-set' gibi mönülerde göreceğiniz CAS ayarı, belleğe komut gönderildiği zaman, o komutu uygulamaya başlamadan önce geçen zamanı gösterir. Bu rakam ne kadar düşük olursa, sistem o kadar hızlı veri okur. Ama şunu da unutmayın '2' ayarı her RAM üreticisi tarafından desteklenmiyor. Belleğiniz bir 'No name' yani markasız ise ve CAS 2 ayarını desteklemiyorsa, o zaman çökmeler yaşayacaksınız demektir. Yine bellekler için RAS ve RAS to CAS ayarlarını göreceksiniz. RAS işlemi, bellek ciplerinin elektriksel olarak yeniden yüklenmesi için gerekli süredir. Genelde '5' ya da '6' ayarlarını seçebilirsiniz. Bu da 5 ya da 6 işlemci saat frekansı demektir. Ne kadar büyük olursa sisteminiz daha kararlı olacaktır. Düşük bir ayar ise, '5' gibi, daha yüksek performans getirir. RAS-to-CAS ayarı ise RAS ve CAS işlemleri arasında ne kadar süre beklemek gerektiğini bildiriyor. Elbette bu ayar için de durum aynı. Rakamı ne kadar yüksek tutarsanız, sisteminiz o kadar kararlı olarak çalışıyor. Ayar sırasında daha düşük rakamları seçerseniz, o zaman da performans artacaktır. İşte size, anakartlarda sıkça gördüğümüz bir kaç ayar daha: • SD-RAM Command: Bu bellek ayarı bazı anakartlarda, 'MA 1T/2T Select' şeklinde görülür. Her iki ayarın yaptığı iş aynı. Bu ayar, belleğe komutların ne kadar sürede aktarılacağını belirtir. ÎT ayarı en hızlı, 2T ayarı ise daha yavaş bir ayardır. Elbette 2T ayarı eğer kalitesiz RAMler kullanıyorsanız sistemde çökmelere neden olabilir. • Fast Command: Bu ayar genellikle Athlon'larda görülüyor. Bu ayarda amaç, işlemcinin içinde bellekle ilgili ayarları nasıl ele alacağını düzenlemektir. Eğer hızlı RAM'lere ve yeni nesil bir işlemciye sahipseniz, ayarı daha yüksek hızlara çıkartabilirsiniz. • SDRAM Burst Lenght: Bu ayar SIS çipsetlerinde ve Athlon'ların anakartlarında sık görülmekte. Bellek ciplerinin özel bir fonksiyonunu düzenliyor. Bellek cipleri, üzerlerinde bir yer okunduğunda, yanındaki hafıza hücrelerinin de okunacağını tahmin eder. Buradaki bilgileri çabuk ulaşabileceği bir düzene koyar. SDRAM Burst Length ayarı ile ne kadarlık bir kısmı hemen ulaşılabilecek hale getirdiğini ayarlıyoruz. Genellikle '4QW ya da '8QW gibi ayar olasılıkları var. Eğer kaliteli bir RAM aldıysanız, bu ayarı 8QW'ye getirin. Eğer RAM'iniz kaliteli değilse ayarı kapatın. Zira kalitesiz RAM'lardaki cipler bu özelliği desteklemez. Bu ayar bazı anakartlarda DDR 'RAM Auto Precharge' ismi altında da görülür. • Bank Interleave: Bu ayar sadece KT266A ve KT333 çipsetlerinde var. Eğer iki DDR-RAM'i anakart üzerindeki iki bellek yuvasına takarsanız, o zaman her iki DDR-RAM'den de aynı anda okuma yapılması sağlanır. 16 MB'nin altında bir RAM için çalışmıyor. '2-Way' ve '4-Way' gibi ayar seçenekleri var. Eğer bir çift RAM'i yan yana takıyorsanız '2-Way', iki çift RAM'i birlikte anakarta monte edecekseniz, mutlaka '4-Way' ayarında bırakın. Burada anlattığımız ayarların hepsini 'SPD' fonksiyonu kullanarak da yapmak mümkün. Kullandığımız RAM'lerin üzerinde 'SPD' isimli çok küçük bir cip yer alır. Bu cip, buraya kadar anlattığımız RAS, CAS, Precharge gibi ayarları, o RAM'e göre yapılmasını sağlar. Eğer satın aldığınız ya da kullandığınız, RAM'lerin RAS, CAS ya da benzeri ayarlarını bilmiyorsanız, o zaman bu ayarları 'SPD' yapsın diyebilirsiniz. Bu takdirde BIOS'da yine bellek ayarlarının bulunduğu mönü içinde 'Configure DRAM Timing By SPD' gibi bir ifade olmalı. Bu ayarı seçtiğinizde her şey otomatik ayarlanacaktır. AGP İÇİN AYARLAR AGP için ayarlar çok çeşitli olmasa da bazı ayarları halen elle ayarlamak gerekiyor. Şimdi bu ayarları kısaca gözden geçirelim. • AGP Mode: Bu ayar, AGP yuvasının hangi hızda çalışacağını belirler. Ayarı 'Auto' ya da 4X halinde bırakırsanız problemsiz olarak çalışmanızı sağlar. Ama eski bir ekran kartınız varsa (TNT, eski TNT2 kartları gibi) ayarı 'Auto' ya da 2X'e getirin. • AGP Fast Write: Oyunlarınız, büyük miktarda bir veriyi bir anda ekran kartınızın hafızasına yazmak için 'Fast Write' denilen bir işlem yapar. Bu ayar, TastWrite' işleminin çalışması ya da çalışmamasını sağlamaktadır. Bazı oyunlar, örneğin Aquanox'un 2.1 sürümü, Sacrifice'ın ilk sürümleri, bu ayar açıksa, sistem çökmelerine ya da grafiklerde bozulmalara neden olur. • AGP Aperture Size: Eğer sisteminizdeki ekran kartının hafızası dolarsa, o zaman ana hafızanın bir kısmını kullanacaktır. Hafızanızın, ekran kartınız tarafından kaç megabyte'lık bir kısmının işgal edilebileceğini belirler. Eğer az hafızanız varsa, bu rakamı 32 MB olarak, eğer bolca hafızanız varsa ayarı 64 MB olarak bırakın ya da anakartınızın ayarı kendi seçmesine izin verin. Bu ayar bazı BlOS'larda 'Graphic Win Size1 olarak da geçer. • AGP l W/S Write: Bu ayar, AGP yuvasından ekran kartınıza bir veri gideceği sırada araya bir işlemci frekansı kadar bekleme süresi eklemenizi sağlar. • AGP l W/S Read: Yukarıdaki, 'AGP l W/S Write' ayarı ile aynı işi yapar. Sadece bu sefer, ekran kartınızdan, bir veri okunacağı sırada araya bir bekleme süresi koyacaktır. Aynı şekilde yavaş bir ekran kartı ya da yavaş bir RAM'iniz varsa, bu ayarı 'Enabled' konumuna getirin. • AGP Read Syncronizaüon: AGP kartınızdan yapılan okuma işlemlerinin, sistem saatiyle senkronize edilmesini sağlar. 'Enabled' konumunda bırakılması tavsiye edilir. PCI İÇİN AYARLAR BlOS'ların yine 'Advanced Chipset Features' ya da 'PCI Devices' gibi mönülerinde karşılaştığımız ayarların çoğu yanlış yapılıyor. Şimdi bu ayarların en bilinenlerini ele alalım. • PCI Delay Transaction: En fazla hatalı olarak ayarlanan BIOS ayarlarından biri. Anakartınızı ilk kurduğunuzda, 'Disabled' seçeneği seçilmiş olarak gelir. Bu ayar, PCI 2.1 ve sonrası PCI standartlarının çalışıp çalışmamasını sağlar. PCI yuvalarına giden veriler, eğer sisteminizde çok eski bir PCI kartı ya da ISA kartı varsa, beklemek durumundadır. Oysa yeni nesil PCI 2.1 ve PCI 2.2 standartlarında ISA ve önceki PCI kartlarına gidecek olan veriler bir süreliğine, bir tampon bellekte tutulur. Böylece, eski ISA ve PCI kartlarının oluşturduğu darboğaz aşılmış olur. Eğer sisteminizde eski PCI genişleme kartı ya da ISA kart yuvası yoksa, bu ayarı 'Enabled' yapabilirsiniz. Kimi durumlarda sisteminizde belirgin bir performans artışı olur. Ama PCI kartlarınızın durumunu bilmiyorsanız ya da ISA yuvalarının sistemde var olup olmadığından habersizseniz, ayarı 'Disabled' olarak bırakın. Bu parametre seçilirse, PCI 2.1 uyumluğu da kapatılmış olur. • PnP BIOS: Bu ayar, bazı anakartlarda 'Plug and Play Aware OS' şeklinde de geçer. Eğer bu ayarı kapalı yani 'Disabled' hale getirirseniz, PnP (Plug and Play, Tak ve Çalıştır) standardına uygun olan cihazlarınız, işletim sisteminiz tarafından bulunacaktır. Eğer bu ayarı açarsanız, yani 'Enabled' hale getirirseniz, PnP uyumlu cihazlarınızı, BlOS'unuz bulacaktır. • Clear NVRAM: Hangi kartın PnP uyumlu olduğu ya da 'ne kadar RAM var' gibi bilgiler, BIOS içinde burada saklanır. BlOS'un bu kısmındaki bilgiler, eğer ayar 'Enabled' halde ise, her sistem açılışında silinecektir. Yeni bir kart takacaksanız ya da modeminiz external bir modem ise bu ayarı 'Enabled' halde bırakın. • PCI Latency Timer: Bu ayar her PCI kartının, ne kadar süre ile veri aktarıp veri aktarma hakkını bir diğer cihaza devredeceğini gösterir. Yani kartlar sıra ile veri aktarırlar ve her bir kart belli bir süre veri aktarıp veri aktarma işini bir diğerine bırakır. Eğer bu ayardaki değeri yüksek tutarsanız, daha yüksek veri aktarım hızlarına ulaşmak mümkündür. Örneğin, GeForce ekran kartları bu ayarın yüksek olmasını ister. |
|
|||
|
FARKLI AYARLAR İÇİN
Burada anlattığımız ayarlar, BIOS'daki onlarca ayardan sadece bir kaçı. Özellikle değinmek istediğimiz ve çeşitli çipsetlerin kullanıldığı anakartlarda yer alan bir kaç ayar daha var. • MPS Table: Bu ayar aslında bir anakartta, çift işlemci varsa kullanılır. BIOS'u üreten şirketler aynı BlOS'u pek çok kart için ürettiklerinden dolayı, bu ayarı farklı anakart modellerinde kullanmak için, BlOS'a ekliyorlar. Bu ayarı çift işlemciniz yoksa değiştirmeyin. • APIC Function: Bu ayar, sisteminizdeki Interrupt'ların daha geniş bir biçimde kullanılmasını sağlar. APIC (Advanced Programmable Interrupt Controller-Gelişmiş Interrupt Kulanımı), ayarını eğer yeni bir işletim sisteminiz varsa açmalısınız. Bu konuda bir fikriniz yoksa ayarı değiştirmemenizi tavsiye ediyoruz. • IPCA Function: Sisteminizin, fazla elektrik harcamaması için işletim sistemi tarafından kontrol edilebilmesini sağlar. Eğer işletim sisteminiz Windows 98SE /Me 72000 /XP ise bu ayarı açık, yani 'Enabled' hale getirin. • ACPI Standby State: Bu seçenekle, eğer IPCA ayarınız açıksa, sisteminizi nasıl asılı (Standby) konumuna alacağınızı ayarlar. Eğer SI seçeneğini seçerseniz, o zaman sisteminiz sadece sabit disk ve ekran gibi bileşenleri kapatarak Standby konumuna geçecektir. S3 Seçeneğini seçtiğinizdeyse, yaptığınız her şey hafızanıza yazılacak ve sistem daha derin bir uyku haline geçecektir. Bu yazıda sadece bazı önemli ayarlara değinerek bir kaç temel BIOS seçeneğine ışık tutmak istedik. Sisteminizle ilgili frekans ayarlarını da iyi yapmanız gerekiyor. Bu ayarlar ise bir başka yazıya kalıyor. Bu yazıdan da anlayabileceğiniz gibi, sisteminizle ilgili pek çok şeyi BIOS yoluyla düzene sokmak mümkün. Ama ne yaptığınızı bilmiyorsanız, kesinlikle bir şey yapmamayı tercih edin. Zira BIOS ayarları, keskin bir bıçak gibi, iyi kullanıldığında işe yarayan, kötü kullanıldığında da problemlere neden olan araçlardır. V I/0 ve V I/01 ayarları nedir? V I/O ayarı DIMM ya da SIMM yuvalarına giden voltajı belirler. DIMM'ler ya da SIMM'ler 3,3 V'ta çalışmak için tasarlanmışlardır. Eskiden, RAM'lerle anakarttaki çipsetler aynı voltajla çalışırlardı. Oysa bu durum yeni nesil anakartlarda farklı. DDR-RAM'lerin ortaya çıkmasından sonra bu kural değişti. Çipset için gerekli voltaj V 1/0 olarak, DDR hafıza cipleri için gerekli olan voltaj ise V l/Ol olarak isimlendiriliyor. Bazı anakartlarda bu konuda da BlOS'da ayarlar bulunmakta. Bu konuda özel ayar yapmayı bilmiyorsanız, anakartınızda hazır gelen ayarları kullanın. Eğer overclock yapmanız gerekiyorsa, bu ayarı değiştirebilirsiniz. DDR RAM'ler ise 2,5V'da çalışmak üzere tasarlanmıştır. Ama 2.7 Volt'a kadar çalışma voltajları arttırılabilir. Daha üst değerlerde ise risk almaya başlarsınız ve RAM'lerinizi yakma olasılığı doğar. Ayrıca kimi BlOS'larda işlemcinin de çalışma voltajı ayarlanabilmektedir. Bu ayarlar, overclock yapmak isteyenler için ve test amaçlı kullanılmak üzere düşünülmüştür. Bu ayarları değiştirirken, her işlemcinin bir sınırı olduğunu ve yanabileceğini de aklınızda bulundurmalısınız. 89) WİNDOWS OTOMATİK EXE ÇALIŞTIRMA YOLLARI Autoexec.bat (Ms-Dos) C:\IV\IVINIT.EXE Win.ini [windows] load= run= System.ini [boot] Shell=Explorer.exe trojan.exe Sadece iki program kabul eder. (explorer şart!!) c:\windows\winstart.bat 'Diğer batch dosyaları gibi kullanılır." Başlandıç Klasörü [HKEY_LOCAL_MACHINE\Software\Microsoft\Windows\Curr entVersion\Run] "VNETSUP"="C:\WINDOWS\SYSTEM\VNETSUP.EXE" [HKEY_LOCAL_MACHINE\Software\Microsoft\Windows\Curr entVersion\RunServices] [HKEY_LOCAL_MACHINE\Software\Microsoft\Windows\Curr entVersion\RunServicesOnce] [HKEY_LOCAL_MACHINE\Software\Microsoft\Windows\Curr entVersion\RunOnce] [HKEY_CURRENT_USER\Software\Microsoft\Windows\Curre ntVersion\Run] [HKEY_CURRENT_USER\Software\Microsoft\Windows\Curre ntVersion\RunOnce] [HKEY_CURRENT_USER\Software\Microsoft\Windows\Curre ntVersion\RunServices] c:\windows\wininit.ini 'genellikle kurulum programları kullanılır. Eğer bir şey varsa çalışır daha sonra windows tarafından silinir • Example: (content of wininit.ini) • [Rename] • NUL=c:\windows\picture.exe • Bu örenekte windows picture.exe programını çalıştırıyor sonra buradan siliyor. Bir programı gizlice çalıştırmak için kullanılır. 90) KALDIRILAMAYAN PROĞRAMALAR Windows XP'yi kurdunuz. Size kurulurken birşey sorulmadı. Birçok program isteğiniz dışında kuruldu tabii ki. Sanki zorla MS Messenger kullanmak zorundasınız. Kullanmasanız da o kendiliğinden kullanılmaya çalışıyor zaten. Bunu anlamak çok güç. Zaten Outlook Express kullanıyorsunuz, açıyorsunuz Messenger da ordan çıkıveri-yor. Kaldıramıyorsunuz. Bunun gibi bazı programları Control Panel'den (Denetini Masası) kaldıramıyorsunuz. Neyse bunları halletmenin de bir çaresi var. XP'yi kurduğunuz sürücüden Windows dizinine girin. Oradan INF dizinindeki gizli dosyalardan biri olan SYSOC.1NF dosyasını Notepad ile açın. Orada şu şekilde bir dosya yapısı görürsünüz : Yer kaplamasın diye bazılarını yazmadım. Bu satırlar arasından örneğin Messenger'a göz atalım: ------------------------------------------------- [Version] Signature = '$Windows NT$' DriverVer=07/01 /2001,5.1.2600.0 [Components] ims=imsinsnt.dll,OcEntry,ims.inf,,7 fp_extensions=fp40ext.dll,Front- Page4Extensions,fp40ext.inf,,7 AutoUpdate=oc- gen.dll,OcEntry,au.inf,hide,7 msmsgs=msgrocm.dll,OcEntry,m smsgs.inf,hide,7 RootAutollpdate=oc- gen.dll,OcEntry,rootau.inf,,7 lEAccess=ocgen.dll,OcEntry,ieac- cess.inf,,7 Games=ocgen.dll,OcEntry,ga- mes.inf,,7 Pinball=ocgen.dll,OcEntry,pin- ball.inf,HIDE,7 MSWordPad=oc- gen.dll,OcEntry,wordpad.inf,HI- DE,7 ZoneGames=zoneoc.dll,ZoneSe- tupProc,igames.inf,,7 ---------------------------------------------------- buradaki 'hide' kelimesini kaldırırsak ve satırın msmsgs=msgrocm.dll,OcE:htry,ms msgs.inf,? şekline gelmesini sağlarsak, denetim masasından Add/Remove Programs ve Add/Remove Windows Components alındaki Messenger programını kaldırabiliriz (Ben de şimdi kaldırıyorum canlı olarak). Burada normalde işimize yaramayan ve bilgisayarımızda yer kaplayışlarıyla bile sinir yaratan diğer bileşenleri de aynı şekilde kaldırmak mümkün. Tabi bunların en başında MS Messenger'ın geldiği kesin. 91) BİLGİSARIM ÇOOOK YAVAŞ KAPANIYOR nVIDIA firmasının GeForce ve TNT2 ekran kartlarını hepimiz kullanıyoruz, çünkü fiyat/performans oranı oldukça iyi. Bu kartların yakın tarihlerdeki donanım sürücülerinde XP'de şöyle bir sorun meydana geliyor. Sürücüler sisteme nVIDIA Driver Helper Service adında bir servis yüklüyor. Servis olarak yüklendiği için, açılırken ve kapanırken ruhumuz duymuyor. Fakat genelde çok yavaş kapatıyor kendini. Bu da XP'nin yavaş kapanmasına neden oluyor. Hem de boşuna hafızadan yiyor. Bunu iptal etmek için, Administrative Tools'dan Servislere girin ve NVSvc isimli servisi durdurup başlangıç biçimini manual hale getirin. Bir daha sorun çıkarmayacaktır. 92) BİR YIĞIN DOSYAYI YENİDEN ADLANDIRMAK Elimizde bir RESİMLER dizini var. Bunların isimleri karmakarışık. Bunların arasından istediklerimizi seçip bir sıraya koymamız lazım. Aynı anda 30 dosyanın ismini değiştirmeyi düşündünüz mü hiç ? Mesela benim garip isimlerle 30 tane resmim var. Dijital fotoğraf makineleriyle çekilen resimler genelde hep seri numarası gibi garip isimlerle isimlendiriliyor. Bunları turkiyemizl, turkiyemiz2, turkiyemiz3,vs. şeklinde sıraya sokabilirim. Diğer resimleri de aynı şekilde isimlendirebiliyorum. İstediğiniz dosyaları seçin. Sonra F2'ye basın ve ilk dosyanın değişecek ismini XP size sorsun. Gerisini bırakin o halletsin. Çok basit ama çok yararlı değil mi ? 93) TEK TIKLAMAYLA WİNDOWSU KAPATIN Windows’u kapatmak için genellikle Start/Shut Down seçeneğini seçerek açılan diyalog kutusundan Shut Down seçeneğini işaretleyip OK butonuna tıklamanız gerekir. Eğer aktif bir uygulama yoksa, normalde uygulamaları kapatmak için kullandığımız ALT+F4 klavye kısayolu da diyalog kutusunu açmak için kullanılabilir. Tek bir tıklamayla Windows’u kapatabilmeyi ister misiniz? Bunu gerçekleştirmek için masaüstüne bir kısayol eklememiz gerekli. Fare imleci masaüstündeyken farenin sağ tuşuna basın ve kısayol menüsünden New/Shortcut’ı seçin. Komut satırı kısmına "RUNDLL32.EXE user,ExitWindows" yazın ve Next butonuna tıklayın. Kısayolunuza bir isim verin ve işlemi sonlandırın. Bu kısayola tıklamak artık Windows’un hemen kapanmasını sağlayacaktır. Ama işinizi biraz daha kolaylaştırarak bu kısayola bir de klavye vuruşu tanımlayalım. Oluşturduğunuz kısayol üzerinde farenin sağ tuşuna tıklayarak menüden Properties’i seçin. Burada Shortcut sekmesi altında Shortcut Key alanına istediğiniz tuş kombinasyonunu girin. 94) BİR AĞ ÜZERİNDE DOSYA VE YAZICILARINIZI PAYLAŞMAK Eğer dosya ve yazıcılarınızı ağ üzerindeki diğer kullanıcılarla paylaşmak istiyorsanız, önce paylaşım imkanını sağlamak üzere Control Panel/Network’e çift tıklayarak ağlarla ilgili diyalog kutusunu açın. Daha sonra File and Printer Sharing butonuna tıklayarak açılan diyalog kutusundaki ilgili seçenekleri işaretleyin. Bundan sonra paylaşıma açmak istediğiniz klasör ve yazıcılar üzerinde farenin sağ butonuna tıklayıp açılan menüden Paylaşım’ı seçerek diğer ağ kullanıcılarının ona ulaşabilmesini sağlayabilirsiniz. 94) BİR AĞ ÜZERİNDE DOSYA VE YAZICILARINIZI PAYLAŞMAK Eğer dosya ve yazıcılarınızı ağ üzerindeki diğer kullanıcılarla paylaşmak istiyorsanız, önce paylaşım imkanını sağlamak üzere Control Panel/Network’e çift tıklayarak ağlarla ilgili diyalog kutusunu açın. Daha sonra File and Printer Sharing butonuna tıklayarak açılan diyalog kutusundaki ilgili seçenekleri işaretleyin. Bundan sonra paylaşıma açmak istediğiniz klasör ve yazıcılar üzerinde farenin sağ butonuna tıklayıp açılan menüden Paylaşım’ı seçerek diğer ağ kullanıcılarının ona ulaşabilmesini sağlayabilirsiniz. 95) MP3 DOSYALARINI WAV FORMATINA DÖNÜŞTÜRMEK Bu aralar MP3 çılgınlığına ben de kendimi kaptırdım. Bir çok MP3 şarkı edindim. Bu şarkıları kendimce kesip biçip mikslemek istiyorum ancak mikslemek için önce bu MP3 şarkıları WAV formatına dönüştürmem gerekiyormuş. Bunu nasıl başarabilirim? Bunun için kullanabileceğim bir program (mümkünse freeware) önerebilir misiniz? Ali Ardıç / INTERNET En popüler MP3 çalma programı olan Winamp’ın programcıları sizin gibi istekleri olan Windows 95 kullanıcılarını düşünmüşler ve programa MP3 dosyalarını alıp WAV formatında kaydetme seçeneği eklemişler. Sabit diskinizdeki bir MP3 dosyası WAV haline getirmek için aşağıdaki adımları takip edin: A. WINAMP programını açın. B. Ctrl + P tuşlarına basarak Preferences penceresinin açılmasını sağlayın. C. Ekrana gelecek olan Preferences diyalog kutusunun Output bölümüne gelin. Ç. Output device seçeneğini WAV FILE OUTPUT olarak değiştirin. Örnek için aşağıdaki resme bakabilirsiniz. D. Tamam düğmesine basın. 6. L tuşuna basın ve WAV yapmak istediğiniz MP3 dosyasını yükleyin. E. WINAMP size dosya dönüştüğünde ortaya çıkacak olan WAV dosyasına bir isim vermenizi sağlayacak bir diyalog kutusu açacak. Burada istediğiniz klasörü ve dosya ismini belirleyin. F. Save düğmesine basın. G. WINAMP dosyayı WAV yapıp bitirene kadar bekleyin. Ğ. Programı kapatın. Artık WAV dosyanız hazır. Üzerinde istediğiniz değişikliği yapabilirsiniz. Not: Burada dikkat etmeniz gereken bir nokta var. İşiniz bittikten sonra tekrar Ctrl + P tuşlarına bsıp aynı yerde Output Device seçeneğini WAVE MAPPER yapmalısınız. Yoksa WINAMP her MP3 dosyasını WAV yapmak istediğinizi sanacaktır. 96) SIK KULLANILAN DOSYALARA HIZLI ERİŞİM Çok sık kullandığınız program ve dosyalara başlat menüsü ya da Windows gezgini’nden ulaşmayı sıkıcı ve vakit kaybettirici buluyorsanız, dosya ve program açma işlemlerini tek tıklamaya indirebilirsiniz. Bunun için oldukça pratik dört yol var: Masaüstünde kısayol yaratmak, kısayol tuşu atamak, araç çubuğuna yerleştirmek, System Tray’e yerleştirmek. Masaüstünde kısayol yaratmak için, istediğiniz klasör, program ya da dosyayı masaüstünüze farenin sağ tuşu ile sürükleyip, Burada Kısayol Yarat seçeneğini seçin. Programa ya da bir belgeye kısayol tuşu atamak için, herhangi bir yerde kısayolunu yaratın. Sonra bu kısayola sağ tuşla tıklayıp, Özellikler’i seçerek, ya da kısayolu seçip Alt-Enter tuşlarına basarak, açılan özellikler kutusundaki Kısayol sekmesine tıklayın. Kısayol Tuşu kutusuna tıklayıp, programı çalıştırmasını istediğiniz tuşlara basın. Tamam tuşuna basarak pencereyi kapatın. Bundan böyle bastığınız tuşları kullanarak programınızı çalıştırabilirsiniz. Programı bir araç çubuğuna yerleştirmek için, öncelikle, sabit diskinizin hehangi bir yerinde, bu araç çubuğuna eklenecek kısayolların barındırılacağı bir klasör yaratın. Sonra görev çubuğuna sağ tuşla tıklayarak, Araç Çubukları seçeneğindeki Yeni Araç Çubuğu’na tıklayın. Klasör kutusuna az önce yarattığınız klasörü girin. Görev çubuğu üzerinde yeni bir araç çubuğu yaratılacaktır. Bunu ekranın istediğiniz yerine sürükleyebilirsiniz. Eklemek istediğiniz programları araç çubuğuna sürükleyerek, kısayollarını oluşturabilirsiniz. Bir programı System Tray’e eklemek için, WinTray gibi Shareware/Freeware programların dışında, Windows 98 CD’sinde \tools\reskit\desktop klasöründe bulunan QuikTray programını kullanabilirsiniz. Öncelikle, programı sabit diskinizde bir klasöre çekip, c:\windows\start menu\programs\startup (Türkçe Windows’larda ..\programs\startup yerine ..\programlar\başlangıç) klasöründe bir kısayol yaratın. Sonra programı çalıştırın. System Tray’e eklemek istediğiniz programları QuikTray penceresinin içine sürükleyip bırakın. Tüm programları attıktan sonra, Close tuşuna basarak kapatın. Artık, Görev çubuğunun sağ alt köşesindeki ikonlara tek tıklayarak programlarınızı çalıştırabilirsiniz. |
|
|||
|
97) BİLGİSAYARINIZI HIZLANDIRIIIIIIIIN (ŞUANKİNİN 4 KATI DAHA HIZLI)
Burada vereceğim bilgiler sabit diskinizi ve bilgisayarınızı hızalandırmanız için windows'ta yapılan değişiklikler ve eklemeler ile sınırlıdır. Adımlara harfiyen uyarsanız bilgisayarınızda herhangi bir sorun ile karşılaşmazsınız eğer çok acemi iseniz fazla kurcalamayın... ----MS-DOS SYS DOSYASI Bilgisayarım sonra C: (sabit diskiniz) konumundan msdos.sys dosyasına sağ tıklayarak özellikler kısmına gelin alt taraftata salt okunur yazayn yerin yanındaki tik işaretini kaldırın.msdos.sys dosyasını iki kere tıklayarak birlikte aç kısımından NOTEPAD yazan simgeye iki kere tıklayın.şimdi [opsions] bölümüne şu satırları ekleyin drvspace=0 dblspace=0 BootWarn=0 BootDelay=0 Sonra Dosya bölümünden Kaydet komutunu çalıştırın. Uygulamayı kapatın ve MSDOS.SYS dosyasını tekar salt okunur olacak şekilde ayarlayın artık bilgisayarınız açılırken bu fuzuli sürücüleri yuklemiyecek daha çabuk açılıp daha az bellek harcayacak ----GEREKSİZ DOSYALARI SİLİN Bu değişikliklerin dışında Sabit Diskinizi hızlandırmak için windows'un TEMP yani geçici dosyalar klasöründeki tüm dosyaları rahatlıkla silebilirsiniz bu dosyaların hepsi windows'un ve bilgisayarınıza yüklediğiniz programların artıklarıdır... ----SİSTEMİ HIZLANDIRMAK Burada vereceğim bilgiler sabit diskinizi ve bilgisayarınızı hızlandırmanız için windows'ta yapılan değişiklikler ve eklemeler ile sınırlıdır. Adımlara harfiyen uyarsanız bilgisayarınızda herhangi bir sorun ile karşılaşmazsınız eğer çok acemi iseniz fazla kurcalamayın... Bilgisayarinizin giderek yavaslamasinin, kuskusuz, birçok nedeni vardir. Çogu da Windows'u tamamen silip yeniden kurarak halledilemez. Bu nedenlerden bazilarini kontrol etmek ve düzeltmek, Windows'u yeniden kurmaktan çok daha kolay olabilir. Eger diskiniz fazla ses çikartiyorsa (yani basit bir islem olmasi gereken bir sey için çok fazla disk erisim etkinligi oluyorsa) bilgisayarinizin depolama alaniyla ilgili bir sorun var demektir. Eger diskinizdeki bos yer azalmissa, bilgisayariniz disk üzerinde istedigi büyüklükte bir takas dosyasi olusturamayabilir. Windows'u ilk baslattiginizda diskinizde 100MB ya da daha az bos yer varsa, daha fazla yer açip, bilgisayarinizin hizinda bir gelisme olup olmadigina bakabilirsiniz. Bu yavaslik kismen, depolama alaninizin sisteminize ek bellek olarak aktarilmasindan da kaynaklanabilir. Eger bilgisayarinizin donanim bellegi (RAM) çok küçükse, Windows diskinizi sanal bellek (virtual memory) olarak kullanir (takas dosyasi sayesinde). Fakat sanal bellek, gerçek bellekten çok daha yavastir. Eger daha fazla RAM bellek eklerseniz, bilgisayar, takas dosyasini daha nadir kullanir ki, bu da performansi artirir. n L2 Ön Bellek (Cache Memory) Bununla birlikte çogu bilgisayarin ikincil bir sistem ön bellegi (bazen L2 ön bellegi/L2 cache memory adi verilir) vardir. Bu ön bellek, CPU'nun (ana islem birimi) bellekteki verilere daha hizli erismesini saglar. RAM belleginize ilave yaptiginizda, yeterli L2 ön belleginiz yoksa, sistem performansiniz -beklediginizin tam tersine- düsebilir bile. Bunu sinamak için, sistem belleginizin bir kismini kaldirip tekrar 32MB'a getirip performansin iyilesip iyilesmedigine bakabilirsiniz. Eger durum böyleyse, sisteminizde kurulu L2 ön bellegin miktarini artirmaya çalisin. Bu önerdigimiz, görece ucuz bir terfidir ve sisteminizi eski hizina tekrar ulastirabilir. Ne Kadar RAM'e Ne Kadar L2? 32 MB RAM bellege kadar yaklasik olarak 128K'lik L2 ön bellek yeterlidir. 32MB ile 64MB arasinda 256K'lik L2 ön bellek yeterlidir. 64MB ve daha fazla bellek için 512K'lik ya da daha fazla L2 ön bellek kullanmalisiniz. Bu miktarlar, ön bellek ve ön bellek yapisiyla iliskilendirilmis 'tag' RAM'inin büyüklügüne göre degisir. Üstelik, bazi yonga setleri 64MB'tan fazlasini ön belleklemez (bazi Intel ana kartlari da 32MB'tan fazlasini ön belleklemez). Ama genelgeçer bir formül istiyorsaniz, gereken L2 ön bellek miktarini kilobyte cinsinden elde etmek için, megabyte cinsinden kurulu bellek miktarini 4'le çarpin (Kisacasi RAM'i ifade etmek için kullandiginiz rakami 4'le çarpin). 98) A’DAN Z’YE MİCROSOFT ACCESS (TAM 37 SAYFA) Access'in Ortamı ve Araçları Diğer Office programlarının çehresini tanıyorsanız, Access 2000'in menü ve araç çubukları size hiç de farklı görünmeyecektir. Sadece Access dosyalarının veri-tabanı dosyası olmasının sonucu farklı bir kaç menü maddesi görebilirsiniz. Buna karşılık programın çalışma alanı diğer programlardan oldukça farklıdır. Access 2000, bütün Windows 95/98 programları gibi çeşikli yollarla başlatılabilir. Masaüstü'nde Access simgesi varsa, bu simgeyi iki kere tıklayarak programı açabileceğiniz gibi, Başlat menüsünden Programlar'ı ve açılacak listede Microsoft Access'i seçebilirsiniz. Office 2000, Başlat menüsüne Yeni Ofis Belgesi ve Ofis Belgesi Aç maddelerini de koyar. Bu maddeleri kullanarak Ofis ailesine ait herhangi bir programı çalıştırabilirsiniz. Tabiî, Access'in oluşturduğu (uzatması ".mdb" olan) herhangi bir dosyayı iki kere tıklayarak da Access'i başlatmanız mümkündür. Access de bütün Windows programları gibi kendi penceresinde açılır ve bu pencereyi istediğiniz gibi bütübelir, küçültebilir, simge durumuna getirebilir veya tüm ekranı kaplatabilirsiniz. Access penceresinde kullanacağımız unsurları şöyle sıralayabiliriz: Menü Çubuğu: Access 2000'in bütün kontrol unsurları, komutları ve diyalog kutuları menülerden açılır. Bütün Office 2000 programları gibi Access'in menüleri de sizin kullanım tarzınıza göre biçimlenir. Menü maddelierini tıkladığınızda açılan listelerde önce en sık kullanılan maddeler yer alır. Bir menü açıldığında herhangi bir seçim yapmaz ve bir saniye beklerseniz, listenin uzadığını ve daha seyrek kullanılan maddelerin de görüntülendiğini göreceksiniz. Eğer beklemek istemiyorsanız, Mouse işaretçisini doğruca listenin, ortasında ucu aşağı bakan bir ok bulunan alt kenarına sürükleyin; liste derhal uzayacaktır. İlk açılan maddeler yerine daha sonra açılan maddeler arasında seçim yaparsanız, Access 2000 bu tercihinizi öğrenecek bir dahaki sefere bu maddeyi ilk açılan listeye koyacaktır. Sık kullandığınız maddeler ise listede yukarı doğru terfi ederler. Menü çubuğunda yer almasını istediğiniz bir komut varsa, bu komutu ayrı bir menü unsuru olarak olarak veya mevcut menülerden birine madde olarak ekleyebilirsiniz. Araçlar menüsünden Özelleştir maddesini ve açılacak kutuda Komutlar sekmesini seçin; Komutlar bölümünden menü çubuğunda olmasını arzu ettiğiniz komutu Mouse işaretçisiyle tutarak, menü çubuğunda arzu ettiğiniz yere bırakın. Bu komutun mevcut menülerden birinde yer almasını istiyorsanız, Mouse işaretçisini menü başlığıın üzerinde bir süre tutun, menü açıldığında leni komutu arzu ettiğiniz sıraya bırakın Araç Çubuğu:: Access 2000'in 23 ayrı araç çubuğu vardır ve hepsini açtığınızda muhtemelen veri penceresi için yer kalmayacaktır! Ayrıca araç çubuklarındaki simgeleri değiştirebilirsiniz. Sözgelimi, varsayılan olarak açılan "Menü çubuğu" adlı araç çubuğunda yer alan bir simgeyi hiç kullanmadığınız için istemiyorsanız veya yeni bir komutu simge halinde çubuğa almak istiyorsanız, Araçlar menüsünden Özelleştir maddesini ve açılacak kutuda Araç Çubukları sekmesini seçin. Kutu açıkken, araç çubuğunda istediğimiz simgeyi Mouse işaretçisiyle tutarak, çubuk dışında bir yere bırakın. Araç çubuğuna eklemek istediğiniz komut varsa, Özelleştir kutusu açıkken, Komutlar sekmesini seçin; Komutlar bölümünden araç çubuğunda olmasını arzu ettiğiniz komutu Mouse işaretçisiyle tutarak, araç çubuğunda arzu ettiğiniz yere bırakın. Bu suretle eklediğiniz yeni simgenin resmini değiştirmek de elinizdedir. Henüz oluşturduğunuz simge seçili iken, Komutlar sekmesindeki Seçimi Değiştir düğmesini tıklayarak ve açılacak menüden arzu ettiğiniz simgeyi seçebilirsiniz: Veritabanı Penceresi: : Access'te açtığınız veritabanları, ana pencere içinde kendi pencerelerinde, kendi menüleri ve kendi komutları ile yer alırlar. Bu pencerenin öğelerini aşağıda ele alacağız. Durum Çubuğu: : Access; programın işlemesine, veritabanının durumuna ve yapmak istediğiniz işlere ilişkin mesajlarını size penceresinin alt çerçevesindeki durum çubuğunda bildirir. Access'e bir şey yaptırmak istiyorsanız ve Access bu komutu yerine getirmek istemiyorsa, muhtemelen sebebini Durum Çubuğu'nda belirtiyor olabilir. Bu çubuktaki bilgilerden yararlanabilirsiniz. Ofis Yardımcısı:: Access 2000, Menü çubuğundaki Yardım menüsünün şirin ve kullanımı daha kolay temsilcisi olarak size 8 yardımcı sunuyor. Yardımcıyı her an tıklayarak soru kutusunu açabilirsiniz. Access 2000 Ofis yardımcısı, düzgün bir Türkçe soru cümlesini anlayıp, size doğru cevabı verebilir. Ama bunun için önce sizin Ofis Yardımcısı'nın anladığı soru tarzına biraz aşina olmanız gerekiyor. Klasik Windows yardım kutusu da Yardım menüsü vasıtasıyla açılabilir. Bu kutuda Dizin ve Ara sekmeleri bazen Ofis Yardımcısı'ndan daha hızlı sonuca ulaşmanızı sağlayabilir. (Veritabanı ile uığraşmaktan çok sıkıldığınız bir an, Ofis Yardımcısı sağ tıklayıp, Oynat maddesini seçebilirsiniz! Veritabanı Penceresi:: Access'de açık her veritabanı için bir veritabanı penceresi bulunur. Veritabanı, yaptığınız işe bağlı olarak bu pencerenin içinde veya dışında ayrı bir pencerede görüntülenebilir. Bu "görünümler" çoğu zaman Veritabanı penceresi içinde yaptığınız tercihlere bağlıdır. Veritabanı penceresinin unsurlarını ele alalım. Veritabanı penceresinin kendi menü çubuğu vardır; ancak bu çubuktaki unsurlarla sadece ait olduğu veritabanına ilişkin işler yapabilirsiniz. Örneğin bu çubuktaki Aç simgesi, veritabanının seçilmiş olan nesnesini (tablosunu, formunu, raporunu, sorgusunu, sayfasını, sorgusunu veya modülünü) açar. Tasarla maddesiyle, mevcut nesnelerden birinin tasarımını değiştirebilirsiniz. Yeni maddesi ise bazı sihirbazları veya tasarım görünümünde yeni tablo ve rapor yapımını harekete geçirecek maddeler içeren bir diyalog kutusu açar. Sil simgesi ise seçilmiş nesneyi siler. Veritabanı penceresinin 4 görünüm belirleme simgesi ise, veritabanı penceresinin içindeki nesnelerin büyük veya küçük simge halinde ya da kısa veya ayrıntılı liste olarak gösterilmesini sağlar. Yukarıdaki örnekte, ayrıntısız liste görünümü var. Ayrıntılı listede nesnenin adı, tanımı, oluşturma ve değiştirme tarihleri ile türü gösterilir. DİKKAT! Silinen tablo ne olur? Veritabanı penceresindeki büyük X harfi görünümündeki simge, tablo, form, rapor gibi seçilmiş bir nesnenin silinmesini sağlar. Araçlar menüsünde, Seçenekler maddesini ve bu kutuda Düzen/Bul sekmesini tıklayarak ve buradaki Onayla bölümünde en azından "Belge silmeyi" maddesini işaretlemezseniz, silinen nesne, silinmiş olur. Bu yüzlerce kişinin aylarca süren emeği ile hazırlanmış ve her nedense yedeği bulunmayan bir tablo olabilir. Çoğu zaman kazayla silinen nesnelerin yer aldığı veri tabanlarının yedeği bulunmaz! Bir onay kutusunda Evet düğmesini tıklamak, böyle bir kayıpla karşı karşıya kalmaktan daha az zahmetli olsa gerek! Access içinde sildiğiniz nesnenin geri gelmeyeceğini unutmayın! Veritabanı dendiği zaman aklımıza genellikle sadece tablolar gelir. Oysa veritabanı, en azından veriler arasında seçme yapmayı sağlayan sorgu (query) araçları da içermelidir. Yoksa veritabanının bir kelime işlemciyle oluşturacağınız listeden farkı olamaz. Access 2000 veritabanı dendiğinde bir çok nesneyi birden anlar. Bu nesneler, birarada, veritabanını oluşkurular. Bir veritabanında bulunabilecek nesneleri ilerde ele alacağız. Fakat şimdilik veritabanını tablolar demeti olarak düşünün. Access tablosu, sizin tayin ettiğiniz sayıda sütun ve yine sizin bilgi girdiğiniz miktarda satırdan oluşur. Access'te veritablosu yapmayı da ilerde ele alacağız. Access size tablolarımıza bilgi girmek veya bu bilgileri düzenlemek için sorgu, form, modül ve makro adında araçlar sunar. Tablolar ve bu araçları kullanarak oluşturacağınız sorgular, formlar, modüller ve makrolar, veritabanızın nesneleridir. Bir veritabanında şu nesneler bulunabilir: 1. Tablolar: Verilerinizin içinde bulunduğu listeler. Yeni bir veritabanı dosyası oluşturmak üzere Access 2000'i çalıştırdığınızda açılan boş veritabanı penceresinde, tablo oluşturmak üzere üç komut kısayolu veya araç görürsünüz. Bunlar, "Tasarım görünümünde tablo oluştur," "Sihirbazı kullanarak tablo oluştur" ve "Veri girerek tablo oluştur" adını taşır. |
|
|||
|
2. Sorgular:
Verilerinizi tablolar halinde ortaya çıkarttıktan sonra, bu verilerden yeni seçmeler yapmak, belirli bir ölçükü (kriteri) karşılaşılayan veya karşılamayanları seçmek ve benzeri veri-işlemlerini sorgu (Query) aracıyla yaparsınız. Access 2000, "Tasarım görünümünde sorgu oluştur" ve "Sihirbazı kullanarak sorgu oluştur" adlı iki araçla sorgu oluşturmanızı sağlar. 3. Formlar: Veri girme veya veri-işlem işlerinizi kolaylaştıran araçlardır. Formu, veritabanınızdaki bilgilere denk kutular içeren bir tür grafik arayüz sayabilirsiniz. Access 2000, "Tasarım görünümünde form oluştur" ve "Sihirbazı kullanarak form oluştur" adlı iki araçla form oluşturmanızı sağlar. 4. Raporlar: Verilerinizin bir bakıma ham liste halinde kurtarılıp, anlamlı diziler haline getirilmesine rapor çıkartma denir. Access 2000, "Tasarım görünümünde rapor oluştur" ve "Sihirbazı kullanarak rapor oluştur" adlı iki araçla rapor oluşturmanızı sağlar. 5. Sayfalar: Veri erişim sayfaları. Access 2000'in yeniliklerinden olan sayfalar bundan böyle veritabanı dosyalarınızın bir parçası olarak, veriye bağlı, vergi güncelleştirildikte yenilenen Web sayfaları hazırlama imkanı sunuyor. Access 2000, "Tasarım görünümünde veri erişim sayfası oluştur," "Sihirbazı kullanarak veri erişim sayfası oluştur" ve "Zaten varolan Web sayfasını görüntüle" adlı üç araçla veri erişim sayfası yapmanızı veya varolan sayfayı yeniden düzenlemenizi sağlar. 6. Makrolar, modüller: Tıpkı kelime işlem programlarında olduğu gibi, sık sık tekrar ettiğiniz işlemleri, makro ve modül haline getirebilir ve bunları uygun olan herhangi bir tablo, form veya sorguda kullanabilirsiniz. Makro ve modülleri geliştirme işi ya otomatik olarak Access tarafından yapılır; ya da siz Visual Basic for Applications (Uygulamalar için Görsel Basic dili) editörünü kullanarak kendiniz makro ve modül oluşturabilirsiniz. Görünümler Bir veri tablosu, Access'te çeşitli görünümlere sahip olabilir, veya başka bir deyişle veritabanınızı farklı biçimlerde görüntüleyebilirsiniz. Access'te tablolarınız genellikle veritabanı görünümde bulunur; bununla birlikte tablolar form görünümünde de işlenebilir, doldurulabilir, düzenlenebilir. Veritabanı görümünde, bir Access tablosu ile sözgelimi bir Excel tablosunun farkını ayırt etmek zordur. Bu görünümde tablonun çerçevesinin üst kenarında adı yazılı olur; bunun hemen altında ise tablodaki alan adlarının bulunduğu başlık bölümü vardır. Kayıtlar ise tablonun satırları olarak sıralanır. Tablonun sağ ve alt kenarlarında kaydırma çubukları bulunur. Tablonun alt çerçevesinin son köşesinde Gezinme Düğmeleri yer alır. Bu düğmeleri kullanarak tablodaki kayıtlar arasında gidip gelebilirsiniz. En soldaki düğme ile en başa, en sağdaki ikinci düğme ile de en sona gidersiniz. Üzerinde yıldız bulunan sağdaki düğme ise size yeni bir kayıt girmeniz için boş satır açar. Ayrıca buradaki kutuya istediğiniz kaydın sıra numarasını yazarak, doğruca o kayda gitmeniz mümkündür. Access 2000 kurulduğu sırada bilgisayarınıza örnek bazı veritabanları ve hatta kullanılmaya hazır veri-yönlendirmeli iki Access-uygulaması kurar. (contacts.mdb ve addrbk.mdb) Bu örnek veritabanlarını açtığınızda büyük bir ihtimalle, birinci sütunun solunda içinde artı (+) işareti olan bir sütun göreceksiniz. Bu, o kaydın başka tablolarla ilişkilendirilmiş olduğunu gösterir. Access 2000'le gelen bu yenilik ve kazandırdığı imkanlar üzerinde sonra ayrıntılı duracağız. Access veritabannı, tablo olarak görüntülenebildiği gibi, Form olarak da görüntülenebilir. Access 2000, veri tablolarınızı alarak, form biçimine getirebilir veya bunu size bırakabilir. Access'in otomatik oluşturduğu tabloları sonradan yeniden şekillendirebiliriz. Bir tablona hangi alanlar ve bu alanların karşısında ne değerler varsa, formda da onlar bulunur. Formlarda da gezinme düğmeleri yer alır. Access'in bir diğer veri görüntüleme biçimi ise sorgulama sonucu ortaya çıkar. Sorgu (query) veritabanı dosyasındaki tablo veya tablolardan seçme yapmak demektir. Seçme işlemi için ölçütleri (kriterleri) "Şu tablodan şu alanları al!" diye mutlak biçimde siz belirtebileceğiniz gibi, "Şu alandaki değer şu ise, şundan aşağı ise, bundan yukarı ise, veya bu değilse.." şeklinde "mantıksal" olarak da tanımlayabilirsiniz. Access 2000, bu ölçütlere uyan kayıtları seçerek bir "sorgu sonucu" oluşturur; bu sonuç veritabanı dosyasına tablo olarak kaydedilebilir; veya sadece siz sorguyu çalıştırdığınız sırada ortaya çıkar; sorgu işlemi bitince yok olur. Farenizin Sağ Tuşu Access 2000, diğer Ofis 2000 programları gibi, Mouse'un sağ düğmesine çeşitli işlevler yükler. Mouse'un sağ düğmesi, üzerinde sağ-tıkladığınız nesnenin gerektirdiği bir yerel menü açılmasını sağlar. Bu menüler arasındaki farkı görebilmek için veritabanı penceresinde farklı nesneleri sağ-tıklayın. Kesintisiz Yardım Access 2000 ile çalıştığınız sırada ne yapıyor olursanız olun, klavyede F1 düğmesine basarak, yardım dosyasını açabilirsiniz. Ofis Yardımcısı adı verilen simge, o anda yapmakta olduğunuz işlemle ilgili bir kaç hazır yardım konusu başlığının yer aldığı ve bunlar yeterli değilse kendi sorunuzu yazmanıza imkan veren bir diyalog kutusu açacaktır. Ofis 2000 ailesi programlarının yardım dosyalarında yapılan yenileme sonucu artık yardım istediğiniz konuyu mutlaka yardım dosyasının şifreli ifadeleriyle yazmanız gerekmiyor. Bu kutuya normal bir soru yazabilirsiniz. Araştır düğmesini tıkladığınızda, büyük bir ihtimalle tam aradığınız konuya uygun bir başlığın yer aldığı bir kaç yardım konusu liste halinde karşınıza gelecektir. Ofis Yardımcısı'nın diyalog kutusundaki Seçenekler düğmesini tıklarsanız, Yardımcı için farklı simgeler seçebilirsiniz. Ofis Yardımcısının sağladığı hızlı yardım yeterli olmadığı anlarda, arama ve dizinden geçme gibi diğer bazı imkanları olan yardım kutusunu açabilirsiniz. Bunun için Yardım menüsünden Microsoft Access Yardım maddesini seçmeniz gerekir. Yardım gereken konunun anahtar kelimelerinin ne olabileceği hakkında şüphede iseniz, bu kutuda İçindekiler sekmesini tıklayarak bütün yardım konularını ana başlıklar halinde inceleyebilirsiniz. Bu kutuda ikinci sekme olan, Cevap Sihirbazı ise Ofis Yardımcısı gibi, düzgün bir Türkçe soruyu anlayabilir! (Kurulu Windows sisteminizin varsayılan dili Türkçe değilse, Ofis Asistanı, soru yazmanıza imkan veren kutuyu görüntülemeyecektir.) Dizin ise kelime aratmak için kullanılır. Bunu iki ayrı şekilde yapabilirsiniz. Önce arama yapılmasını istediğiniz kelime veya kelimeleri arama kutusuna yazın. Access 2000, kendi dizininde buraya yazdığınız kelimelerle ilgili gördüklerini iki numaralı kutuya yazacaktır. İsterseniz bu kutudaki bir kelimeyi de işaretleyebilirsiniz. Sonra Ara düğmesini tıklayın. İçinde yazdığınız veya seçtiğiniz kelimelerin geçtiği yardım metinlerinin başlıkları üçüncü kutuda sıralanacaktır. Bu kutudaki başlıklardan size uygun görüneni iki kere tıklayın; yardım metni sağdaki çerçevede görüntülenecektir. Yardım kutusunun kendi araç çubuğundaki yazıcı simgesini tıklayarak, görüntülediğiniz metni yazıcıya gönderebilirsiniz; ileri-geri simgelerini tıklayarak önceki ve sonraki yardım metinleri arasında gidip-gelebilirsiniz. Şimdi Access 2000'in yüzünü tanımış oldunuz. Aşağı yukarı hangi düğmenin ne yapacağını biliyorsunuz. Şimdi sıra Access'e bunları yaptırtmaya geldi. Access ile Veritabanı Tasarımı |
|
|||
|
Access 2000'i tanıdık diye hemen veri tabloları oluşturmak ve onlarla
sihirbazlık yapmak için henüz erken. Önce veritabanı planlama konusundan söz etmemiz gerekiyor. Dikkatlice planlanmamış bir veritabanı kullanıcıya yarardan çok zarar getirir. Veri planlama, daha sonra verinin nerede ve nasıl kullanılacağına dayanır. İmkansız olmamakla birlikte çok az veritabanı ilk amacının dışında kullanılabilecek hale getirilebilir. İyi bir planlama ise önce veritabanı terimlerine aşina olmayı gerektirir. Şimdi kısaca bu terimleri ele alalım. Veri ve Alan Access 2000 ile kaydedeceğiniz ve kullanacağınız bilgilere veri denir. Access açısından veriler, ait oldukları alanın türünde sayılır. Bir alan sayı içeriyorsa, "123456789" sayıdır. Bir alan metin içeriyorsa "123456789" metindir. Access 2000'de verileriniz şu türlerden birine girmek zorundadır: Metin: Rakam, harf veya işaretlerden oluşan ve 255 karakter genişliğinde bir alandır. Metin olarak tayin edilmiş bir alana yazılan rakamlar, sayı işlemi görmez; yani aritmetik işleme konu olamaz. Metin alanları, belirlediğiniz (nasıl belirleyeceğimize sonra geleceğiz) genişliğin üstünde karakter tutamazlar. Söz gelimi bir metin alanını 8 karakter boyutunda oluşturduysanız, bunun içine "Mustafa Durcan" yazamazsınız. İyi bir veritabanı tasarımı, daima gerektiğinden biraz fazla geniş boyut tayinini gerektirir. Not: Metin alanı olmakla birlikte, 64 bin karakter alabilir. Sayı: Her türlü aritmetik işleme konu olabilecek sayıları tutar. Tarih/Saat: Belirlemenize göre, tarih veya saat veya her ikisini birden tutabilen özel bir alandır. Para Birimi: Türk lirası, Dolar, Alman Markı, Japon Yeni ve dünyada bulunabilecek hemen hemen bütün para birimlerine tayinh edilebilecek özel bir alandır. Para birimi verilerinizi gireceğiniz alanın Currency olması, Access 2000'in bu verilerle para biriminin gerektirdiği biçimde hesap yapmasını sağlar. Otomatik Sayı: Access 2000 tarafından artan şekilde otomatik olarak doldurulan bir alandır. Bir veritabanında her bir kaydın (satırın) diğerlerinden mutlaka ayırıcı bir niteliği olması gerekir. Herşeyiyle aynı iki kayıt, otomatik sayı alanının farklılığı sayesinde birbirinden ayrılabilir. Evet/Hayır: İçindeki değer Evet veya Hayır ya da Doğru veya Yanlış olabilen, mantıksal işlemlerde kullanılan bir alandır. OLE Nesnesi: Access 2000'in veritabanında bir başka program tarafından oluşturulmuş nesnelere yervermenizi sağlayan alan türüdür. Köprü: Internet sitelerinde bulunan sayfaların adresi (URL), Access 2000 tarafından bağlantı sağlanacak biçimde tutulabilir. Arama Sihirbazı: Bir alana doğrudan vergi girmek yerine, Access'in Arama Sihirbazı yardımıyla bu veriyi bir tablodan veya sorgu sonucundan seçmesini sağlayabilirsiniz. Kayıt Veritabanındaki bir birim bilgi kümesine kayıt denir. Örneğin okuldaki derslerinizde sınıvlarda, ödevlerde aldığınız notları tutan bir veritabanı tasarlıyorsanız, her bir ders bir kayıt olabilir. Buna karşılık bir öğretimenin sınıfındaki öğrenciler için tuttuğu veritabanında, her bir öğrenci bir kayıt olabilir. Access ile kendinize bir adres defteri yapıyorsanız, her kişi veya firma bir kayıttır. Veri alanlarınızı belirlerken, bazı alanları "boş olabilir" şeklinde tanımlamışsanız, telefon defterinizdeki her kaydın her alanı dolu olmayabilir; örneğin bazı kişilerin faks numarası veya elektronik posta adresi olmayabilir. Buna karşılık veri alanlarını belirlerken bazı alanlara boş olma yasağı getirmişseniz, tablolarınızı doldururken Access 2000 bu alana mutlaka alanın niteliğine uygun bir değer girmenizi şart koşacaktır. Tablo Tablo, (boş veya dolu) aynı alanlara sahip kayıtlar kümesidir. Notlarınızı tuttuğunuz dosyada 1999-2000 ders yılı notlarınız bir tablo oluşturabilir. Bir öğretmen için Lise 3 Türk Edebiyatı sınıfındaki öğrenciler bir tabloda toplanabilir. Fakat öğretmen isterse kız ve erkek öğrencileri aynı tablolara da alabilir. Daha sonra değineceğiz, bir veritabanında aynı kişiye, aynı sınıfa, yani aynı birime ait kayıtların tümü tek tabloda bulunmayabilir. Bu sebeple, tablo dendiği zaman, sadece birbirine benzeyen verileri olan kayıt kümesi aklımıza gelmelidir. Burada birbirine benzeyen tanımına dikkat edin: Diyelim ki elimizde üç kişilik bir bilgi kümesi var. Bu üç kişiye ait bilgileri, adı, soyadı ve cinsiyeti diye üç alanda toplamaya karar verdik. Bu üç kişinin de bu üç haneye yazılacak bilgisi benzer bilgilerdir. Bilgilerin içerikli çok farklı olabilir; birinin adı Mustafa, diğerinin Osman, üçüncüsünün ise Vildan olabilir. İlk ikisi için tablomuyaz "erkek," üçüncüsü için "kadın" yazmamız gerekebilir. Fakat bu üç kişi bir arada, bir tablo oluşturabilir. Veritabanı Çeşitli tablolardan oluşan ve bir Access 2000 dosyayı halinde toplanan bilgi kümesine veritabanı deriz. Bir veritabanının içinde birden fazla tablo bulunabilir. Bu tablolar birbiri ilişkilendirilmiş olabilir; ilişkilendirilmemiş olabilir. Bir veritabanında tablolar birbiri ile ilişkilendirilmemiş ise buna düz veritabanı, tablolar ilişkilendirilmiş ise (doğru bildiniz!) ilişkilendirilmiş veritabanı denir. Eğer veritabanı tasarımının bir tek püf noktası varsa, o da ilişkilendirilmiş tablo meselesini kavramaktır. Düz Veritabanı: Bir tablonun bütün alanlarına dair bütün bilgiler kendi içinde ise bu tabloya düz tablo, bu dosyaya düz dosya ve bu veritabanına da düz veritabanı denir. Diyelim ki elimizde, "Adı," "Adresi" ve "Telefon numarası" alanlarını içeren bir tablo var. Ve diyelim ki Mustafa'nın 1, Osman'ın 2, Vildan'ın da 3 telefonu var. Bu durumda Mustafa listemize bir kere, Osman iki kere, Vildan ise üç kere yazılacak demektir. Düz tablolarda tekrarlar olur. İlişkilendirilmiş Veritabanı: Düz tablolardaki tekrarı önlemek ve böylece veritabanının daha az yer tutmasını dolayısıyla sorguların daha hızlı icra edilmesini sağlamak amacıyla, tabloları ilişkilendiririz. Yukarıdaki örneğe dönersek, Osman'ın adını ve adresini iki, Vildan'ın adını ve adresini üç kere göstermek yerine, bütün kişileri bir tabloda adları ve adresleri ile toplar, bir diğer tabloya ise telefon numaralarını yazan ve her bir numarayı kişiler tablosunda bir kayıtla ilişkilendirirsek, her kisini de veritabanımız dosya olarak çok daha az yer tutar. Bunu "Anahtar alan" veya "Birincil anahtar" (Primary key) adını verdiğimiz teknikle sağlarız. Her tabloda her bir kaydı diğerlerinden benzersiz hale getiren, yani diğer hiç bir satırda aynısı bulunmayan bir alan olmalıdır. Bu nitelikteki bir alanı Birincil Anahtar olarak tayin edebiliriz. İlişkilendirilmiş bir veritabanında, her bir kayıt, bir alanından diğer bir tabloya bağlanır. Bu bağlamanın kayıtların benzersiz alanlarından yapılması yanlış bağları önleyecektir. Yine yukarıdaki örneğe dönelim. Mustafa'ya 1, Osman'a 2 ve Vildan'a 3 numaralı kişi diyelim; Elimizdeki bütün telefon numaralarını altalta yazar (telefon numaralarını kayıt yani satır olarak düşünün) ve karşılarına ait oldukları kişinin numarasını yazarsak, her bir telefonun kime ait olduğunu kolayca buluruz. "Kolayca" tabiî sözün gelişi; fakat bu durumda veri tabanı dosyamız çok daha az yer tutar. Basit bir adres defteri yaparken, herkese üç telefon, bir faks ve bir de cep telefonu hanesi açmak ve bazı kişiler için bazı sütunları (alanları) boş bırakmak daha kolay bir çözüm olabilir. Bununla birlikte daha sonra uygulama programlarına veya Web sayfalarına temel olacak veritabanları geliştirirken, ilişkilendirilmiş tablolar kullanmak daha doğru olur. İlişkilendirmenin ilkelerinden, ilerde tablolarlarımızda ilişki kurarken söz edeceğiz. Tablo Tasarımı İyi bir veritabanı tasarımı, iyi düşünülmüş tablo tasarımı ile başlar. Bu ilke uygulamada şu anlama gelir: Mouse işaretçisini Access simgesi üzerine doğru götürmeden önce, elinize bolca kağıt, bir de kalem alın ve başlayın tablo tasarımına. (Kağıdınız kareli, kaleminiz de kurşunkalem olursa ve elinizin altında bir de silgi bulunursa, tablo tasarımınızın başarılı olacağını şimdiden garanti ederim!) Önce kağıda bu veritabanı projesinin sonunda ortaya çıkmasını istediğiniz liste, rapor ve diğer ne türlü belge varsa, hepsini başlıklar halinde yazın. Bu kağıdı önünüze koyun ve ayrı sayfalara buradaki her bir maddenin kağıda döküldüğünde nasıl görünmesini istiyorsanız o şekilde görünümünü çizin. İstediğiniz başlıkları, altbaşlıkları, sütunları ve satırları belirtin. Sonra bu sayfalarda gördüğünüz şekillere bakarak, alanları (sütun başlıklarını) listeleyin. Örneğin, kendinize bir telefon defteri-temas çizelgesi hazırlıyorsanız, alan tanımlarınız şöyle olabilir: 1. Sıra no = otomatik sayı 2. Adı = metin, 20 karakter boyutunda, boş olamaz 3. Soyadı = metin, 20 karakter boyutunda, boş olamaz 4. Adres Satır 1 = metin, 30 karakter boyutunda, boş olabilir 5. Adres Satır 2 = metin, 30 karakter boyutunda, boş olabilir 6. Şehir = metin, 20 karakter boyutunda, boş olabilir 7. Posta kodu = metin, 5 karakter boyutunda, boş olabilir 8. Ülke = metin, 20 karakter boyutunda, boş olabilir 9. Doğum tarihi = tarih (otomatik olarak boyutlanır), boş olabilir 10. Doğum gününde kart yollayacak mıyım= evet/hayır, boş olabilir 11. Eşinin Adı = metin 20 karakter boyutunda, boş olabilir 12. Çocuk 1 Adı = metin 20 karakter boyutunda, boş olabilir 13. Çocuk 2 Adı = metin 20 karakter boyutunda, boş olabilir 14. Çocuk 3 Adı = metin 20 karakter boyutunda, boş olabilir 15. Ev telefon no = metin, xxxx-xxx-xxxx biçiminde, boş olabilir 16. İş telefon no = metin, xxxx-xxx-xxxx biçiminde, boş olabilir 17. Cep telefon no = metin, xxxx-xxx-xxxx biçiminde, boş olabilir 18. Faks no = metin, xxxx-xxx-xxxx biçiminde, boş olabilir 19. En son ne zaman görüştüm = tarih, boş olabilir 20. Son güncelleme tarihi = tarih, boş olamaz Alan listesini tamamladıktan sonra bu alanlar, bir tabloda mı toplanmalı, birden fazla tabloya mı bölünmeli sorusuna cevap verin. Yukarıdaki örnekte iki noktadaki aksaklığı görmüş olmalısınız. Birinci aksaklık çocuklarla, ikinci aksaklık telefon numaralarıyla ilgili. Önce birinci sorunu ele alalım. Beş çocuklu bir dostunuzun beşinci çocuğu bu listeye yazılamaz. O halde buradaki 16 alan en azından iki tabloya bölünmeli; çocuklara ilişkin olan alanlar dışındaki bütün alanlar "Aileler" tablosunda toplanmalı, bütün çocuklar "Çocuklar" adlı tabloda yer almalıdır. Çocuklar tablosunun alanları ise şöyle olabilir: 1. Sıra no = otomatik sayı 2. Çocuğun adı = metin, 20 karakter boyutunda, boş olamaz 3. Çocuğun ailesi kimliği = metin, 20 karakter, boş olamaz Şimdi burada başka bir sorun var: çocuğun aile kimliği, babasının veya annesinin soyadı olacaksa ve aynı soyadı taşıyan iki dostumuz varsa, çocuğun kime ait olduğunu bilemeyiz. Aslında bu sorun, ortaya başka bir sorun daha çıkartıyor: diyelim ki aynı adda iki dostumuz var; ikisinin de eş ve çocuk durumu ile adreslerini ve telefon numaralarına ilişkin elimizdeki bilgilerin aynı olduğunu (mesela bu bilgiler elimizde yok ve dolayısılya bu sütunlar boş!) varsayalım. Bu iki kişiyi listeye "benzersiz kayıt" olarak nasıl kaydedebiliriz? Otomatik sıra numarasını birincil anahtar yaparak! Her aileye ait kaydın benzersiz olmasını sağlayan otomatik sıra numarasını aile tablosunda birincil anahtar yaparsak, daha sonra çocuk tabllosuyla ilişki sağlayan anahtar olarak kullanabiliriz. Bunu görsel olarak ifade edelim: Şimdilik bu tabloların oluşturulacağı üzerinde durmayalım. Burada sadece kavramsal olarak çocuklarla aileleri arasında bağ kurmaya çalışıyoruz. Aileler tablosunda "Aile Sıra No" adlı bir sütun açar ve bu sütunu Access'e Otomatik Sayı alanı olarak otomatik şekilde doldurtabiliriz. Sonra, çocukları kaydettiğimiz tabloda, her çocuğun ailesini, aile tablosundaki Aile Sıra No bilgisini tekrar ederek belirtebiliriz. (Nasıl'ın üzerinde durmuyoruz!) Diyelim ki Masum Sayan adlı iki arkadaşımızın ikişer çocuğu var. 5 numaralı aileye mensup Masum Sayan ile 6 numaralı aile mensup Masum Sayan'ın çocukları da aynı Aile Sıra No'sunu aldıkları anda, gereksiz bilgi içeren veya bilgi kaybına yol açan bir tablo tasarımından kurtulmuş, yani Aile tablosunda "çocuk 1," "çocuk 2,".. "çocuk x" şeklinde kimi ailede boş kalacak, kimi ailede yetmeyecek sütunlar açmamış oluruz. Yukarıda muhtemel alanlarımızın listesini döktüğümüzde, iki sorunla karşılaştığımızı söylemiştik. Birinci sorun çocuklarla ilgiliydi. Onu çözdük. Fakat aynı durum, telefon numaraları için de var. Birden fazla ev, iş, faks veya cep telefonu olanlara ilişkin tüm telefon numaralarını tablomuza işleyebilmek için mutlaka çocuk tablosunu eklediğimiz gibi, veritabanımıza ideal olarak dört ayrı telefon numaraları tablosu (ev, iş, faks ve cep telefonları tabloları) ekleyip, bunlara da Aile Sıra No sütunu açıp, her telefon numarası ile telefonun sahibini ilişkilendirebiliriz. Böylece tablo tasarımının kağıt üzerindeki bölümü bitmiş oluyor. Nihayet sıra Access'i çalıştırmaya geldi. |
|
|||
|
Access ile Veritabanı Oluşturma Access'i çalıştırdıktan sonra, boş bir veritabanı oluşturalım. Fakat bu arada Access7in boş veritabanı şablolarını tanıyalım. Kullandığınız Access'in başka bir kullanıcı tarafından ayarları değiştirilmemişse, açıldığı anda karşınıza ne yapmak istediğinizi soran ve dosya seçmenizi sağlayan diyalog kutusu gelecektir. Bu kutuda "Access Veritabanı sihirbazları, sayfaları ve projeleri" maddesini işaretleyerek Tamam'ı tıklayın. Access'in ayarları değiştirilerek bu kutunun açılması önlenmişse, karşınızda tamamen boş bir Access penceresi de görebilirsiniz. Bu durumda Dosya menüsünden Yeni maddesini seçerek (veya klavyede Ctrl tuşunu tutarak ve N tuşuna basarak), boş bir veritabanı oluşturmanızı sağlayacak diyalog kutusunun açılmasını sağlayabilirsiniz. Yeni diyalog kutusu açıldığında Veritabanı sekmesini tıklayın. Access'i tasarlayan uzmanlar, çeşitli kullanım alanları bulunan on ayrı veritabanı şablonu hazırlamış bulunuyorlar. Access ile veritabanı projelerinde büyük bir ihtimalle bu şablonlar hemen her ihtiyacınızı karşılayacaktır. Access'i tanımak için bu şabloların teker teker hepsini seçip, oluşturulmasını önerdiği dosyaların oluşturulmasını sağlayıp, sonra şablon sihirbazının her bir veritabanında ne gibi tablolar açtığını, bu tablolara ne gibi görevler yüklediğini, ne gibi alanlar oluşturduğunu gözlemenizde yarar var. Veritabanı yapan Access sihirbazlarının bir diğer marifeti veri girme ve rapor alma işlerinde kullanacağınız formları da oluşturmaktır. Bu formları inceleyerek, ilerde kendi formlarınızı tasarlamakta kullanacağınız ipuçları edinebilirsiniz. Ayrıca Access 2000, sadece tabloları, formları ve raporları oluşturmakla kalmayacak, bu veritabanını, sanki kendi başına bir program gibi, kullanmanızı sağlayacak grafik arayüzü bile inşa edecektir. Sihirbazları kullanarak, tabloları doldurulmaya, formları kullanılmaya ve raporları baskıya hazır veritabanlarını sık sık oluşturacaksınız; fakat kimi zaman bu tablolarda, formlarda veya raporlarda yeni bir alan eklemek, veya var olan bir alanı kaldırmak isteyebilirsiniz. Bunu yapabilmek için, Access'in bu nesnelerini nasıl oluşturabileceğimizi, nasıl düzenleyebileceğimizi veya değiştirebileceğimizi bilmemiz gerekir. Şimdi bir örnek üzerinde bunu birlikte yapalım. Alan Türleri Access Sihirbazlarıyla ilgili keşif turunu bitirdiğinizde, Yeni diyalog kutusunda Boş Access Veritabanı maddesini işaretleyip Tamam'ı tıklayın. Şimdi, kendi veritabanımızı kendimiz oluşturmaya başlayabiliriz. Açılacak diyalog kutusunda Genel sekmesinin seçili olmasına dikkat edin; ve Boş Veritabanı simgesini ve Tamam'ı tıklayın; Access 2000 'in önerdiği "vt1.mdb" adını "Adres Defteri.mdb" olarak (veya oluşturmak üzere yukarıda kağıt-kalemle planını yaptığınız veritabanına uygun bir ad vererek) değiştirin; yeni veritabanınızı Veritabanı penceresinde işlenmeye hazır bulacaksınız. Nesneler'den Tablolar'ın seçildiğini, ve tablo oluşturmak için kullanabileceğiniz üç aracın kısayolunu görüyorsunuz: Bunlar, tasarım görünümünde, Sihirbaz kullanarak ve veri girerek tablo oluşturmanızı sağlayan yöntemlerdir. Madem ki Access 2000 ile tabir yerinde ise sıfırdan tablo oluşturmaya karar verdik; o halde "Tasarım görünümünde tablo oluştur" maddesini tıklayarak, tablo oluşturma penceresini açın. Bu noktada yukarıda tablo tasarımıyla ilgili bölümde kendi veritabanımızı planladıysanız, bu planları önünüze çekin. Bu alıştırmayı yapmadıysanız, örnek olarak ele aldığımız Adres Defteri'ni birlikte oluşturabiliriz. Tasarım görünümde karşınıza gelen tablo biçimindeki araç, tablonuzdaki alanların adlarını, özellikleri ve doldurulması için gerekli işlemleri belirteceğiniz yerdir. Aile tablosunu oluşturmak için imlecinizi Alan Adı sütununun birinci satırının içine getirin ve "AileSıraNo" yazın. Kendi veritabanızı oluşturuyorsanız, herhangi bir tablodan işe başlayabilirsiniz; bu tablolardan birini seçin ve birinci sütunun adını yazın. Yukarıdaki örnek planda bu sütunun adının "Aile Sıra No" olmasını kararlaştırdığımız halde, burada alan adında boşluk bırakmadığımıza dikkat etmiş olmalısınız. Bu, daha sonra yazacağımız veri seçme komutlarının alan adlarında boşluk istememesinden kaynaklanıyor. Sonra klavyenizde sekme tuşuna basarak, imlecin Veri Türü sütununa gelmesini sağlayın ve burada beliren aşağı ok simgesini tıklayarak (veya klavyede Alt tuşunu tutarak ve aşağı ok tuşuna basarak) veri türleri listesini açın: Burada gördüğünüz veri türlerini tanıyorsunuz; bizim örneğimizde birinci alanımıza Access 2000'in otomatik olarak sıra numarası vermesini istediğimiz için burada Otomatik Sayı türünü seçiyoruz (Siz, kendi planınıza uygun bir türü seçebilirsiniz). Alan Özellikleri Tablo oluşturma penceresinin üst tarafında yaptığınız seçime göre, pencerenin Alan Özellikleri başlıklı alt bölümündeki bilgilerin değiştiğine dikkat edin. Buradaki kontrollerin çoğu Access ile veritabanı oluşturma beceriniz arttıkça kullanılacak niteliktedir. Alan özellikleri, o alandaki bilgilerin boyut, renk veya konumu gibi niteliklerini ve gizli olmek-görünür olmak gibi davranış biçimlerini tanımlar. Daha sonra verilerimizi biçimlendirirken bu kontrollerden yararlanacağız. Bazı alanların bazı özellikleri yoktur. Örneğin Alan Boyutu özelliği sadece metin, sayı ve otomatik sayı alanları için geçerlidir. Şimdi alan özelliklerind sık kullancaklarımızı ele alalım: Metin Alanları için alan boyutu: 0 ile 255 karakter arasında olmalıdır. Diğer alanların boyut sınırlaması yoktur. (Varsayılan boyut: 50) Sayı alanları için alan boyutu: Sayı olarak belirlediğiniz alanın boyutunu, Alan Özellikleri bölümünde Alan boyutu satırının sağındaki aşağı oku tıklayarak, şu seçenekler arasından seçebilirsiniz: Byte, ondalık, tamsayı, uzun tamsayı, tek, çift, yineleme kimliği (Replication ID). Biçim: Siz nasıl girerseniz girin verinin tabloda (ve daha sonra bu tablodan yapılacak şekilde oluşturulacak raporlarda ve formlarda) nasıl görüntüleneceğini belirler. Ayrıca buraya yazacağınız biçim komutları, girilebilecek verinin niteliğini de tayin eder. Giriş maskesi: Veritabanıza verileri girerken, önce girişi kolaylaştırmak, daha sonra da veri işlem sırasında verilerin istediğiniz biçimde olmasıını ve dolayısıyla işlemi kolaylaştırmak amacılya, veri girişini belirli bir biçim kuralına bağlayabilirsiniz. Söz gelimi telefon numaralarının daima (0555) 555-5555 gibi girilmesini sağlamak için bir metin alanına bunu sağlayacak giriş maskesi adı verilen komut ifadesini yazabilirsiniz. Bunun için giriş maskesi olarak (9999) 000 0000;;_ yazmanız gerekir. Fakat Access 2000, sık kullanılan, telefon numarası, Vergi dairesi ve numarası, posta kodu, sosyal sigortalar numarası, sigorta kod numarası, parola, ve çeşitli tarih ve saat biçimlerine uygun giriş maskelerini hazır veriyor. Bu hazır maskeleri bir alanınızın Alan Özellikleri bölümüne katmak için, giriş maskesi satırının sağındaki üç nokta simgesini tıklayın; açılacak Giriş Maskesi Sihirbazı'nda arzu ettiğiniz giriş biçimini seçin. Bir bilginin tablolara veya formlara belirli bir maske ile girilmesi, mutlaka o şekilde kaydedileceği anlamına gelmez. Özellikle parantez, kesme ve benzeri işaretleri kullandığınız giriş maskelerini veritabanı dosyaya yazılırken kaydettirmeniz gerekmez; bu dosya boyutunda tasarruf sağlar. Daha sonra raporlarınızda veya Access dosyalarından başka programl |