![]() |
|
|||||||
| Kayıt ol | Yardım | Üye Listesi | Ajanda | Forumları Okundu Kabul Et |
| Tags: butun, canakkale, savasi, yonleriyle |
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
||||
|
Harb Matbûât Karargâhı'ndan neşri rica olunur:
William George Stewart Fawkes Second Lieutenant Fifth Battalion Norfolk Regiment 163rd Brigade 54th Divison Mülâzım‑ı Sânî William George Stewart Fawkes: "12 Ağustos sene [1]915'de Anafartalar'da Karakol Dağı eteğinde, tekmil livâmız avcıya yayılmış olduğu hâlde, miralayımız gelerek saat tam dörtde ilerlememizi emretdi. Fakat nokta‑i nazarımızın ne olduğunu söylemedi. Kumandam altında bulunan takım ile ilerledim. Türk ateşi o derecede kesîf idi ki maiyetimde bulunanlar kâmilen mahv ve ihlâk edildiler. Çavuş ile ben kaldımİlerlememizi söyledim. Yüz yarda kadar daha ilerledik. Çavuş vuruldu ve düşdü. Ben yine aldırmayarak yalnız başıma yürüdüm. Otuz yarda yürüdükden sonra ben de vuruldum. Çok kan zâyi‘ etdiğimden kendimi güç hâl ile topladım. Ayakda yürümeye uğraşdım. Bilmem ne kadar bir mesafe yürümüşüm. Düşüp kaldım. Kendime geldiğim zaman semâda yıldızlar parlıyor. Yine kendimden geçmişim. Tekrar kendime geldiğim zaman zabt etmeye uğraşdığım Türk siperinin içinde ve etrafımda şefîk ve rahîm yüzlü Türk evlâdlarını gördüm. Bana su ve yiyecek verdiler ve omuzlarında taşıyarak müdâvât‑ı evveliye mevkiine götürdüler. Bu ulüvv‑i cenâbâne muamelenin ve bundan buraya gelinceye kadar gördüğüm muamele‑i insâniyetkârânenin hakikaten medyûn‑ı şükrânıyım. Bunu burada söylediğim gibi vatanıma dönmek nasib olursa orada da bî‑muhâbâ söyleyeceğime namusumla te’min ederim". ** No: 15665 P. T. William Cowhaun D Company 6th York Regiment 11nd Division 32nd Brigade Nefer William Cowhaun: "2 Eylül [1]915'de Tuzla civarında sol cenâh müntehâmızda Karakol Dağı'na olan hücumda ben de omuzumda erzak taşır iken nasıl oldu bilmem kendimi Türklerin elinde esir gördüm. 7 Ağustos [1]915'de şibh‑i cezîre üzerinde Suvla kurbunda karaya çıkdık. Benim vazifem ölüleri gömmekdi. Karaya ayak bastığımızdan yarım saat sonra Miralay Chaiman'ı gördüm. Çok zâyiât verdik ve bu harb bize pek pahalıya mâl oldu". Fî 13 Eylül sene [1]331 / [26 Eylül 1915] Karargâh‑ı Umumî İkinci Şube Müdürü
__________________
مَنْ لاَ يَرْحَمِ النَّاسَ لاَ يَرْحَمْهُ اللَّهُ İnsanlara merhamet etmeyene Allah merhamet etmez. |
|
||||
|
EN ÖNEMLİSİ ÇANAKKALE 57. ALAY SANCAĞI ESİR DÜŞMEMİŞDİR
57.ALAY SANCAĞI ALINAMAMIŞTIR... Padişah tarafından 57. Alaya verilen Madalyanın takılma töreni. ÇANAKKALE Savaşlarının nın 91. yıldönümü nedeniyle medya ve internet sitelerinde yer alan savaş hikayelerinin belki de en ilginci 57.Alay ve Sancağı hakkındadır. 57. Alay Çanakkale Savaşlarında kahramanca savaşmış ve son erine kadar şehit düşmüştü. Bir ağaç dalında bulunan Alay Sancağı ise Avustralyalılar tarafından Melbourne'a götürülmüştü ve müzede sergileniyordu. Altında ise şu yazı bulunuyordu: Bu Alay Sancağı Gelibolu savaş alanından getirtilmiştir ama esir edilmemiştir. Türk Ordusunun geleneklerine göre bir alayın sancağı, alayın son eri ölmeden teslim edilemez. Bu sancak, sonuncu muhafızın da altında ölü olarak yattığı bir ağacın dalına asılı olarak bulunmuştur. Kahramanlık timsali olarak karşınızda duran bu Türk Alayı Sancağını selamlamadan geçmeyin. Bir başka haberde ise aynı iddia bu kez şöyle dile getirlmişti:Ey ziyaretçi! Önünden geçmekte olduğun sancak dünya müzelerinin en nadir eseridir. Çünkü bu sancak dünyadaki tek esir Türk sancağıdır. Bütün alay şehit olduktan sonra, ağaca dayalı olarak bulunmuştur. Çanakkale Savaşı konusunda uzman tarihçi ve yazarlar bu iddiaları zaten yalanlarken, Avustralya'daki müzelerde ne bir Türk sancağı ne de altında böyle bir yazı bulunmadığı ortaya çıktı. Genelkurmay Başkanlığı bu konuda şu açıklamalarda bulundu: MELBOURNE'DE YOK 57. Alay'a Çanakkale Savaşlarından sonra sonra, 30 Kasım 1915'te Sultan V. Reşat'ın iradesiyle altın, gümüş imtiyaz ve harp madalyaları verilmiştir. Bu madalyalar, 25 Nisan 1916 tarihinde İstanbul - Şile arasında bulunan Çelebi Köyü'nün kuzeydoğusunda toplanan Alay'ın sancağına törenle takılmıştır. Dolayısıyla Alay Sancağı'nın Çanakkale Muharebeleri sırasında Avustralyalılar tarafından ele geçirildiği iddiası doğru değildir. Bazı yayınlarda bu sancağın bugün Avustralya Melbourne Müzesinde sergilendiği iddia edilmektedir. Bu iddialarla ilgili Melbourne Müzesinin de içinde yeraldığı dört müze adına Victoria Eyalet Müzesi tarafından gönderilen cevabi yazıda, ellerinde57. Alaya ait bir sancak bulunmadığı bilgisine ulaşılmıştır. YOK EDİLMİŞ OLABİLİR Günümüze dek geçen sürede 57. Alay Sancağına ilişkin herhangi bir bilgi aydınlığa kavuşmamıştır. Ancak, Türk ordu geleneği göz önüne alındığında, Alayın İngilizler tarafından esir alınırken, sancağını teslim etmeyerek imha etmiş olmasının kuvvetli bir ihtimal olduğu değerlendirilmektedir. 57.ALAY SANCAĞI ALINAMAMIŞTIR... Padişah tarafından 57. Alaya verilen Madalyanın takılma töreni. ÇANAKKALE Savaşlarının nın 91. yıldönümü nedeniyle medya ve internet sitelerinde yer alan savaş hikayelerinin belki de en ilginci 57.Alay ve Sancağı hakkındadır. 57. Alay Çanakkale Savaşlarında kahramanca savaşmış ve son erine kadar şehit düşmüştü. Bir ağaç dalında bulunan Alay Sancağı ise Avustralyalılar tarafından Melbourne'a götürülmüştü ve müzede sergileniyordu. Altında ise şu yazı bulunuyordu: Bu Alay Sancağı Gelibolu savaş alanından getirtilmiştir ama esir edilmemiştir. Türk Ordusunun geleneklerine göre bir alayın sancağı, alayın son eri ölmeden teslim edilemez. Bu sancak, sonuncu muhafızın da altında ölü olarak yattığı bir ağacın dalına asılı olarak bulunmuştur. Kahramanlık timsali olarak karşınızda duran bu Türk Alayı Sancağını selamlamadan geçmeyin. Bir başka haberde ise aynı iddia bu kez şöyle dile getirlmişti:Ey ziyaretçi! Önünden geçmekte olduğun sancak dünya müzelerinin en nadir eseridir. Çünkü bu sancak dünyadaki tek esir Türk sancağıdır. Bütün alay şehit olduktan sonra, ağaca dayalı olarak bulunmuştur. Çanakkale Savaşı konusunda uzman tarihçi ve yazarlar bu iddiaları zaten yalanlarken, Avustralya'daki müzelerde ne bir Türk sancağı ne de altında böyle bir yazı bulunmadığı ortaya çıktı. Genelkurmay Başkanlığı bu konuda şu açıklamalarda bulundu: MELBOURNE'DE YOK 57. Alay'a Çanakkale Savaşlarından sonra sonra, 30 Kasım 1915'te Sultan V. Reşat'ın iradesiyle altın, gümüş imtiyaz ve harp madalyaları verilmiştir. Bu madalyalar, 25 Nisan 1916 tarihinde İstanbul - Şile arasında bulunan Çelebi Köyü'nün kuzeydoğusunda toplanan Alay'ın sancağına törenle takılmıştır. Dolayısıyla Alay Sancağı'nın Çanakkale Muharebeleri sırasında Avustralyalılar tarafından ele geçirildiği iddiası doğru değildir. Bazı yayınlarda bu sancağın bugün Avustralya Melbourne Müzesinde sergilendiği iddia edilmektedir. Bu iddialarla ilgili Melbourne Müzesinin de içinde yeraldığı dört müze adına Victoria Eyalet Müzesi tarafından gönderilen cevabi yazıda, ellerinde57. Alaya ait bir sancak bulunmadığı bilgisine ulaşılmıştır. YOK EDİLMİŞ OLABİLİR Günümüze dek geçen sürede 57. Alay Sancağına ilişkin herhangi bir bilgi aydınlığa kavuşmamıştır. Ancak, Türk ordu geleneği göz önüne alındığında, Alayın İngilizler tarafından esir alınırken, sancağını teslim etmeyerek imha etmiş olmasının kuvvetli bir ihtimal olduğu değerlendirilmektedir.
__________________
مَنْ لاَ يَرْحَمِ النَّاسَ لاَ يَرْحَمْهُ اللَّهُ İnsanlara merhamet etmeyene Allah merhamet etmez. |
|
||||
|
Lapsekinin Beybaş köyünden içlerinden biri ...
Ve ağır yaralı. Zor nefes alıp vermekte .Son gayretiyle belki de,komutanının elbisesine yapışır. Kelimeler dudaklarından tane tane dökülür: "Ölme ihtimalim çok fazla...Ben bir pusula yazdım...Arkadaşıma ulaştırın kumandanım..."Derin bir nefes alıp yutkunduktan sonra devam eder konuşmaya:"Ben...Ben,köylüm Lapsekili İbrahim Onbaşından 1Mecid borç aldıydım.Kendisini göremedim.Belki ölebilirim.Ölürsem söyleyin,hakkını helal etsin..." "Sen merak etme evladım" der komutanı.Derken de Mehmetçiğimizin kan kırmızıya bulanmış alnını bir baba şefkatiyle okşamaktadır. Mehmetçik,vatanı,milleti için döktüğü kanının son damasını da akıtıp,komutanının kollarında şehitliğe ermek üzeredir ki,son nefesinde bir kez daha yineler:"Ben ölürsem söyleyin hakkını helal etsin."Ve can verir. Kocadere köyündeki büyük sargı yerine birbiri peşi sıralı yaralı Mehmetçikler gelmekte.Çoğu zaten şehit düşmüş,daha uluşamadan sargı yerine...Kalanların çoğu da can veriyor sargı yerinde.Şehitlerin üzerinden çıkan eşyalar,künyeler hemen komutanına ulaştırılıyor,kayıtlara geçsin diye. Yine öyle emanetlerden ikisi komutanın ellerinde.Biri bir künye ötekide pusula... Komutanın bakışları bu kutsul emanetlerde;gözleri yaş içinde.Künyede yazılı isim:"Lapsekili İbrahim Onbaşı"Pusulada yazılı not: "Ben Beybaş köyünden arkadaşım Halil'e 1 MECİD borç verdiydim.Kendisi beni göremedi.Biraz sonra taarruza kalkacağız.Belki ben dönemem.Arkadaşıma söyleyin,ben hakkımı helal ettim."
__________________
مَنْ لاَ يَرْحَمِ النَّاسَ لاَ يَرْحَمْهُ اللَّهُ İnsanlara merhamet etmeyene Allah merhamet etmez. |
![]() |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|