Paylaşım Sitesi  

Geri git   Paylaşım Sitesi > Sağlık > Sağlık Hakkında
Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Forumları Okundu Kabul Et

Tags: ,

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #21 (permalink)  
Alt 07-12-2007, 01:33
@ngel - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Cok Özel
 
Üyelik tarihi: Jun 2007
Nerden: เz๓เг
Yaş: 31
Mesajlar: 788
Tecrübe Puanı: 200042
@ngel has a reputation beyond repute@ngel has a reputation beyond repute@ngel has a reputation beyond repute@ngel has a reputation beyond repute@ngel has a reputation beyond repute@ngel has a reputation beyond repute@ngel has a reputation beyond repute@ngel has a reputation beyond repute@ngel has a reputation beyond repute@ngel has a reputation beyond repute@ngel has a reputation beyond repute
Standart

Kalp, göğüs ön duvarı arkasında, orta kısımda iki akciğer arasında yer alır. Kas dokusundan oluşmuştur. Temel işi kanı pompalamak olan hayati bir organdır.

Kalbin Önden Görünüşü

Kalbin ön taraftan görünümü

Kalbin İçerden Görünümü

Kalbin ön taraftan görünümü; sol ventrikül (karıncık), sağ ventrikül (sağ karıncık) ve sağ atriumun (sağ kulakçık) ön kısımları çıkarıldıktan sonra

Sağda ve solda birer kulakçık (atrium) ve karıncık (ventrikül) olmak üzere dört boşluktan oluşur. Sağdaki kulakçık ve karıncığı triküspit kapak; soldaki kulakçık ve karıncığı ise mitral kapak ayırır. Kalbin sol karıncığının bitimi ile kalpten çıkan ve insanın en büyük atardamarı olan aort damarının başlangıcı arasında aort kapağı vardır. Benzer olarak pulmoner kapak sağ karıncık ile pulmoner damar arasındadır. Kalbin sağ sistemine tüm vücuttan gelen kanı toplayan damarlar (vena cava inferior ve vena cava superior) açılır. Bu kan akciğer atardamarı (Pulmoner arter) ile sağ sistemden ayrılır. Akciğerlerden akciğer toplar damarları (pulmoner venler) ile dönen kan, sol kulakçık ve sol karıncığı dolaşarak aort damarları ile tüm vücuda pompalanır.

Kalbin dış yüzünü perikard denilen çepeçevre bir zar kaplar. Bu zar ile kalp arasında, kalbin çalışırken rahat hareket edebilmesi için çok az miktarda kayganlaştırıcı sıvı bulunur.
__________________
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #22 (permalink)  
Alt 07-12-2007, 01:33
@ngel - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Cok Özel
 
Üyelik tarihi: Jun 2007
Nerden: เz๓เг
Yaş: 31
Mesajlar: 788
Tecrübe Puanı: 200042
@ngel has a reputation beyond repute@ngel has a reputation beyond repute@ngel has a reputation beyond repute@ngel has a reputation beyond repute@ngel has a reputation beyond repute@ngel has a reputation beyond repute@ngel has a reputation beyond repute@ngel has a reputation beyond repute@ngel has a reputation beyond repute@ngel has a reputation beyond repute@ngel has a reputation beyond repute
Standart

Adams stokes sendromu

Geçici komplet kalp bloğuna (İnfranodal AtriyoVentriküler Blok) bağlı olarak gelişen ve hipotansiyonla beraber ciddi bradikardi veya asistoliyle sonuçlanan senkop durumudur.
Genel bilgi
Kalpten çıkan uyarının atriyoventriküler düğümü (AV Nodu) normal geçtiği halde, ventriküllerin özelleşmiş ileti sisteminde / His demetinde veya kardiyak ileti sisteminin her üç fasikülünde engellendiği AV blok olarak tanımlanabilecek olan İnfranodal AV Blok, ileri yaşta olan hastalarda sık görülür. Bayılma ve Konvülsiyon ile sonuçlanabilir. Eğer bu senkop infranodal bloğa bağlı ise Adams Stokes Krizi olarak adlandırılır. Adams Stokes Krizi, habersiz ortaya çıkar ve kısa sürer. Ancak, krizler giderek sıklaşma eğilimi taşır. Dakika nabız sayısı genellikle 20- 50 arasındadır. Juguler venöz nabızda "Dev A Dalgaları" farkedilebilir.
Etkilenen sistemler nelerdir ?
Kalp ve Damar Sistemi , Sinir Sistemi
Belirtileri nelerdir ?
Akut bradikardi (20-50/dk)
Hipotansiyon
Solukluk
Pozisyon veya efora bağlı olmayan duygu veya bilinç kaybı
Senkop veya senkopa benzer semptomların aniden oluşumu (çarpıntı olsun veya olmasın)
Juguler venöz nabızda dev A dalgaları.
Nedenleri nelerdir ?
İlaçlar
* Kalsiyum kanal blokerleri
* Beta blokerler
* Digoksin
* Ouabain
* Propafenon
* Klonidin

AV nodu tutan myokardiyal iskemi
Kalp ve ileti sistemini tutan infiltratif veya fibröz hastalıklar (Amiloid,Sifilis, Tümör)
Yaşa bağlı AV nodun dejenerasyonu
Nöromuskuler hastalıklar (myotonik musküler distrofi veya Kearns-Sayre Sendromu)
Risk faktörleri nelerdir ?
Kalsiyum Kanal Blokerleri, Beta Blokerler , Digoksin, Ouabain, Propafenon , Klonidin vb ilaçların kullanımı.
Koroner arteryel hastalık
AV nod disfonksiyonu
Akut myokard infarktüsü (özellikle akut sağ koroner arter oklüzyonu)
Amiloidoz
Chagas hastalığı
Kalbi tutan bağ doku hastalıkları (sistemik lupus eritemotosus, romatoid artrit)
Patolojik bulgular nelerdir ?
Serum digoksin düzeyleri artmış. Serum kardiyak enzimleri artmış. EKG, olayın monitorizasyonu veya Holter monitorü, yavaşlamış ve ventriküler kaçaksız geçici tam kalp bloğunu gösterir.
Yapılabilecek testler nelerdir ?
Elektrokardiyografi
Monitorizasyon
Holter Monitorizasyon
Tanısal işlemler nelerdir ?
Koroner iskemiyi ekarte etmek amacıyla koroner kateterizasyon
AV nodu ileti durumunun değerlendirilmesi amacıyla elektrofizyolojik testler
İnfiltratif hastalıktan kuşkulanıldığında myokard biyopsisi
Bakım ve önlemler nelerdir ?
Monitorizasyonun gerektiği durumlarda hospitalizasyon.
Devamlı tedavi, ambulatuar takip.
İşlemler boyunca kardiyak monitorizasyon
İşlemler boyunca mevcut trans-torasik pace
İşlemler boyunca atropin
İşlemler süresince geçici pace-makerin yerleştirilmesi ihtimali
Geçici tam kalp bloğu geri dönüşümsüz olduğu zaman kalıcı pacemaker uygulaması
Tanı konulduğunda tanı ile ilgili ve pace yerleştirildiğinde bununla ilgili hastaya yeterince bilgi sağlanmalıdır.
Tedavi yolları nelerdir ?
Atropin, 1 mg İV puşe tarzında, tam kalp bloğuyla beraber olan hipotansiyonda verilir. Toplam doz 2 mg oluncaya dek tekrarlanabilir Epinefrin, 1 mg 1:10.000 İV puşe halinde asistoli ile birlikte olan tam kalp bloğunda verilir, her 5 dakikada bir tekrarlanabilir. İsoproterenol damla halinde 1 mg , 250 ml % 5 dextroz veya normal serum fizyolojik ile dakikada 5 mikrogram perfüzyon şeklinde, atropin verilmesine karşın hipotansiyon ve bradikardi devam eden hastalarda Tam infranodal AV Blok için tek tedavi ; sağ ventrikül endokardına , ihtiyaç duyulduğu anda uyarı verecek olan demand-pace maker yerleştirilmesidir.
__________________
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #23 (permalink)  
Alt 07-12-2007, 01:35
@ngel - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Cok Özel
 
Üyelik tarihi: Jun 2007
Nerden: เz๓เг
Yaş: 31
Mesajlar: 788
Tecrübe Puanı: 200042
@ngel has a reputation beyond repute@ngel has a reputation beyond repute@ngel has a reputation beyond repute@ngel has a reputation beyond repute@ngel has a reputation beyond repute@ngel has a reputation beyond repute@ngel has a reputation beyond repute@ngel has a reputation beyond repute@ngel has a reputation beyond repute@ngel has a reputation beyond repute@ngel has a reputation beyond repute
Standart

Kalp ve Damar Hastalıkları
# Koroner Damar Hastalıkları(Kalp Krizi/Spazmı) Nasıl Oluşur?
Kalbde tıpkı diğer organlar gibi sürekli oksijenlenmeye ve beslenmeye yani kanlanmaya gerek duyar.Kalbin tüm yaşam boyu kesintisiz çalışmasının ilk güvencesi bu kanlanmayı sağlayan koroner damarlardır.Koroner damarların damar sertliği dediğimiz tutulumu kalbin beslenmesini bozarak bir dizi önemli ve bazen hayat tehdit edici olabilen sorunlara neden yolaçmaktadır.

Damar sertliği esas olarak,yağ,bazı bağ dokusu elemanları ve kimi dönüşmüş savunma hücrelerinden oluşmuş plak dediğimiz yapıların, damar iç duvarını zaman içinde daraltarak kalbe giden kan akımını kısıtlaması ve bazende tamamen kesmesi sonucunu doğurmaktadır.

Damar sertliği dışında daha az rastlanan ve benzer kan akımı kısıtlamasını ama bu kez farklı bir mekanizma ile yapabilen ve genellikle strele tetiklenen dmar spazmınada değinmeden geçmemeliyiz.

Nedeni ne olursa olsun kalbe giden azzalmış veya kesilmiş kan akımının ortak sonucu koroner kalp hastalığı denen bir dizi hastalığın oluşumudur.Bunlar: Yalnızca efor srfetme ile göğüs ağrısı vb yakınmaların belirdiği kararlı göğüs ağrıları; kalp krizine evrilme olasılığı yüksek olan yeni başlangıçlı veya istirahatde beliren kararsız ağrılar;kalp krizi ve ani kalp kaynaklı ölümlerdir.



Kalp krizi çoğu zaman,kalbi besleyen koroner damarlardaki damar sertliği ile oluşmuş damarı içten daraltan plakların yırtılması ve bu yırtılmanın kan pıhtılaşma mekanizmasını tetikleyerek damarı tam tıkaması ile oluşur.

Tıkanan damarın beslediği alan,yani kalp kası ölmektedir.

Pek çok kişide kalp-damar/koroner hastalıkların ilk belirtisi kalp krizi olabilmektedir.

Sıklıkla gün içerisinde sabah erken saatlerde ortaya çıkmaktadır.

Göğüs ağrısı çoğunlukla döş kemiğinin arkasında geniş bir alanda(örneğin nokta kadar değil) baskı, basınç,ezici tarzdadır.Ağrı heriki kola,omuza boyun ve çeneye,mideye yayılaabilmektedir.Ağrıya terleme, bulantı,halsizlik,kusma eşlik edebilir.

Günümüzde kalp krizinde tedavi yaklaşımı krizden sorumlu damarın pıhtı eriticiler veya acil koroner angiografi ile tıkanan damarın belirlenerek buraya balon angioplasti ve/veya stent uygulaması ile açılmasıdır.

Kalp krizi ortalama 3-7 gün süren mutlak hastane bakım ve gözetimini gerektirmektedir.






Bu tıkanmanın olmaması için,
Sigara içmeyin
Kilo verin,
Sıvı yağ ve beyaz et kullanın,
Hayvansal yağ tüketimini azaltın,
Kolesterol tüketimini azaltın,
Sebze ve meyve bol tüketin,
Haftada üç gün 30-45 dakika yürüyün,
Stresten uzaklaşmanın yolunu arayın,
KB(Tansiyon Yüksekliğini) kontrol edin,
Kan şekerinizi kontrol edin

Tıkanma riskini arttıranlar,
Kalıtım,
Sigara,
Stres,
Tansiyon yüksekliği,
Şeker hastalığı,
Kolesterol yüksekliği,
Faydalı kolesterol düşüklüğü,
Şişmanlık,
Hareketsiz yaşam,
Erkek cinsiyet
Dikkat edilirse bunlardan sadece kalıtım ve cinsiyeti değiştirmek olanaksız.



Koroner kalp hastalığının tüketilen toplam yağ miktarından çok, tüketilen yağın türü ile ilişkili olduğunu yukarıdaki grafiklerde olduğu gibi, farklı tüketim alışkanlıklarına sahip toplumlar için yapılan mukayeselerden çok açık şekilde görebiliriz. Temel protein kaynağı olarak çok sağlıklı deniz ürünlerini kullanmalarına rağmen, günlük kalori tüketiminin çok büyük kısmını karbonhidratlardan karşılayan, enerji ihtiyacının yanlızca %10 kadarını yağlardan elde eden Japon toplumundaki koroner kalp hastalığına yakalanma oranı onbinde 500 iken, günlük enerji ihtiyacının %40 kadarını başta zeytinyağı olmak üzere bitkisel kaynaklı yağlardan karşılayan Girit toplumunda koroner kalp hastalığına yakalanma oranı yalnızca onbinde 200'dür. Buna karşılık günlük enerjisinin %38 kadarını yağlardan, ancak çok büyük ölçüde doymuş yağlardan karşılayan Doğu Finlandiya toplumunda ise koroner kalp hastalığına yakalanma oranının onbinde 3000 gibi inanılması zor rekor bir düzeyde olduğu görülmektedir.

# Koroner Riskinizi Belirleyin
Franinghan Risk Skorlaması bu amaçla kullanılmaktadır. Bu skorlama hastaların 10 yıllık dönemde koroner kalp hastalığına yakalanma olasılıklarını yüzde olarak ifade etmektedir. Risk skorlaması kişinin yaş, total kolestrol, HDL kolestrol, sistolik kan basıncı, sigara içimi faktörlerini değerlendirilerek yapılmakta; her bir parametre için belirli değer aralığında hastaya puan verilmekte ve toplam puan risk skalasından yüzde değer olarak hesaplanmaktadır. Bu değerlendirme ile üç risk kategorisi belirlenebilmektedir.

I) Koroner arter hastalığı varlığı bilinen veya 10 yıllık riski % 20 üzerinde olan hastalar,

II) İki ya da daha fazla risk faktörü olan veya 10 yıllık risk faktörü %10-20 arasında olanlar,

III) 0-1 risk faktörü olan veya 10 yıllık risk faktörü % 10'un altında olanlar.


# Kalp Kapak Hastalıkları
Kalp kapak hastalıkları doğuştan gelebilir ve sonradan kazanılmış olabilir.

Halen ülkemizde en sık sebep ateşli eklem romatizmasının kalbi etkilemesi ile oluşmaktadır.

En sık tutulum mitral ve aort kapakla ilgili olanlardır.

Mitral kapak darlığı ve mitral kapak yetmezliği ile aort kapak darlığı ve aort kapak yetmezliği ençok karşılaşılan kalp-kapak hastalıklarıdır.

Belirtileri tutulan kapağın konumuna ve tutulumun türüne(darlık veya yetmezlik) göre değişmekle birlikte ortak belirtiler şunlar olabilir: özellikle efor sarfetme ile ortaya çıkan nefes darlığı,gece uyandıran nefes darlığı,çarpıntı atakları,iş yaparken çabuk yorulma,özellikle aort kapak darlığında bayılma ve göüs ağrısı, bacaklarda şişme vb.

Belirtilen hastalıkların tedavisinde cerrahi tedaviler(açık kalp ameliyatı gibi) veya cerrahi olmayan girişimsel tedaviler(örneğin mitral darlığında balonla mitral darlığının genişletilmesi gibi) uygulanmaktadır.

Kalp kapakçıklarındaki darlık ve/veya yetmezlikler hekimin steteskopla muayenesinde 'üfürüm' dediğimiz dinleme bulgusuna neden olmaktadır.





# Kalp Yetmezliği
Kalp yetmezliği kalbin kendine gelen kanı dokulara gerekli ve yeterli ölçüde gönderememesinden kaynaklanan belirti ve bulguları niteleyen durum/hastalıktır.

Kalp yetmezliğine koroner damar hastalıkları(örneğin kalp krizleri),kalp kapak hastalıkları(örneğin mitral kapak yetmezliği),uzun süre kontrolsüz hipertansiyon,kalp kasının kendi hastalıkları(myokarditler),kalp dışı sebepler(örneğin guatr bezinin aşırı çalışması) sebep olabilir.

Kalbin temlde pompa gücü yetersizliğine işaret eden kalp yetmezliğinde şu belirtiler olabilir:Efor veya istirahat halinde nefes darlığı,çabuk yorulma,sırtüstü yatamama,bacaklarda şişme,geceleri nefes darlığı ile uyanma,çarpıntı,kilo alma vb.

Uzun dönemde özelliklede kontrolsüz ise kalp boşluk ve boyutlrında büyüme ile sonuçlanır.

Tedavide eğer edilebiliyosa kalp yetmezliğine neden olan altda yatan hastalığın tedavisi asastır(örneğin koroner damarlardaki darlıkların balon angiplasti,stent,kalp cerrahisivb yenden kanlandırılması,hipertansiyonun etkili kontrolü gibi) esasdır.Bunun yanında tuz kısıtlaması,egzersiz, kalp yetmezliğine yönelik ilaçların(digital,idrar söktürücüler,damar genişletici ilaçlarvb) tedaviyi tamamlar.Kalp transplantasyonu,kalp pili uygulamaları da diğer bazı yaklaşımlardır.



# Ritm Bozuklukları
Normal bir kalp sağ kulakçıkda yeralan sinus düğmünden çıkan bir elektrik uyarısının önce heriki kulakçığa yayılarak önce kulakçıkların kasılmasına neden olur. Kasılan kulakçıklar içlerindeki kanı karıncıklara boşaltırlar. Bu arada oluşan elektrik dalgası karıncıklara geçmeden,kulakcıkların kasılmasına zaman tanımak için başka bir düğüm olan atrioventriküler düğümde bekletilmektedir.Uyarının karıncıklara yayılması ilede karıncıklar kasılacaktır.

Kalbte bu elektik uyarısının izlediği yol kalbin elektrik kaydı demek olan elektrokardigrafide(EKG) izlenebilmektedir.

Normal bir kalp,istirahatde dakikada 60-100 arasında bir hızla çalışmaktadır.60'ın altındaki hızlara bradikardi,100'ün üzerindeki hızlara taşikardi denmektedir.

Bradikardik Ritm bozuklukları kalp elektrik sisteminin herhangi bir yerindeki duraklamadan kaynaklanabilir.Taşikardik ritm bozuklukları karıncıkların normalde olmaması gereken bir uyarıyı çıkarması ile(ventriküler ritm bozuklukları) veya kulakçıkların kendi başına bir ritmi oluşturması ile(supraventriküler) oluşabilir.

Hemen hertürlü kalp hastalığı ,zehirli guatr ,elektrolit(potasyum,kalsiyum VB),hipertansiyon başlıca sebeplerdir.

Çarpıntı,başdönmesi,halsizlik,bayılma başlıca belirtilerdir.



# Hipertansiyon
Hipertansiyon kan basıncının büyük tansiyon (sistolik) için 130 milimetre civa; küçük tansiyon için 80 milimetre civa değerinden daha yüksek olması durumudur.

Kan basıncı değeri kalp atım hızı, her kalp atımında kalbin damarlara attığı kan hacmi ve damar duvarı direncinin çarpımına eşittir.

Yaşla birlikde sıklığı artmaktadır.Nedeni büyük oranda bilinmez.artmış tuz alımı,aşırı kilolu olmak,hareketsizlik,ailede hipertansiyonlu kişilerin varlığı etkenlerden bazılarıdır.

Önemi koroner damar ve beyin damar (örneğin felçler)hastalıkları başta olmak üzere böbrek, göz vb birçok organla ilgili hastalıkların oluşum ve ilerlemesini hızlandırmasındandır.Etkili kan basıncı kontrolünün belirtilen hastalıklarla ilgili ölümleri anlamlı oranda azaltdığını göstermişdir.

Genellikle sinsi seyreder ve nadiren belirti verir.baş(özellikle ense bölgesinde)ağrısı ve dönmesi,halsizlik,çarpıntı gibi çok özellikli olmayan yakınmalara neden olabilr.

Mutlaka etkin biçimde tedavi edilmelidir.Egzersiz,tuz kısıtlaması,fazla kiloların verilmesi ve gereğinde ilaçların kullanılması başlıca tedavi yaklaşımlarıdır.
__________________
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #24 (permalink)  
Alt 07-12-2007, 01:35
@ngel - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Cok Özel
 
Üyelik tarihi: Jun 2007
Nerden: เz๓เг
Yaş: 31
Mesajlar: 788
Tecrübe Puanı: 200042
@ngel has a reputation beyond repute@ngel has a reputation beyond repute@ngel has a reputation beyond repute@ngel has a reputation beyond repute@ngel has a reputation beyond repute@ngel has a reputation beyond repute@ngel has a reputation beyond repute@ngel has a reputation beyond repute@ngel has a reputation beyond repute@ngel has a reputation beyond repute@ngel has a reputation beyond repute
Standart

Mitral Kapak Hastalığı » Mitral Kapak Hastalığı Nedir?

Mitral kapak, kalbin sol kulakçığı ile sol karıncığı arasında yer alır ve kanın geriye kaçmasını engeller. Mitral kapağın 4 komponenti vardır ve kapak açıklığı 4-6 cm2 dir. Bu komponentler iki adet yaprakçık, kapağın kalbe oturduğu halka , yaprakçıklardan uzanan 60 adet ipliksi doku ve ipliksi dokuların sol karıncığa tutunmasını ve kapağın açılıp kapanmasını sağlayan 3 adet kastan oluşur. Bu kaslar iki yaprakçığa farklı açılardan ipliksi dokular ile tutunarak kapağın açılmasını ve yaprakçıkların orta noktada buluşarak kapanmasını sağlar. Mitral kapağa ait bu komponenetlerden birinde herhangi bir nedenle meydana gelen hasar kapakta darlık yada yetmezliğe sebep olabilir. Mitral kapakta darlık yada yetmezlik sonucu istirahat halinde yada iş yapmakla ortaya çıkan çarpıntı, nefes darlığı, yorgunluk ve kanlı balgam şikayetlerinin belirmesine mitral kapak hastalığı denir

Mitral kapak hastalığı ülkemizde en sık romatizmal kalp hastalığına bağlıdır ve mitral darlığı şeklindedir. Batı ülkelerinde ise genellikle yaşlılarda görülen mitral kapağın dejeneratif hastalığıdır ve mitral yetmezliği şeklindedir. Genel olarak mitral kapak hastalığının nedenleri şu şekildedir.

1. Ateşli romatizmal hastalık

Bizim ülkemizde olduğu gibi özellikle gelişmekte olan ülkelerde mitral kapak hastalığının en sık nedenidir. Beta mikrobu olarak bilinen bakteri sıklıkla boğaz enfeksiyonuna neden olur ve yaklaşık 3 hafta sonra eklemlerde şişlik ve kızarıklık ortaya çıkar. Eğer mikroba bağlı gelişen vücuttaki savunma sistemi kalp kapağınıda tutarsa kapakta hasarlanma meydana gelir. Mitral kapakta meydana gelen hasar yaprakçıklarda yapışıklıklara neden olur ve genelde darlık şeklinde ortaya çıkmaktadır.

2. Mitral kapağın sol kulakçığa sarkması

Gelişmiş batı ülkelerinde en sık görülen nedendir.Ailesel geçişli olup, kadınlarda sık olarak görülür. Mitral kapak yaprakçıklarına tutunan ipliksi dokularda uzamadan dolayı yaprakçıkların sol kulakçığa sarkması sonucu oluşur. Mitral kapakta yetmezliğe bağlı hastalık oluşturur, darlık görülmez.

3 . Geçirilmiş kalp iltihabı

Geçirilmiş kalp iltihabı diğer kapaklarda hasara neden olabileceği gibi mitral kapaktada hasara neden olabilir. Ölüm oranı yüksektir ve sıklıkla direnci düşmüş, yaşlı, şeker hastaları ve uyuşturucu bağımlılarında görülür.

4. Doğumsal nedenler

Doğumsal olarak mitral kapaktaki komponentlerdeki anormalliklere bağlı darlık yada yetmezlik şeklinde meydana gelebilir. En az görülen nedenlerdendir.

5. Geçirilmiş kalp krizi

Mitral kapağın beslenmesi kalp damarları tarafından olmaktadır. Özellikle sol karıncığı besleyen kalp damarlarında tıkanma sonucu, mitral kapağın sol karıncığa tutunmasını sağlayan kas dokunun ölümü meydana gelebilir. Bu kas dokusunun ölmesi sonucu mitral kapak yaprakçıkları açılıp kapanamaz ve yetmezlik meydana gelir.

Mitral kapak hastalığında hastaların şikayeti olabilir yada olmayabilir. Belirtiler genelde iş yaparken ortaya çıkabildiği gibi, istirahat halindede görülebilir. İstirahat halindeki şikayetler hastalığın ilerlediğinin göstergesidir. Bu tip hastalarda kalbin kas yapısında bozulma olabileceğinden, ameliyattan fayda görüp görmeyeceği yapılan tetkiklerle detaylı değerlendirilmelidir.

Hastalar genelde iş yaparken göğüs ağrısı, nefes darlığı, çabuk yorulma,çarpıntı ve kanlı balgam şikayetlerinden yakınırlar.

Mitral yetmezliğinde sol kulakçığın fazla genişlemesine bağlı ritim bozukluğu sıklıkla görülür. Bu tür ritim bozukluğunda hastaların kalbi, sanki güvercin kanadı çırpıyormuş hissi verircesine çarpar. Oldukça sıkıntıya sokar ve beraberinde akciğerlerde sıvı birikimine bağlı nefes darlığına neden olur.

Mitral darlığında ise sol kulakcıktaki kanın akışkanlığının yavaşlamasından dolayı pıhtı oluşabilir. Bu pıhtının yerinden oynaması sonucu vucuttaki kol, bacak yada beyin damarlarını tıkayabilir ve hayatı tehdit eden çok ciddi tablolara yol açabilir.

Yakınmaları olan hastaların kalp doktoruna başvurmasıyla muayenesi yapılır. Kalp seslerinde dinlemekle üfürüm duyulur. Kalb ultrasonu diyebileceğimiz ‘‘Ekokardiyografi ,, cihazı ile kalp kapaklarındaki darlık ve yetmezliğin derecesi belirlenir. Eğer kapaktaki darlığın yeri ve bozukluğun derecesi ekokardiyografi ile tam olarak belirlenemezse ve hasta 40 yaşın üstünde ise kalp damarlarınıda görüntülemek maksadıyla ‘‘Kateterizasyon,, yapılır. Kateterizasyon lokal anestezi ile kasıktan girilen tel ile kalbin damarları ve kapaklarının ilaçlı madde ile görüntülenmesidir.

İlaç tedavisi genelde hastalığın cerrahi tedavi sınırına ulaşmadığı, 6 ay süre ile düzenli olarak yapılan takipleri boyunca uygulanır.

Temel tedavi ilkeleri ;

1.Romatizmal ateş hastalığının tekrarlamasını önleme

Romatizmal nedenli mitral kapak hastalığında, tekrar eden boğaz enfeksiyonuna bağlı kalp kapağının hasarında şiddetli artış meydana gelmektedir. Bu nedenle ateşli romatizmal hastalık geçiren hastaları boğaz enfeksiyonundan korumalı ve her ay kalçadan penisilin iğnesi yapılmalıdır.

2.Kalp iltihabı riskinden korunma

Kalp kapağında özellikle romatizmal hastalık nedenli hasarı olan hastalar, ufak cerrahi girişimlerden önce mutlaka doktoruna danışmalı ve uygun antibiyotik tedavisi planlanmalıdır. Ufak cerrahi girişimlerden ( Diş çektirme, sünnet, endoskopi yapılması gibi) sonra kana geçen bakteriler hasarlı kalp kapağında hayatı tehdit eden iltihaba neden olabilir.

3. Gelişen ritim bozuklukları ile mücadele

Sol kulakçığın genişlemesinden dolayı ortaya çıkan ritim bozuklukları uygun antiaritmik ilaçlarla tedavi edilir.

4.Pıhtı gelişimine karşı koruyucu tedavi

Özellikle sol kulakçığın genişlemesinden dolayı ortaya çıkan ritim bozukluğu pıhtı gelişimine neden olabilir. Bu maksatla kanı sulandırıcı coumadin, aspirin yada ciltaltı enjeksiyon şeklinde heparin tedavisi uygulanır.



Mitral kapak hastalığında tedavi darlık yada yetmezliğe göre değişebilmektedir. Mitral kapak hastalığında cerrahi tedavi , kapağın onarımı yada değiştirilmesi şeklindedir. Fakat mitral darlığında, yetmezlikten farklı olarak iki tedavi yöntemi daha vardır. Birincisi dar olan kapağı lokal anestezi ile kasıktan sokulan telin ucundaki balonla genişletmedir. İkinci yöntem ise genel anestezi altında sol koltuk altından göğüs boşluğuna ve oradanda kalbin sol kulakçığına girilerek cerrahın parmağıyla genişletmesi şeklinde yapılır. İkinci tedavi yöntemi 20 sene önce çok kullanılan cerrahi teknik olup günümüzde terk edilmektedir.

Onarım cerrahisi kapağın şekli çok bozulmamış uygun olan vakalarda ve sıklıkla da çocuk sahibi olmamış genç anne adaylarında tercih edilir. Çıkarılan mitral kapağın yerine ise metal kapak veya başka canlıdan ( insan, domuz, sığır ) alınan işlem görmüş doku kapakları takılır. Metal kapaklar çift yapraklı, tek yapraklı ve toplu kafes şeklindedir. Günümüzde mitral kapak için en dayanıklısı çift yapraklı metal kapaklardır. Fakat pıhtı yapma ihtimalinden dolayı devamlı olarak ‘‘coumadin,, denilen kanı sulandırıcı ilaç kullanması gerekmektedir.

Doku kapakları ise aynı (insan) yada farklı (domuz,sığır) türdeki canlılardan alınan işlem görmüş kapaklardır. Metal kapaklara göre ömrü daha kısadır. Genelde 10-15 sene içerisinde özelliğini yitirmektedir. Fakat coumadin kullanımı gerektirmez. Bundan dolayıda düzenli ilaç kullanamayacak psikiyatrik hastalar, çocuk sahibi olmamış genç anne adayları ve yaşam beklentisi yaklaşık 10 –15 sene olan 65 yaş üstü hastalarda tercih edilir.


Mitral kapak hastaları şikayetlerinin durumuna, kalbin kasılma fonksiyonlarına, kapaktaki darlık yada yetmezliğinin derecesine göre değerlendirilmektedir. Bu sebeple hastanın ameliyat olma sınırı belirlenmelidir. Ameliyat sınırına ulaşmayan hastalar ilaç tedavisi altında 6 aylık sürelerle takip edilmelidir. Buna göre ameliyat sınırı şu şekilde belirlenir.

Mitral Darlığında kapak onarımı için kriterler şunlardır :

1. İstirahat halinde yada günlük işleri yaparken ortaya çıkan nefes darlığı, çarpıntı şikayetleri olan ;

* orta yada şiddetli mitral darlığı mevcut ( kapak alanı : 1,5 cm2 den küçük ),
* balonla genişletme yapılamayan,
* kanı sulandırıcı ilaç tedavisine rağmen sol kulakçığında pıhtısı bulunan,
* kapak şekli onarım için uygun,
* Ameliyat esnasında onarım kararı alınan esnek olmayan veya kireçlenmiş kapağı olan hastalar,



Mitral darlığında kapak değiştirilmesi için kriterler şunlardır :

1. İstirahat halinde yada günlük işleri yaparken otaya çıkan nefes darlığı, çarpıntı şikayetleri olan ;

* orta yada şiddetli mitral darlığı mevcut ( kapak alanı : 1,5 cm2 den küçük),
* balonla genişletme yapılamayan kapak şekli onarım için uygun olmayan hastalar,

2. Şikayetleri olmayan hastalarda;

* şiddetli mitral darlığı mevcut ( kapak alanı : 1cm2 den küçük ),
* balonla genişletme yapılamayan ve kapak şekli onarım için uygun olmayan ,
* kanı sulandırıcı ilaç tedavisine rağmen sol kulakçığında pıhtısı bulunan yada vücudun herhangi bir yerine kalpten pıhtı atılması durumunda,
* Sol kulakçığı 45 mm den büyük ve ritim bozukluğu olan,
* Birlikte kalp iltihabının bulunması,
* Birlikte kalp damarlarında tıkanıklığının olması;

Mitral yetmezliğinde kapak değiştirilmesi için kriterler şunlardır :

1. İstirahat halinde yada günlük işleri yaparken otaya çıkan nefes darlığı, çarpıntı şikayetleri olan ;

* 3. ve 4. Derece mitral yetmezliği olan ,
* Kalbin kasılma fonksiyonunun %60 ın altına inmesi ve sol karıncığın kasılma sonu çapının 45 mm den büyük olması,

2. Şikayetleri olsun yada olmasın;

* Kalbin kasılma fonksiyonunun %50-60 arasında ve sol karıncığın kasılma sonu çapının 45 mm den büyük , sol karıncıkta gelişen orta derecede fonksiyon bozukluğu,
* İleri derecede mitral yetmezliği ile birlikte sol kulakçığın çapının 45 mm nin üstünde olması,
* Ritim bozukluğunun varlığı,
* Beraberinde kalp damarlarında tıkanıklık olması
__________________
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #25 (permalink)  
Alt 07-12-2007, 01:36
@ngel - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Cok Özel
 
Üyelik tarihi: Jun 2007
Nerden: เz๓เг
Yaş: 31
Mesajlar: 788
Tecrübe Puanı: 200042
@ngel has a reputation beyond repute@ngel has a reputation beyond repute@ngel has a reputation beyond repute@ngel has a reputation beyond repute@ngel has a reputation beyond repute@ngel has a reputation beyond repute@ngel has a reputation beyond repute@ngel has a reputation beyond repute@ngel has a reputation beyond repute@ngel has a reputation beyond repute@ngel has a reputation beyond repute
Standart

Wolff Parkinson White Sendromu Nedir?

Wolff Parkinson White (WPW) Sendromu, kalbin doğumsal bir hastalığıdır. Preeksitasyon sendromu olarak bilinen bir grup hastalığın en çok bilinenidir. Bilindiği gibi kalbin çalışması sinüs (sinoatrial) düğümden (Bakınız: Kalbin iletim sistemi) çıkan küçük elektrik akımlarının özel bir iletim sistemi yolu ile kalbe dağılması böylece kalp hücrelerinin kasılması ile olur. İletim yolları ile gelen uyarı önce atriumların kasılmasını sağlar, sonra AV düğüme gelir ve burada biraz bekledikten sonra ventriküllere iner ve son olarak ventriküller kasılır (Bakınız: Kalbimiz nasıl çalışıyor?).

Kalbin kesidini görüyoruz. WPW sendromumda normalde olmayan aksesuvar yollar bulunur. Bu yollar sinüs düğümünden çıkan uyarıların AV düğüme uğramadan doğrudan ventriküllere ulaşmasına neden olur. Bu da çeşitli aritmilere yol açabilir.

WPW sendromunda ise kalpte ekstra iletim yolları bulunur (aksesuvar yollar: Kent lifleri). Bu ekstra iletim yolları sinüs düğümünden çıkan uyarıların AV düğüme uğramadan atriumlardan direk olarak ventriküllere inmesine neden olur. İletim bazen veya devamlı olarak bu ekstra yollar ile olur. Bu durum, çoğu insanda her hangi bir probleme neden olmazken, bazı durumlarda kalbin hızlı çalışmasına (takikardi) neden olan aritmileri oluşturabilir. Bu aritmiler sıklıkla atrial fibrilasyon ve atrioventriküler reentran takikardi (AVNRT)'dir. Bu aritmiler hastalarda çarpıntı, göz kararması ve hatta bazen baygınlığa neden olabilir.

WPW sendromunda şikayetler bazen uzun bir zaman uykuya geçer, fakat ileride tekrar ortaya çıkabilir. Bazen ise zamanlar Kent lifleri iletimi iletme özelliğini yitirir ve problem ortadan kalkar. Nadiren de ölümcül bir aritmi olan ventriküler fibrilasyona neden olabilir (Bakınız: Ritim bozuklukları). Ventriküler fibrilasyon oluşma riski oldukça nadirdir (%1'den az).

WPW sendromlu hastaların %70'inde başka bir kalp hastalığı bulunmaz. %30 hastada ise değişik kalp hastalıkları birlikte bulunur:

* Mitral valv prolapsusu (MVP): Mitral kapaklarda doğumsal bir gevşeklik vardır. Bundan dolayı mitral yetmezliği gelişebilir.
* Kardiyomyopati (KMP): Kalp kası hastalığıdır. Kalp kasında anormal olarak genişleme (dilate KMP), kalınlaşma (hipertrofik KMP) veya sertleşme (restriktif KMP) olur.
* Ebstein Anomalisi: Nadir görülen bir doğumsal kalp hastalığıdır. Triküspit kapakta deformasyon ve aşağı doğru yer değiştirme bulunur. Morarmaya neden olur.

Sıklık

WPW sendromunun toplumdaki sıklığı 100.000'de 1'dir. Erkeklerde daha sıktır. Çoğunlukla çocukluk veya ergenlik yıllarında teşhis edilir. Çocuklar ve ergenlerdeki en sık takikardi nedenidir.

Şikayetler

Takikardi (kalbin hızlı çalışması) gelişene kadar hastalarda her hangi bir şikayet olmaz. Takikardi olduğu zaman ise şikayetler, takikardinin tipine ve ne kadar hızlı olduğuna göre değişiklik gösterir:

* Çarpıntı hissi
* Değişik derecelerde göğüs ağrısı
* Baş dönmesi, göz kararması, terleme, bulantı
* Bayılma (senkop)
* Yorgunluk
* Nefes darlığı
* Çok nadiren ventriküler fibrilasyon oluşursa kalp durması

Tanı

Hastanın hikayesi, aile özellikleri ve şikayetler incelenir. Kalp steteskop ile dinlenir. O sırada çarpıntı varsa ritim düzenli ve ya düzensiz olabilir. Hızı ise 150-250 arasındadır. Kan basıncı normal veya düşük bulunabilir. EKG mutlaka incelenir. EKG'de WPW için tipik özellikler bulunur: EKG'de QRS kompleksinin başında ekstra iletim yollarını gösteren delta dalgası vardır. Bu dalga takikardi olmasa bile görünür. EKG'de WPW işaretleri görünmezse uzun süreli EKG kayıtları (Holter) alınması gerekli olabilir.

WPW sendromlu bir hastada 12 derivasyonlu EKG'yi görüyoruz. QRS kompleksinin hemen başında, WPW sendromu için tipik olan delta dalgası görülüyor.

Gerekli olan durumlarda elektrofizyolojik çalışma (EPS) yapılabilir. Bu çalışma ile kalbin elektrik aktivitesi ve iletim yolları ayrıntılı incelenir.

Tedavi

Şikayeti olmayan veya çok hafif çarpıntısı olan hastalara her hangi bir tedavi gerekmez. Diğer hastalara ise antiaritmik ilaçlar gerekli olabilir. İlaçlara rağmen takikardi ataklarını tam olarak ortadan kaldırmak mümkün olmayabilir. İlaçlar bazen aritmiyi daha ağırlaştırabileceği için mutlaka doktor gözetiminde ve kontrol altında kullanılmalıdır.

İlacın etkili olmadığı veya uygun olmadığı durumlarda kateter ablasyonu gerekli olabilir. Kateter ablasyonu WPW tedavisinde oldukça etkin ve tercih edilir bir tedavi yöntemidir. Başarı oranı %90'nın üzerindedir ve riski düşüktür. Başarılı işlem sonrası ilaç gereksinimi ortadan kalktığı için ilaç kullanmak istemeyen veya ilacın uygun olmadığı hastalarda seçkin bir tedavi yöntemidir.

WPW Sendromunun varyantları:

WPW Sendromunun varyantlarında da ekstra iletim yolları vardır. Bunlar da takikardilere neden olabilir (Lown–Ganong–Levine [LGL] sendromu, Nodoventriküler yollar, Fasiküloventriküler yollar gibi).

Kalbin iki karıncığı arasındaki duvarda açıklık (delik) olmasıdır. Bu açıklık vasıtasıyla sol ventriküldeki temiz kan (oksijenlenmiş kan) sağ kalbe, buradan da akciğerlere gider.



Delik değişik çaplarda olabilir. Deliğin büyük olduğu durumlarda geçen kan, bir taraftan akciğer atardamarlarında basınç yükselmesine sebep olur, diğer taraftan artan kan akımı kalbin daha fazla çalışmasına ve daha fazla yorulmasına sebep olur.

Şikayetler?

Deliğin çapı şikayetlerde önemli rol oynar. Küçük VSD’li hastalarda genellikle hiçbir şikayet görülmez.

Geniş olduğu durumlarda ise bebeklerde hızlı nefes alıp verme, özellikle emerken aşırı terleme, yeterli kilo alamama ve emme sırasında yorulma dikkati çeker.

Tanı nasıl konulur?

Tanı, küçük defektlerde genellikle herhangi bir nedenle doktora gidildiğinde muayene sırasında üfürümün duyulması ile tesadüfen konur.

Büyük defektlerde ise muayene sırasında üfürüm duyulur ve birlikte kalp yetersizliği bulguları vardır. Bu hastalarda sık sık zatürree, bronşit gibi akciğer hastalıkları da sık görülür. Genellikle çocuk doktora hasta olduğunda götürüldüğünden, böyle ağır hasta ve huzursuz bir bebekte diğer bulgular zor fark edilir. Bu hastaların bir kısmı akciğer enfeksiyonu tedavileri ile kısmen düzelmekle birlikte, kesin tanı konulması bu nedenle çok gecikebilmektedir. Erken tanı için ülkemizde sağlıklı çocukların da doktor kontrolüne götürülmesi alışkanlığının kazanılması şarttır. Kesin tanı çocuk kardiyoloji uzmanınca yapılan muayene ve ekokardiyografi ile konur.

Tedavide ne yapılabilir?

Küçük defektlerde genellikle tedavi gerekmez. Ancak sünnet, diş çekimi, diş dolgusu gibi bazı girişimler öncesinde endokardite (kalbin iç tabakasının iltihabı) karşı koruyucu tedaviye ihtiyaç gösterirler.

Büyük defektlerde ise kalbin çalışma gücü ilaç tedavisi ile arttırılmaya çalışılır. Çocuk büyüdükçe açıklığın küçülüp küçülmediğine bakılır. Düzelme saptanmayan hastalarda bu açıklığın cerrahi olarak kapatılması gerekebilir. Bazı hastalarda cerrahi öncesinde kalp kateterizasyonu yapılması gerekebilir. Cerrahi için uygun zaman genellikle 6 ay civarıdır. Açıklık bir yama ile kapatılıp, kan kaçağı engellenir. Ameliyatın az da olsa risk taşıdığı bilinmelidir.

İleriye dönük yapılması gerekenler?

Sünnet, diş çekimi, diş dolgusu gibi cerrahi girişimler öncesinde endokardite (kalbin iç tabakasının iltihabı) karşı koruyucu antibiyotik tedavisi verilir. Bu, ameliyat olmuş hastalar için de 4-5 yıl süre geçerlidir. Hastaların belli aralıklarla doktor kontrolünde olması gerekir.
__________________
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #26 (permalink)  
Alt 07-12-2007, 01:36
@ngel - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Cok Özel
 
Üyelik tarihi: Jun 2007
Nerden: เz๓เг
Yaş: 31
Mesajlar: 788
Tecrübe Puanı: 200042
@ngel has a reputation beyond repute@ngel has a reputation beyond repute@ngel has a reputation beyond repute@ngel has a reputation beyond repute@ngel has a reputation beyond repute@ngel has a reputation beyond repute@ngel has a reputation beyond repute@ngel has a reputation beyond repute@ngel has a reputation beyond repute@ngel has a reputation beyond repute@ngel has a reputation beyond repute
Standart

Kalp yetmezliği

--------------------------------------------------------------------------------

Kalbin kan pompalama gücünün yetersiz olduğu ciddi bir hastalıktır.
Vücuda yeterli kan akımını olmaz, akım bozulduğu için kalbe dönemeyen kan damarlarda birikir.
Pompalama yetersizliği, kalbin kendi damarlarına ait hastalıklar, kalp kası hastalıkları, kalp kapakçık hastalıkları, tansiyon yüksekliği ve alkole bağlı olarak ortaya çıkar.
İnsanlar, "yoğun kalp akciğer rehabilitasyon" programlarını (Egzersiz, beslenme alışkanlıklarının değişmesi, düzenli ilaç kullanımı ve yaşam tarzı değişiklikleri) öğrenerek kalp yetmezliği ile savaşabilirler.
Kalp yetmezliği belirtileri:

Ayak bileklerinde şişme (Hasta yatalaksa şişme, sırtın alt kısımlarında görülür) .
Kesik kesik nefes alma(Genellikle çaba ile ve sırtüstü yatınca),
Halsizlik, iştah değişmeleri,
Göğüs ağrıları,
Kilo değişiklikleri,
Nezle gibi hafif hastalıklara dirençsizlik.
Tanı :

Merdiven çıkarken ve ekzersiz halinde nefes darlığı olur.İleri dönemlerde yüksek yastıkta yatma zorunluluğu ve geceleri nefes darlığı görülür. Halsizlik ve nefes darlığı hissedince doktora başvurmak gerekir. Bir seri test yapılır.
Ejeksiyon fraksiyonu EF (kalbin her kasılmada ne kadar kan alıp pompaladığının ölçülmesi sonucu elde edilen değer)
O2 tüketimi testleri (kalp ve akciğerlerin vücuda O2 sağlamak için nasıl çalıştığını belirleyen testler)
Kalp yetmezliğinin anahtar belirtilerinden bir tanesi "efor kapasitesi " azalmasıdır.Bunu anlıyabilmek için kalp-akciğer ekzersiz testleri yapılır.Bu testler kalbin, akciğerlerin,kan damarlarının ve kasların bir arada çalışmaları hakkında bilgi verir.Bilgisayar yardımıyla yapılan bu testte, VO2 max adı verilen bir değer elde edilir.Bu değer, hastanın maksimal ekzersizdeki O2 tüketimini verir.
Kalp yetmezliği hastalarının Beslenme Kuralları:

Yukarda yazılı kurallar, kalp yetmezliği hastaları için de geçerlidir.
Bu kurallara ilave olarak özellikle tuzsuz beslenmeye dikkat edin.
Sodyum sağlık için gerekli bir mineraldir. Tüm yiyeceklerde, özellikle tuzda bulunur. Çoğu insan gereğinden fazlasını alır. Vücüt fazla sodyumdan kurtulamazsa sıvı birikir. Fazla sıvı kalbin ve böbreklerin çalışmasını zorlar ve kan basıncını yükseltir. Daha az sodyum yiyerek bu kontrol altına alınır. Ekmeğiniz ve yemekleriniz tam tuzsuz pişmelidir. Yemeğe katkı olarak konan salçada da tuz olmamalıdır. Diüretikler sodyum kaybına neden olduğu için, tam tuzsuz beslenmede günlük 2 400 mg tuz alınması( silme bir çay kaşığı tuz = 1000 mg ) kan elektrolit dengesinin bozulmaması için önerilmektedir. Tuzsuz yemeklerinize bu miktarı öğünlere bölerek ekleyin. Lezzet unsuru olarak baharat kullanın. Etleri sarmısak,sirke, limonsuyu ile terbiye edin. Hazır çorbalar, hazır gıdalar, hazır yufka, turşu, patates cipsi, mayonez, ketçap, hardal ve etsuyu tabletleri tuz içerir. Bunları kullanmayın.
__________________
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #27 (permalink)  
Alt 07-12-2007, 01:36
@ngel - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Cok Özel
 
Üyelik tarihi: Jun 2007
Nerden: เz๓เг
Yaş: 31
Mesajlar: 788
Tecrübe Puanı: 200042
@ngel has a reputation beyond repute@ngel has a reputation beyond repute@ngel has a reputation beyond repute@ngel has a reputation beyond repute@ngel has a reputation beyond repute@ngel has a reputation beyond repute@ngel has a reputation beyond repute@ngel has a reputation beyond repute@ngel has a reputation beyond repute@ngel has a reputation beyond repute@ngel has a reputation beyond repute
Standart

Kalbiniz için 7 püf nokta


MUTLU BİR EVLİLİK YAPIN
“Düzenli ve mutlu bir evlilik, kalp krizi riskini düşürür. Evli olmak, genelde toplumda kabul görme anlamına geldiği için evli olan insanlar toplumda sosyal barışı yakalar ve bunun getirdiği stres faktörlerinden de uzak olurlar. Mutlu bir evlilik ve düzenli bir yaşam, kişinin kafasındaki bir takım sorumlulukların eve yönlendirilmesine neden olur. Her şeyden önce eş ve çocuklar ile belli sorumluluklar düşünülür. Bu durum kadın için de erkek için de geçerlidir. Bekar insanların konsantrasyonları dağınık olur. Sosyal açıdan da toplum tarafından kabul görmedikleri için büyük bir stres altına girerler. Bu stres de kalp krizi riskini tetiklemektedir.”

BOL BOL GÜLÜN
“Klinik olarak ağlamak ve gülmek aslında aynı şey. Yani her ikisi de duyguların boşalması anlamına geliyor. Genellikle aşırı üzüntü, öfke, aşırı yük gibi faktörler ağlama ya da gülmeye neden oluyor. Kişi gerçekten durumu kafasında algılayarak mizah duygusu ile hareket ederek gülerse, büyük oranda rahatlar. Gülmek, keyif hormonlarını salgılar ve stres hormonlarının baskılanmasına yardımcı olur. Bu sayede kalbe zararlı olan faktörler de ortadan kalkar.”

ÇEVRENİZDEKİ OLAYLARI DERT EDİNMEKTEN KAÇININ
“Savaşlar, doğal afetler ve patlayan bombalar kalbi yorar. Anlık üzülmeler kalbe çok büyük zarar vermez. Yani kişinin bir yakınını kaybetmesi halinde üzülmesi çok olağan bir durumdur, bunun dışında hareket etmesi düşünülemez. Ancak kişilik yapısı üzülmeye çok meyilli olan insanlar kendisi dışında çevresinde gelişen olaylara ve insanların yaşadıklarına çok hassas yaklaşabilir. Sürekli kederlenebilir ve olayları kendine dert edinebilir. Bu durum özellikle doğu kültürlerinde çok yaygın ve insanlar kendilerine acı çektirebiliyorlar. Günlük yaşantıda bunun dışına çıkabilmek çok önemli.”

AŞIK OLUN
“Kişi aşık olduğu zaman fizyolojik açıdan vücutta bazı yararlı hormonlar salgılanır. Bu hormonların kalp sağlığı üzerinde çok olumlu etkileri vardır. Aşk kişi için çok büyük bir konsantrasyondur. Kişiyi olumsuz çevreden koparıp, tek başına keyifli hale getiren bir olgudur.”

MASA BAŞINDA KOL VE BACAKLARINIZI ÇALIŞTIRIN
“Sürekli masa başında olan insanların kalp hastalıklarına yakalanma riski çok yüksektir. Bu kişilerin öncelikle masa başından kalkmaları gerekir. Hareketsiz olarak 2 saati masa başında geçirmek ciddi bir kalp krizi riski oluşturmaktadır. Öncelikle günlük 45 dakikalık yürüyüş yapmak çok önemlidir. Otururken yapılabilecek egzersizler çok önemlidir. Bunlar; boynunuzu çevirin, bacaklarınızı karnınıza çekip uzatın, pedal hareketi yapın ve kollarınızı arkaya doğru açarak gerin.”

ÖĞLEN BİR SAAT UYUYUN
“Öğle saatlerinde ya da öğle sonrası bir saatlik uyku, son derece dinlendiricidir ve vücuttaki bütün stresi alır. Uyuduktan sonra geri kalan zamanı daha verimli değerlendirmeyi sağlar. Öğle uykusu uyuyanların uyumayanlara göre kalp krizi geçirme riski yarı yarıya düşmektedir. Çünkü uykuda beden ile birlikte ruhsal dinlenme de vardır. Fizik olarak uykusuzluğa dayanılabilir ama ruhsal olarak dayanmak mümkün değildir. Ruhsal gerilim de vücutta zararlı hormonların salgılanmasına neden olur bu da kalp krizi riskini tetikler.”

DOĞUM KONTROL HAPI KULLANMAYIN
“Doğum kontrol hapı kullanımı, kalp damarlarında pıhtılaşma meylini artırmaktadır. Bu pıhtının damarların dışında akciğerlerde ve beyinde oluşma riski de çok yüksektir. Doğum kontrol hapını çok büyük bir mecburiyet yoksa kullanmamakta yarar vardır. Hele ki kişide kalp hastalığı söz konusu ise doğum kontrol hapından kesinlikle uzak durması gerekir. Çünkü uzun kullanımlarda damar içindeki pıhtı oluşma riski de artmaktadır.”
__________________
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla



Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz aktif değil dir.

Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Açık


Style Webmasteriz
Powered by vBulletin® ~ Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.1.0